#MutlakButlan
CHP BİTLİS İL BAŞKANI Veysi Uyanık:
'VELİ AĞBABA Delegelere
Benim Yanımda KENDİ HESABINDAN
PARA YOLLADI..'
Cevat Otel'de, ben, Özgür Karabat, Metin Kaya, Ekrem Bey geldi, toplantı odasında oturduk. Ekrem Bey bu süreçte onları desteklemem gerektiğini, eee bu değişimi yapmamız gerektiğini, herhangi bir konu, bir şey olursa Özgür Karabat'la çözeceğimi söyledi.
Eee biz döndük geldik Ankara'ya, Meclis'e uğradım. Ya dedim "Merkeze para pul dağıtıyorsunuz..." Tabii bu arada Engin Güneş de bunlar bir ofis açmışlar, Özgür Özel işte Veli Ağbaba, Tekin Bingöl, Bülent Tezcan falan filan bir atakım orada, çalışmaları oradan yürütüyorlar
İmza istediler, imza vermeden önce de işte ben baktım merkeze para, pul vaatlerinde bulunuyor. Ben de dedim ki Özgür Karabat'a, "Ya" dedim "Yani bizim delegelere ne vereceksin?" dedim "Özgür Bey" dedim. Ve bu Meclis odasında oluyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında...
Tabii tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki odasında oluyor. Dedi "Ya işte bir 100.000 lira verelim." "Ya" dedim "Ayıptır, 100.000 lira olur mu?" dedim böyle, "Özgür Vekil" dedim ya. E dedi "Tamam ben bir bakayım." dedi "Sen onu..."
Yani 200.000 liraya anlaştık, "Dedi 100.000 lirasını İl Başkanımıza ver, ben de 100.000 lirayı" dedi "alıp delegelere dağıtacağım." dedi. Dedi "Ya şey de, market kartı da var" dedi "ondan भी verelim." Değişik insanlara işte iş vaatleri, ihaleler, değişik sözler...
Paralar havada uçuşuyor, harcamalar su gibi akıyor. E ben de o süreçte yani aldım, 100.000 lira aldım. Savcılıktaki ifademde de var. Bu 100.000 lirayı da bizim işte 6 delegemiz vardı, ben 20 20 işte Kızılay'da Kahveci Hacıbaba var, orada... Ya arkadaş Kahveci Hacıbaba'nın kameraları var, orada 6-7 arkadaş oturmuşuz, hepsinin önünde yapmışım, parayı 20 20 dağıtmışım.
İsimler zaten savcılık dosyasında var. Bir gün sonrası, beni Kızılay'a çağırdılar, İl Başkanı ve diğer delege arkadaşlarım, ilçe başkanları, delege arkadaşlarım, bir restoranda oturduk, Veli Ağbaba geldi
Veli Ağbaba İl Başkanı ile konuştu, bak ilk defa söylüyorum, Şerif Sayın'ın adına Ziraat Bankası'ndaki hesabına, diğer delegelere dağıtılmak üzere 60.000 lira kendi hesabından para gönderdi.
Bunun savcılık dosyasına dekontu da girdi, dekontu da girdi. Yanımda pazarlık yapıldı ya, İl Başkanına atacaktı, İl Başkanı tabii uyanık bu konularda. Sonradan da zaten gitti yine Meclis'te Özgür Karabat'tan 100.000 lira para aldı, şu anda da görevde.
Bana yine Meclis'ten Özgür Karabat 100.000 liranın dışında 1.500.000 lira civarında bu üç harfli marketlerin kartını vereceklerini söylediler. Sırrı adında danışmanın şoförü beni Beytepe Bulvarı'ndaki evime bıraktı, kartları çıkardı verdi. Ertesi gün bu Sırrı beni arıyor, "Abi yandım bittim." "Ne oldu Sırrı?" "Abi sana fazla kart vermişiz."
İlyas Şahin, eski Artvin Merkez İlçe Başkanı ama Ekrem Bey'le siyaset yapıyor, İSKİ koordinatörü yapmışlar. Kendilerine eleman yapmışlar çocuğu, kullanıyorlar yani. O geldi, baktım hakikaten içi dolu.
Ben içinden hani bizim delegelere söz verdikleri kadar ne kadar, 100-200 bin liralık kart aldım, onu da arkadaşlara aynı şekilde parayla beraber dağıttım. Yani ondan sonra baktım, her taraftan kirli ilişkiler akıyor. Özgür Özel diyor ya "Dosya boş", dosyanın içeriği...''
