Furkan benim tanıdığım en özel insanlardan biri, adli gazeteci :) inanılmaz hikayeler anlattı 5 no’luda. O kapıdan sevk ile değil, tahliye ile çıkması gerekirdi.
Sizi unutmayacağım, sizi ölümsüzleştireceğim
Sabah sayımı için mahkumlar çenelerini eşofmanlarına sıkıştırıp titreyerek avluya adımlarını attı birer birer. Hazır kıta “U” şeklini almış onlarca mahkum yağmur altında gardiyanları beklemeye koyuldu. Soğuk hava ve yağmur mahkumları yakınlaştırıyordu kendine. Omuzlar birbirine sürtüyor hem yalnızlık hem de sıcaklık paylaşılıyordu. Komutan edasıyla sayıma gelen gardiyanlar ipleri kestikten sonra muzaffer askerler gibi çeneleri yukarıda “Allah kurtarsın” diyerek kapıyı bir kere daha suratımıza kapadı. “Allah asıl sizi kurtarsın” diye fısıldadım Toso Dayı’nın yanına sokularak.
Sol elinde koğuşun en ağır tesbihini usul usul çeken Toso Dayı, sağ elindeki sigaradan bir nefes çekti, “Bak iki gözüm bu kapı bir gün hepimiz için açılacak ama diri ama ölü, önemli olan buraya nasıl girdiğimiz değil nasıl çıktığımız. Buradan çıkanların kimi anısıyla kimi anasıyla hatırlanır”, “Bir ölümlüye yakışan tek şey onurlu bir yaşam değil midir zaten dayı?”
Günün ilk sigarasını ciğerlerime boca ederek yaktım, nefesleri hızlı hızlı çektim, kahvaltılarını donuk suratlarla hazırlayan mahkumların arasından tesbihimden hızlı bir tur çekerek geçtim. Başkan sandalyesine oturmuş, seri nefesler çekiyordu sigarasından. “Bir şeyler daha yapmalıyım başkan, bir şey daha, öykü, haber, kitap… Yetmez bir şey daha lazım”, “Savaşta mermi hep namluda hazır bulunmalıdır doktor. Eğer silahtaki merminin yetmeyeceğini düşünüyorsan, silahı değiştir. Mesela pompalıyla keleş güçlü silahlardır, veryansın edersen karşı tarafı baskı altına alırsın ama bu baskıyı ve silah kullanmayı bilmezsen bir anlamı kalmaz”, “Eyvallah başkan.”
Öfkenin ve düşüncelerin ağırlığıyla gözlerim kapandı. “Mazgal açıldı hoca, seni çağırıyorlar, bir baksana gardiyana.” Atladım yataktan mazgala eğildim, temiz yüzlü iki gardiyan gülümsedi, “Hazırlan, sevk oluyorsun.”
Sevk haberi koğuştaki tüm bölmelere anında ulaştı. Kimi haftalardır güzel bir film için sakladığı kekini, kimi şampiyonlar ligi için fitilde tuttuğu cipsini, içeceğini getirdi, yanımda götürmem için hazırlanan poşete doldurdu. 5 dakika içerisinde eşyalarım ve erzağım hazırlandı. Başkanla göz göze geldik, “Vay be doktor, gönderiyorlar seni ama biz bir kere sevdiysek bir daha onu bırakmayız.”
Merdivenleri ikişer ikişer çıkıp vedalaşmak isteyen gençleri geçip Abdülhalit’i buldum. Kollarımı hissetmeden sarıldım Abdülhalit’e, “Hoca bırakma bizi, gitme, götürmesinler seni kıro” dedi. Tek kelime çıkmadı ağzımdan. Kollarımı hissetmiyordum, bırakamadım Abdülhalit’i, hiçbir akrabama böyle sarılmamıştım sanırım. Sen bir uyuşturucu baronusun Abdülhalit ama baba yarımsın. Toso Dayı kalktı yatağından apar topar, elini cebine attı, katladığı kağıdı elime tutuşturdu. Speedy kızgın, üzgün, utangaç tüm duyguları aynı anda barındırabilen gözleriyle köşede beni izliyordu. Sarıldık, “Dışarıda görüşeceğiz kardeşim” diyerek. Elimdeki tesbihimi bırakıp, “Bunu Ortodoks Aslan’a verirsin” deyip merdivenlerde sıralananlara “Hakkınızı helal edin” diye fısıldamasıyla kapıya yöneldim. Eser’in kaşlarının ortasına oturan merhametle bekliyordu, sarıldı, omzumu öptü, “Devam et, arkandayız” dedi.
