Zonguldak ve Düzce’de Kürt mevsimlik işçilere yönelik saldırılar asla kabul edilemez. Bu tür saldırıların münferit olarak değerlendirilmesi ırkçı ve ayrımcı zihniyetin tehlikeli sonuçlarıdır. İçinden geçtiğimiz hassas dönemde, halkları karşı karşıya getirmek isteyenlere fırsat verilmemelidir.
Kimse Kürt yurttaşlarımızı kendi ülkelerinde tehdit edemez, hedef gösteremez, yaşam ve çalışma hakkına saldırmaya cüret edemez. Yetkili makamları saldırıları tüm yönleriyle soruşturmaya, failleri ve varsa azmettiricileri hukuk önünde hesap vermeye çağırıyoruz.
Herkesi provokasyonlara karşı sağduyuya ve ortak yaşam iradesini büyütmeye davet ediyoruz. Irkçılığın karşısında susmayacağız, saldırıya uğrayan yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. DEM Parti olarak bu saldırıların takipçisi olacak, ırkçılığa ve nefret suçlarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Bektaşlı köyünde, Cizre ve Silopi’den fındık toplamak ve alın teriyle ekmeklerini kazanmak için gelen #Kürt mevsimlik tarım işçilerine yönelik saldırı, vicdanları yaralayan görüntülere sahne oldu.
70’ten fazla işçi ve ailesinin hedef alındığı olayda, korkudan ağlayan çocukların kamyonet kasasında görüntülenmesi ve iki genç kızın taş ve sopalardan korunmak için tepsileri başlarının üzerine kaldırmak zorunda kalması, yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne serdi.
Irkçı saldırılara maruz kalan bu insanların tek amacı çalışmak, emek vermek ve ailelerinin geçimini sağlamaktı. Jandarmanın da bulunduğu esnada Kürt oldukları için hedef alınmaları ise kabul edilemez.
Zonguldak’ın ardından Düzce’de de mevsimlik tarım işçilerine saldırı düzenlendi.
Edinilen bilgiye göre Düzce’nin Cumayeri ve Gümüşova ilçelerinde çalışmak için Mardin’den Düzce’ye giden Kürt işçiler, bir grubun ırkçı saldırısına uğradı. Saldırganın elinde kesici aletlerde görüntülerde görülüyor.
Düzce Valiliği ise olaya dair açıklama yaparak şahsın tutuklandığını duyurdu.
Serê Me Hemûyan Sax Be!
Me bi xemgînî bihîst ku yek ji kedkarê trîbuna tîma me Muhittin Kaya, li mala xwe ji ber krîza dil jiyana xwe ji dest daye.
Xwedê rehma xwe li Muhittin Kaya bike ku bi salan ji dil û can ked da Amedsporê. Em sersaxî û sebrê ji malbata wî ya xemgîn, hezkiriyên wî û tevahiya civaka xwe re dixwazin. Em şirîkê xema we ne.
♾️
Başımız Sağ Olsun!
Kulübümüzün tribün emekçilerinden Muhittin Kaya’nın, evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Amedspor’a yıllarca emek ve gönül veren Muhittin Kaya’ya Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, camiamıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.
O iklimde kalırdı acılar
Duymazdı bir Allahın kulu çığlığımızı
Ve dağlara sevdalanırdık
Karabasan gecelerin sabahlarında
Direnmek kalırdı Kürde
Yaşamanın bir başka adı direnmektir?
#DayikênŞemîyeHefteya1117#CumartesiAnneleri1117Hafta
🥀🥀🥀
🔴Narin Güran öldürülmesinin 2'nci yılında anıldı
📍Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te Kur’an kursundan çıktıktan sonra kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran, ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı.
📍Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları 19 gün sürmüş, Narin Güran’ın cansız bedeni 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresi’nde çuval içinde, üzeri taş ve dallarla kapatılmış halde bulunmuştu.
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Azadi Grubu’nun öncülerinden Muhittin Kaya’nın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Başta ailesi ve sevenleri olmak üzere, Azadi Grubu’na ve tüm Amedspor camiasına başsağlığı diliyoruz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Başımız sağ olsun.
Antonio Gramsci şöyle demiş:
"Kendi ekmeğiniz olmadan fikriniz olmaz; bundan daha azı, sizi besleyenin fikrinin yankısından ibarettir.
Ekmeğinizi kendi ellerinizde tutmadığınız sürece fikrinizin hiçbir ağırlığı olmaz. Gücünüzü kontrol eden, sessizliğinizi ve düşüncelerinizi de kontrol eder ve siz başkalarının fikirlerini kendi fikirlerinizmiş gibi tekrarlarsınız.
Özgürlük, yemeğiniz size ait olduğunda, kendi adımlarınızı attığınızda ve sesiniz gerçekten sizden, vesayet veya boyun eğme olmadan geldiğinde başlar.
Ancak o zaman fikrinizin değeri olur… ve ancak o zaman duyulur."
Reuters’in İsrail’in Suriye’deki üs saldırısı ile ilgili son sızdırdığı haber doğru ise fena. Mossad Başkanı Roman Gofman ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, 14 Ağustos’ta bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askerî konuşlanması ele alındı. 17 Ağustos’ta Şeybani İstanbul’da Tom Barrack ile görüştü. 18 Ağustos’ta da İsrail, Ebu Duhur üssünü vurdu. Zaman çizelgesi böyle.
Eğer bu haber sızıntısı doğru ise İsrail bir taşla üç kuş vurdu. Mossad şefinin direkt Suriye Dışişleri Bakanı ile konuştuğunu ve uyardığını kamuoyuna duyurdu. Barrack’ın bunu bilmemesi imkânsız, önce diplomatik yolları izledik diyerek bir mekanizma işlettiklerini açığa vererek mekanizma kurulsun diyen Barrack’ın bir kez daha altını oydu. Şeybani, Türkiye ile en sık görüşen ve Fidan’la kişisel ve kurumsal olarak en yakın çalışan kişi, eğer Şeybani bunu Türkiye ile paylaşmadıysa (henüz bilmiyoruz) sizin en güvendiğiniz adam Mossad’la konuşuyor, size söylemiyor algısını ortaya bıraktı. Bakalım taraflardan ne gibi yalanlama veya doğrulama gelecek.
Yasa resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe girdi. Ortada ne bir teslimiyet vardır ne de erken sevinebileceğimiz bir zafer. Kapı eşiğinden özgürlük rüzgârının sızmasını diliyorum...