Ne kadar az hareket ederseniz, o kadar erken yaşlanırsınız.
Ne kadar çok uykusuz kalırsanız, o kadar erken yaşlanırsınız.
Ne kadar çok kronik strese maruz kalırsanız, o kadar erken yaşlanırsınız.
Ne kadar çok şeker tüketirseniz, o kadar erken yaşlanırsınız.
Takipsizlik yahut beraat kararı almış #KHK’lıların yanı sıra,
#adilyargılanma hakları çiğnenmiş,
işlendiği sırada yasaların suç saymadığı işlemlerden ceza almış,
şiddetle, darbeyle ilgisi olmamış tüm siyasi hükümlüler
adalet bekliyor.
#AdaletHemenŞimdi@dmkplatformu
GÜN GELİR
Gün gelir..
Çivisi çıkar dünyanın..
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur..
Ama yine öyle bir gün gelir ki..
İşler ters döner..
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet icin,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır..
Piyon' deyip geçme,
gün gelir şâh olur..
Şaha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur..‼️
Ömer Hayyam
Sevgili arkadaşlar AİHM'in verdiği karar aslında KHK larla ihracın hukuksuz olduğunun tescili niteliğinde.Ancak siyasi iktidar anayasanın 90.maddesine ragmen bu kararlara karşı direniyor.Bundan sonra görevimiz AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamak olmalı.
#KHKlarGidecekBizKalacağız
Ali Babacan: “Biz KHK Eylem Planını açıkladığımızda siyasi partiler ‘KHK’ demeye cesaret edemiyordu.
Biz, ‘Burada büyük bir mağduriyet var, hukuk devletine bu yakışmaz’ dedik.
O dönemde bazı siyasi parti genel başkanları bana ‘Allah razı olsun siz yaptınız, biz yapamayız. Çünkü korkarız’ dediler.”
.@Ahmet_Davutoglu#KHK’lılar için 4 öneri sundu:
📌Darbeye fiilen katılanlar ağır cezalandırılsın
📌Yasal eylemler nedeniyle ihraç edilenlerin sicilleri temizlensin
📌Beraat edenler görevine dönsün
📌 Emir altındaki erler adil biçimde yeniden yargılansın
Pazar sabahı okumaya değer bir hikaye.👇👇👇
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ
Bir gün kurdun biri aç kalınca kasabaya inmiş. Sütçünün süt çanağını devirmiş içmiş, fırıncının tezgâhından ekmeğini almış yemiş, kasabın vitrininden bir but kapmış mideye indirmiş. Kasabanın tüm köpekleri toplanmış ve kurdu yakalamak için ardı sıra koşturmuşlar. Kurt önde köpekler arkada amansız bir kovalamaca, koşuşturmacadır devam etmiş. Sütçünün köpeği yorulmuş, takibi bırakmış. Bir müddet daha geçince fırıncının köpeği yorulmuş, kurdu takibi bırakmış. En son kasabanın çıkışına yakın kasabın köpeği de pes etmiş ve geriye dönmüş. Kurdun arkasında kala kala bir tek demircinin köpeği kalmış. Kurt önde demircinin köpeği arkada amansız ve ısrarlı bir kovalamaca devam ediyormuş. Artık kasabadan çıkılmış, kırlara varılmış ve tepelere doğru çıkılmaya başlanmış. Kurt dayanamamış, durmuş ve demircinin köpeğine öfkeyle seslenmiş; Yahu arkadaş, sütçünün sütünü içtim, fırıncının ekmeğini yedim, kasabın etini kaptım, buna rağmen bunlar bile pes etti, peşimi bıraktı. Lan ben demirciye ne yaptım da peşimi bırakmıyorsun?
Kurdun anlamadığı nedir? Şudur; Demircinin köpeği menfaat peşinde değil, sadece adalet peşinde. Kurdun kafasındaki sistem karşılıklı menfaate dayalı kapitalist sistem. Demircinin köpeğindeki ise evrensel hukuk. “Seni cezalandırmam için bana zarar vermen şart değil. Sen başkalarına zarar verdiğin için suçlusun” diye düşünüyor demircinin köpeği. O yüzden kurtlar (iki ayaklılar dahil), demircinin köpeği gibi yalnızca hak peşinde koşanları asla anlayamayacaklar ve aptalca bulacaklardır. Ama demircinin köpekleri de her zaman var olacaktır, olmalıdır.
KHK meselesi artık bir “idari tasarruf” değil, doğrudan bir siyasi sorumluluktur.
Uluslararası mahkemelerde yargı ihlalleri tespit etmişken susmak da tercihtir. TBMM bu sorunu çözmek ya da sürdürmek arasında karar vermelidir.
@LeventisMG@avhaticeyldz#KHKlılarÇözümBekliyor