@aykiri Kaydetmiş takıma sallamak kolay. Böyle yorumculuğu 3 yaşındaki yeğenim de yapıyor. Dayı milli takım kötü çünkü yenildiler di mi diyor. Önemli olan mütiş tespitlerini kadro açıklandığında belirtmen olacaktır sayın yorumcu.
Adamların ülkeleri bombalanıyor, liderleri öldürüldü, yerine seçilenler öldürülme endişesiyle görüntü vermiyor.
İnternet yok, enerji altyapısı dünyanın en büyük askeri gücü tarafından vurulmakla tehdit ediliyor.
ABD’ye gitmeleri bile son anda belli oldu. Takım kaptanları havalimanında rehin tutuldu.
Takımın yaş ortalaması 31.
Kadro değeri 32 milyon euro.
2 maçta iki puan aldılar.
Şimdi dönüp de bizimkilere bakıyorum, kahrolmamak elde değil.
Belki tek eğlencemiz kaldı; futbol, onu da hiç ettiler, kahrettiler milleti.
İki gündür “Bizim Çocuklar” ve TFF hesaplarından açıklama gelmiyordu.
Metin üzerinde çalışıyorlar, kapsamlı bir özür gelecek diye düşünmüştüm.
Ne özrü, ne metni.
Milli takımı eleştirenler için yasa çıkarılıp hapse atılmasını isteyen bir TFF Başkanı var.
Hem de bu sözleri yabancı bir ülkede, yabancı basın mensuplarının da bulunduğu bir ortamda söylüyor.
Düşünsenize; Türkiye’nin imajını… Milli takımı eleştirenlere yönelik kanun çıkarılmasını basın aracılığıyla talep eden bir federasyon başkanı görüyorlar.
Şimdi dönelim açıklamaya.
Yüzlerce firma sponsor olmuş, siyasi erkler ve toplum tam destek vermiş, herkes heyecanla maçları bekliyor.
Bir bakıyoruz, kampta sigara içiliyor; hem de herkesin görebileceği şekilde, otel balkonlarında.
Bir diğeri başkasının eşini sosyal medyada paylaşıyor, ötesi kimseye yüz vermiyor, bir başkası ise sosyal medya için video çekmekle meşgul. Genel bir ciddiyetsizlik hali.
İnsanlar yine de maç öncesinde konsantrasyonları dağılmasın diye bir şey demiyor.
Maça çıkıyorlar; zayıf rakipler karşısında kaleyi bile bulmaktan aciz şutlar, olmayan bir takım oyunu ve rakibin boyunu bile hesaplayamayan bir teknik kadro ile karşılaşıyoruz.
Hâliyle insanlar tepki gösteriyor.
Daha ilk tepkilerde TFF Başkanından mafyatik bir yanıt geliyor, futbol adamlarını isim vererek hedef gösteriyor.
İnsanlar yine susuyor, bekliyor.
İkinci maç ise daha hazin geçiyor ve eleniyoruz.
Toplum bir özür, bir izahat, bir nezaket bekliyor.
Ama bir bakıyoruz, sanki hâlâ Dünya Kupası’ndaymışız gibi ahkâm kesiliyor, siyasetten güç devşirilip kanuni düzenlemeler isteniyor.
Yahu ülkeyi ne zaman çiftlik sandınız, nasıl bir hâle getirdiniz?
Çıkıp da, “Milyonlarca insanımızı sevindiremedik. Üzüntümüzü tarif edemem. Dünya Kupası’nın hemen ardından tüm kadrolarımızla yeni bir yapılanma sürecini başlatıyoruz. Bu millete layık olacağız. En başta da sevindiremediğimiz çocuklardan özür diliyoruz.” demek çok mu zordu?
Evet, biz kendi açımızdan baktığımız için böyle oluyor.
Ne yazık ki Türkiye’de birçok kurumda gördüğümüz sıkıntıları aynen yaşıyoruz.
Korkutma, tehdit, eleştiriyi kabullenmeme…
Olan; temiz hayaller kuranlara, azıcık da olsa futbolla normalleşmek isteyenlere, yani bizlere oluyor.
Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Hadi bakalım Samet efendi, çık konuş. “Tweet attığınız için elendik” de. “Sizin yüzünüzden bu hale düştük” de. Siyasetçi ve yorumcu abileriniz, TFF başkanı mafya dayınız sahip çıksın, racon kessin. Kusra bakmayın, tweet atarak üzdük sizi. Affedin bizi!
Evine ekmek götürmeye çalışan asgari ücretliler olarak toplandık; milyonlar kazanan, bodrumda villa hediye edilen futbolcuların morallerini yükseltmenin yollarını arıyoruz.
Hayırdır oğlum? Evde evladınızı, ana-babanızı bırakıp cepheye mi gittiniz? Hudutta nöbette misiniz? Sürekli sizin moralinizi iyi tutmak zorundayız, eleştirirken sizin istediğiniz seviyede eleştirmeliyiz, üzmemeliyiz. Bodrum’da villa, milyon lira prim alırken bize mi soruyorsunuz?
@kemalizmka4 Benim fikrim abartı olmadığı yönünde. Çünkü bu dünyanın en büyük futbol organizasyonu. 85 milyonluk ülkenin devlet kanalı olan tek yayıncısında spikersin. Takımlara ve oyunculara birazcık hakim olman gerekmez mi? 30-40 saniye okey, peki sonrası??
@Baco_Analiz Bizim bi abi var ilk aldığında aynısını diyodu. Şimdi ustası yok arızasını yaptıramıyorum. Her gittiğim 5bin alıyo diye ağlayıp satmaya çalışıyor.