🇹🇷 Avrupa’nın en büyüğü yine Türkiye! 🏆
2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaşan #FileninSultanları’nı yürekten kutluyoruz! ❤️
Sizinle gurur duyuyoruz!
- Galatasaray böyledir !
- Puan farkı 7 iken;
- "Spor dostluktur, barıştır. Gerilime gerek yok. Çiçekler, böcekler."
- Puan farkı 4 olunca;
- Milli takım futbolcularını da kullanarak mağduriyetler. Koridorda olaylar, açıklamalar.
- TÜRKİYE ARTIK UYANDI, HABERİNİZ OLSUN.
Bugün oynanan Galatasaray–Samsunspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan ve tüm kamuoyunun açık biçimde gördüğü penaltı pozisyonunun, hem sahadaki hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemiş olması, Türk futbolu adına ciddi bir soru işaretidir.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hakem tartışmalarının içine girmemeyi, odağımızı sahaya ve oyuna vermeyi özellikle tercih ettik. Ancak bu tercihimiz, açık hataların görmezden gelinmesini kabullendiğimiz anlamına gelmez.
Hakemlerin ve VAR’ın standardının, ligin kaderini doğrudan etkileyen bu denli belirleyici anlarda dahi sağlanamaması; sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun tamamının problemidir.
Bizim tek beklentimiz, herkes için adil, şeffaf ve eşit uygulanan bir yönetim anlayışıdır.
Fenerbahçe, hiç kimsenin lehine ayrıcalık istemez; ama kimsenin de aleyhine oluşabilecek bir düzenin parçası olmayı kabul etmez.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve ilgili kurullarının bu konuda acil bir açıklama yapması, yaşanan pozisyonun gerekçesini kamuoyuna şeffaf biçimde sunması Türk futbolu adına zorunluluktur.
Fenerbahçe Spor Kulübü, rekabetin saha içinde kazanıldığı bir lig için gereken her adımın takipçisi olacaktır.
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve PKK kurucu lideri Öcalan'a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan'ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.
Selahattin Demirtaş
8 Kasım 2025
Edirne Cezaevi
Kamuoyuna Duyuru
Bugün oynanan Fenerbahçe–Trabzonspor karşılaşması sırasında, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ucuz kahramanlık uğruna hadsiz ve şuursuzca yaptığı açıklamalar, Fenerbahçe camiasını ve taraftarını hedef almış; 3 Temmuz sürecinde FETÖ kumpasına karşı sergilenen onurlu direnişi görmezden gelerek toplumu nefret söylemleriyle ayrıştırmaya çalışmıştır.
Kulübümüz, bu açıklamalarla ilgili gerekli hukuki adımları atacaktır. Ancak bununla yetinmiyoruz: 3 Temmuz’da gösterdiğimiz direnişin mirasçıları olan milyonlarca Fenerbahçe taraftarını, bu şahıs hakkında ilgili mercilere şikâyette bulunmaya davet ediyoruz.
3 Temmuz alın terimizdir. Camiamızı hedef almak ülkenin bağımsızlığına kastedenlerle aynı çizgide buluşmaktır.
Biz 3 Temmuz’da Fetöyü yendik. Kırıntıları bize hafif gelir. Fenerbahçe camiası bir oldukça, kimse bize diz çöktüremez.
Ali Y. Koç
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı
Fenerbahçe’nin adı lekesiz, alnı ak, tarihi tertemizdir!
Trabzonspor Başkanı’nın “mağdur edebiyatı” ifadesi hadsizliğin ötesindedir. Fenerbahçe, bu ülkenin bağımsızlığı için FETÖ’ye karşı göğsünü siper etmiş, milyonların direnişiyle tarihe altın harflerle geçmiş bir camiadır. Bu mücadeleyi küçümsemek, yalnızca FETÖ’nün söylemini tekrar etmektir.
Sayın Ertuğrul Doğan başkanlığı bırakana kadar Kulüpler Birliği faaliyetlerimizi durduruyoruz.
🔗 https://t.co/MKIdC2Rxen