Başkan gürledi o an “Doktoor” diye sarıldık, “Agaya selam söyle başkan” deyip kapı ağzındaki Toso Dayı’nın parlayan gözlerine baktım. Kapıya adımımı attım, arkamı döndüm, kalbi kırık, elleri nasırlı ve sıkı dimdik mahkumları gördüm. Sizi unutmayacağım, sizi ölümsüzleştireceğim…
Silivri Hapishanesi 9 Nolu Kapalı CİK A/80
Kanunları biliyor, ortada bir suç olmadığını biliyor, 65 yaşında birini böyle gözaltına almanın dümdüz işkence olduğunu biliyor, kendi imzasıyla İsrail'e akan ticareti biliyor. Ama sırtını hukuka kanuna kitaba ya da gerçeklere yaslama derdi yok.
EspressoLab boykot ediliyor diye kafenin önüne polis barikatı kurulmuştu. Boykot ediliyor diye… Leman Dergisi binası basılıyor, Leman Kültür şubelerine saldırı çağrıları yapılıyor, fiilen saldırılıyor, iç işleri bakanı karikatüristi yakaladık diye işkenceyle gözaltı videosu paylaşıyor.
6 ay önce bir erkeğin cinsel istismarına uğraması sonucu hamile kalan 18 yaşındaki Oya Budak, istismar sonrası nişanı atan eski nişanlısı Samet T. tarafından bebeğiyle birlikte katledildi.
AV. BURAK SALDIROĞLU TUTUKLANDI
Meslektaşımız Av. Burak SALDIROĞLU'na da düşman hukuku uygulandı.
İstanbul Adliyesi'nde son zamanlardaki pek çok avukat sevkinin sonunda ilk kez bir avukatın tutuklanması utancı gerçekleşmiş oldu.
Hukuksuz ve haksız tutuklama işlemine itirazımızı yapacak ve mücadelemizden alnımızın akıyla çıkacağız,
ama bu utancı taşıyanların günlerini de hep birlikte göreceğiz.
Hem Türk hem yabancı öğrencilerde gördüğüm bir şey var. Mevcut kuşak, ismi Z ise onlar, analog saat okumayı bilmiyorlar. Çok öğrenciden "Hocam dijital biliyorum ama bu saati (duvar veya kol) bilmiyorum." diyorlar. Akrep, yelkovan nedir, hangi sayı hangi dakikaya denk vb. +
Meslektaşlarımıza Karşı Yapılan Engelleme ve Saldırılara İlişkin Suç Duyurusunda Bulunduk
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 20.07.2023 tarihinde meslektaşlarımıza karşı yapılan engelleme ve saldırılara ilişkin İstanbul Barosu Başkanlığı’nca suç duyurusunda bulunuldu.
Gözaltına alınan kişilere Avukatlık hizmeti vermek üzere 20 Temmuz 2023 günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bulunan Avukatlara, Polisler tarafından yapılan engellemeler ve avukatlara uygulanan şiddete karşı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na Baro Başkanlığımızca suç duyurusunda bulunuldu.
Meslektaşlarımızın görevlerini icra etmelerini engelleyen ve şiddet uygulama talimatı verenler ile bu suça ortak olan polis memurları, gerekli cezayı alana kadar sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz. İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI
https://t.co/nQ6oESU8YD
Sultanahmet'te İbrahim Paşa Sarayı'nın altında 15 asır öncesine ait Bizans döneminde sarnıç, Osmanlı döneminde arşiv mahzeni olarak kullanılan büyük bir yapı bulundu.
Açık Alan Derneği Yönetim Kurulu üyemiz AV. M. Güliz Baykal’ ın kurucusu ve koordinatörü olduğu İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Derin Yoksulluk Alt Çalışma Grubu ile çalışmalarımıza başladık. 🌱
Betül Benekçi
Zehra Kurt
Gamze Efsun İmren
@mgbaykal
lc waikiki takdir edeceğimi düşünmezdim ama hem engelli konforuna odaklanan bir koleksiyon geliştirmeleri, hem de kataloglarının merkezine protez bacaklı bir mankeni yerleştirmeleri harika bir görünürlük ve gelişme.
Merve Dizdar Cannes’da aldığı “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü sonrası çok güzel bir konuşma yaptı. Kendisi bir ilk oldu ama ondan cesaret alan genç kadınlar devamını getirecek. Tebrikler Merve Dizdar 👏👏�
Bu ülkede ne olursa olsun futbol yönünün de konuşulmasından o kadar iğreniyorum ki. Maçlarınız oynansın diye yollar kapatılıyor, otobüs güzergahları değişiyor zaten. İnsanlar öldü, katledildi, paşamlar deplasman sayısında. Haksızlığınız batsın.
Volkan Demirel’den Beşiktaş’a tepki: "Benim oyuncum ölmüş, senin 3 puanın silinse ne olur? Şampiyon olsan ne olur, küme düşsen ne olur?"
https://t.co/WnSprLBjv6
“Ne var ki bunda? Bize kağıt işi çıkarma. Zaten bir şey çıkmayacak ki. İnsan baba/koca/patronundan şikayetçi mi olur?” Yanında avukatı olmayan her kadın bu cümleleri duyuyor bu ülkede. Ne hukuki desteğe erişebilecek maddi durum, ne de güvenebileceğimiz bir polis bıraktınız.