BBC’ye bile haber oldu. Bir günde hem kendi reklamını yaptı, hem de muhalif kahraman kesildi.
Bu vesileyle kendi görüşümü de söyleyeyim.
Deniz Göktaş’a zerre sempati duymuyorum, söylediklerine de karşıyım. Dünyada her şey ile dalga geçmenin, hakaret etmenin “free speech” olduğuna da inanmıyorum. Eğip bükmeye gerek yok.
Her ülkenin bir kutsalı, bir dokunulmazı vardır.
Almanya’da Holokost’u inkar edemez, şaka da olsa gamalı haç açamaz, Nazi selamı veremezsiniz; yaparsanız hapis yersiniz. Polonya’da, Auschwitz’in önünde şaka olsun diye Nazi selamı veren turistler gözaltına alındı; 2013’te iki Türk öğrenci aynı hareket için altı ay hapis cezası yedi.
Amerika’da ırk ya da LGBT üzerine “yanlış” şakayı yaparsanız devlet kapınızı çalmaz ama kariyeriniz biter, sosyal linçle bitirilirsiniz. İngiltere’de ise iş doğrudan devlete kalır: adamın biri, köpeğine şaka olsun diye Nazi selamı verdirdiği bir video yüzünden mahkum edildi.
Yani bu ülkelerin her birinin, uğruna insan tutukladığı ya da hayatını kararttığı bir tabusu var.
Peki bunlar üzerine şaka yapamıyorsanız neden Kuran veya İslam üzerine şaka yapınca özgürlükçü oluyorsunuz?