günler, haftalar, aylar geçecek iyi rüzgar alan bir balkon köşesinde, neyi
başarıp başaramadığımı umursamayan
insanlarla birlikte gülüp eğleneceğim.
öyle ki, beni ilk defa görenler hayatımda
hiç mutsuz olmadım sanacak.
Kimseye hayat boyu aynı kişi olma
borcunuz yok. Fikriniz degışir, tarzınız değişir, keyfiniz değişir. Dün kabul ettiginizi bugün tahammül edilmez bulabilirsiniz. Hepsi sizin tercihiniz.
Özgürlüğünüzle sorunu olan, kendi prangalarını şıngırdatarak yaşamaya devam edebilir.
Atla suya dedin atladım yüzme bilmiyordum beni çıkarana dek neredeyse boğuluyordum, beni çekip sudan çıkardın diye sana öyle minnet duydum ki; “atla” diyenin sen olduğunu hepten unutmuştum..
Şimdi yürüyüp o kapıların önüne gidemem, yalnızlık beni ısıtmıyor olabilir ama böyleyken en azından bana kapısını hiç açamayacak birinin evinin önünde beklerken üşüdüğümden daha az üşüyeceğim. Bunu biliyorum. Bildiğim için kımıldayamıyorum.
Her sabah yataktan kalkarken o günün sonunda, nihayet gece ortaya çıktığında yalnız kalacağımı biliyorum. İnsanların yanımda olmasını seviyorum ama bir süre sonra onları hissedemiyorum. Çünkü beni sarmalayan tek şey yalnızlığım oluyor. Sarılışı sıcak hissettirmiyor, kaçıp gitmem,
gerektiğini damarlarımda bile hissediyorum ama ne zaman bir adım atmaya karar verecek olsam kapısını tıklayabileceğim kişileri aklımdan geçiriyorum, sonrasında kendime bakıyorum ve kolumu kaldırıp da o kapıyı tıklayacak hålim olmadığını fark ediyorum,
Zaten durulmazdı,
Aynı yerde aynı hislerle kalmak zordu sevgi durağında, Çok beklemez sen de binip gidersin yanaşan ilk otobüsle,
Mutluluk sanıp yanılacağın yolculuğa.
Hep, olmamız gerektiğini düşündüğümüz kendimiz ile
—hep biraz 'şaşarak'— olmakta olduğumuzu gördüğümüz kendimiz arasındaki aykırılık, sanki, orası burası delik bir şemsiyeyle sağanak altına çıkmışız gibi bir etki bırakır üzerimizde.
bol bol kitap okumak, film izlemek, dünyayı dolaşmaktı hayalimiz; ucuz tuvalet kağıdı bulunca mutlu olan, faturaları kazasız belasız yatırınca başka bir şey aramayan, yağan yağmuru pencere önünde izleyip barajların dolması için dua eden emekli amcalara dönüştürdü hayat bizi.
Ne kadar çirkin,kalpsiz,vicdansızca yapılmış olaylar görüyorum hiç mi sevilmedi bu kitle hiç mi sevmedi? hassas içerikli videolar görmekten kendime gelemiyorum kapatıp gitmelik mood