#KemalKılıçdaroğlu #ÖzgürÖzel #ŞaibeliKurultay
Este año no estaremos en Eurovisión, pero lo haremos con la convicción de estar en el lado correcto de la historia.
Por coherencia, responsabilidad y humanidad.
Üç kızını İsrail’in saldırısında kaybeden, Nobel adayı Filistinli Doktor İzzeldin Abuelaish:
▪️"Bunlar 7 Ekim'den bu yana benim ailemden öldürülenler"
▪️"Mühendis, doktor, fizyoterapist yeğenlerim. Hepsi öldü."
▪️"Onlar insandı, adları vardı. Yüzleri vardı."
MHP Meclis Üyesi Özlem Erbey, sorulan sorulara cevap vermek yerine sürekli iktidarı ve devleti eleştiren CHP'li Foça Belediyesi Başkan Vekili Osman Yurtseven'e haddini bildirmiş helâl olsun.
Tamar Tanrıyar’ın iki saat önce yayınladığı video…
CHP bükücü bu hanım kardeşimiz için birkaç şey yazayım.
İyi bir gazetecinin görevi, kimsenin bilmediği; daha doğrusu gizli bilgileri, kamu yararı varsa kamuya ifşa etmektir.
Tamar Tanrıyar, basın tarihine geçecek bir üslup getirdi gazetecilik mesleğine.
İnsanı şaşırtan, “Aa, inanılmaz şeyler bunlar; insan bu kadar rezalet şeyler de yapmaz ki!” dedirten haberleri aktarırken, şu ana kadar hiçbir gazetecinin yapamadığı bir şeyi yaptı…
Haberle birlikte, o haberin insanda uyandırdığı duyguları da aktarıyor.
Bir nevi “oyuncu gazetecilik” bu. Videolarının sesini kısıp izlemeyi deneyin. Ses bilgi aktarır; bu kadın ise mimikleri ve jestleriyle hem bilgi hem de duygu aktarıyor. Bu nedenle verdiği her haber etkili oluyor.
Aslı magazin gazetecisi olduğu için, onun haberlerinden bahsedip adını anmaktan özenle kaçınan gazetecilere…
Yuh yuh, yuhlar olsun.
En az 100 bin AK Partili hesap kadar etkili bu kardeşimin paylaşımları. AK Parti’nin milletvekillerini ve yöneticilerini saymıyorum bile. Onlar hâlâ kış uykusundan uyanamadılar; birbirlerini tebrik etme ziyaretleriyle meşguller.
Türkiye'den;
Bugüne kadar duyduğum
en isabetli gelecek öngörüsü.
Ayakları yere basan, doğru bir zeminden beslenen, dünyanın yarınlarını özetleyen, herkese istikamet gösteren güçlü cümleler...
Hep başkalarından duyardık bu tür cümleleri. Artık kendi cümlelerimiz dünyada yankılanır oldu.
Burada devletlere de bireylere de bir yol haritası dunuluyor.
Selçuk Bayraktar:
"Bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değildir.
Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve cebimizdeki cihazlara sızan 'Teknokapitalist Küresel Tahakkümdür.
Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor.
Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, "Gönüllü bir esaret" olarak hayatımıza giriyor.
Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz.
Harezmi de, İbn-i Sina da, Newton da, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti; teravatlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine değil.
Yaklaşan kuantum çağının tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli, iletişim ağlarımızı Kuantum-Dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatarak, küresel tekellerin sızamayacağı otonom ve milli mimariler inşa etmeliyiz.
Bu kuşak; kendi göbeğini kendi kesen, 'Biz en iyisini yapabiliriz' diyen, zihinsel prangaları parçalamış, asil bir hürriyet kuşağıdır.
Hakikat şudur ki; istikbalin anahtarı başkalarının yazdığı karanlık satırlarda değil, alemlerin mimarının kalbimize nakşettiği irademizde ve 'bir' olmanın muazzam sırrındadır."
3 Mayıs her ne kadar tutuklamalar vesilesiyle andığımız bir gün olsa da
Asıl Türkçülük Türk tarih tezini savunmak ve okullarda okutturup Türk çocuğunu mankurtluktan kurtarmaktır.
Anadolu Kurganlarından Türk fışkırıyor.
Avrupa'dan Balkanlardan atılan Türkleri Anadolu'dan da atmak istiyorlar. Bunun için önce ayır-buyur yapıyorlar. Üniter yapıyı bozup toplumu ayrıştırıyor görevli işbirlikçiler. ...
#3Mayıs
#3MayısTürkçülerGünü
#3Mayıs1944