Seçimlerde neydiler, şimdi ne oldular?
Bugün, sevsinler sizin anayasanızı! Paramparça edeceğiz.
Evet, bizim olan her şey için böyle mi düşünüyorsunuz?
Daha neyi elimizden almak için?
Daha fazla köleleştirmek zaten kullanamadığımız haklarımızı tümden yok saymak için mi?
Satmanın bedeli, kula kul olmanın bedeli;
korkak ve sessiz kalmanın bedeli;
nankör ve hain olmanın bedeli;
hakkını arayamamanın ve haksızlığa kapı açmanın bedeli bekliyor bizi.
Soyunuzun, milletinizin varını,onurunu vermeye azimliydiniz. Şimdi ödemeye de memnun ve hazır olsunlar
Kurt ırkı ile köpek ırkı arasındaki fark işte budur:
Türk’ün ayağıyla ezdiğini, köpekler havada kapışır.
Köpek açgözlüdür; bir kuru makarnaya bile vatan satar.
Bir bildikleri varmış, bir bildikleri ha bire çerçeve uydurmakmış meğer.
Siz onlarla beraber bir olup daha ne bildiklerini bekleyin.
Şüphesiz, biz de topunuzun başınızda bekliyoruz.
Ey Türk daima cesur ol!
Çünkü sadece vatanı satmak, peşkeş çekmek hainlik değildir; korkaklık da hainliktir. Ve korkaklık, sizi hiçbir sondan kurtarmayacaktır.
Hele ki bu aziz vatanı kanlarıyla size emanet eden ölümsüz sahiplerinin tüm hainlerden alacağı intikamdan hiç!
Bizdekilerde toplanmış affedeceğiz diyorlar
Hiç kankalarını örnek almıyorlar
Yoksa kankaları bunlara en baş kankanızın dediğini yapın yaptığını değil diye mi vaaz veriyor
Bu pisliklerin çoğalmasında ki esas neden ne yapsalar yanlarına kar kalacağı düşüncesi, çünkü artık bir çok suç suçtan sayılmaz halde ve şiddet arsızlık haramilik arttı.
Eski nizam kanun ve adaletten çekince kalmadı
Son yıllarda ardı ardına yangınlar çıkıyor, çıkartılıyor ve biz, daha önce hiç olmadığı kadar çaresiz bir şekilde günlerce süren yangınları izliyoruz; izlemeye adeta mecbur bırakılıyoruz.
İşte sırf bu yüzden bile sizin siyasetiniz beş para etmez. Lanetli ve yerin dibine geçesi…
Hangi şart ve koşulda olursak olalım, sözümüz bir, özümüz bir, yüreklerimiz bir, ellerimiz bir.
Bizler, bu en büyük meydan muharebesinde en başından beri en çetrefilli yollardan geçerek bugünlere geldik. Ve sonunda kazanacağımız zafer, en büyük zaferimiz olacak.
İnsanlar gerçek anlamda arkadaş ve dost olamadığı için, bugünlerde çoğu kişi yıkık dökük.
Oysa her ilişki ve her bağın kurulmasında en gerekli temel,gerçek dostluktur.
Gerçek dostluk; insanlardan hasisliği, bencilliği ve kötülüğü alırken,yerine yalnızca fayda ve iyilik bırakır.