Tek adam iktidarının faşist düzen inşasında hukuksuz kararlarının yeni hedefi, ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı oldu.
Bu karar, haklarımız için bir araya gelerek mücadeleyi büyütmekten başka şansımız olmadığının kanıtıdır. Geleceğimizi sermaye yanlısı iktidarların insafına bırakmadan kendi sözümüzü söylemek için birleşelim!
8 Mart'ı geride bırakırken mücadeleden vazgeçmiyoruz!
Şimdi semtlerde, atölyelerde, kampüslerde birliğimizi büyütme ve taleplerimiz etrafında bir araya gelme zamanı!
"Kuşkusuz kadın mücadelesi çok yönlü bir mücadele. Saymakla bitmeyecek saldırılara karşı bugün eşitlik ve özgürlük mücadelesinin en önünde kadınlar olmak zorunda."
✍ Berivan ÖZKARA yazdı.
🔎 Yazının devamını okumak için:
https://t.co/6BXifXb8yi
📢8 Mart öncesi direnen işçilerin sesi Mecliste
EMEP Milletvekili @sevdakaraca basın toplantısında İzmir'de sendikalaştığı için işten çıkartılan DİGEL tekstil işçisi Bahar Tunçer'e söz verdi, Temel Conta işçilerinin mektubunu okudu
"8 Mart'ta taleplerimiz net: Barajsız sendika, güvenceli iş, yasaksız grev"
🔗https://t.co/71HL17Ab3g
ÇOCUKLARI ÖĞÜTEN ÇARK!
MESEM tedrisatından geçen 2.3 milyon genç, sadece 2024 yılında ölen 71 çocuk işçi ve 15-17 yaş arasındaki gençlerin 4'te 1'inin çalışma hayatında olması. İşte tek adam iktidarının eğitimden kopardığı ve ucuz iş gücü olarak kullandığı çocuk işçiliği bilançosunun özeti!
Gençlerin hayallerini ve geleceklerini çalan, hayatlarını patronların insafına bırakarak sermaye birikiminin bir aracı haline getiren insanlık dışı bu sisteme karşı nitelikli ve ulaşılabilir eğitim hakkımızı, insanca yaşama hakkımızı savunmak için birleşelim!
DAYANIŞMAYI BÜYÜTME VAKTİ!
Patronların ve tek adam iktidarının dayatmak istediği açlık ve sömürü düzenine karşı direnişe geçen Başpınar işçileriyle dayanışmayı büyütme vakti.
İşçi, işsiz, gençleri de içine düştüğü bu yoksulluk ve geleceksizlik cenderesinden kurtaracak olan bu mücadeleyi destekliyor ve Türkiye gençliğini de işçi sınıfıyla dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz!
UNUTMAK YOK, AFFETMEK YOK, HELALLEŞMEK YOK!
11 şehri fiziki olarak etkileyen 6 Şubat depreminin üzerinden 2 sene geçti. Geçen bu sürenin ardından 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, binlerce insanın yaralandığı depremin ardından iktidar ve onun sermaye ortakları el ele vererek kentleri nasıl bir rant alanına çevireceklerini düşünmekten geri durmuyorlar.
Binlerce insan konteyner kentlerde kalmaya devam ederken, eğitim, sağlık, barınma, hijyen gibi koşullar asgari düzeyin çok altındayken ve bölge halkı yaşam mücadelesi vermeye devam ederken tek adam iktidarı yeni "imar affı" ile de halkı yeni bir tehlikeye atmaya hazırlanıyor.
Türkiye halkının hafızalarından silinmeyecek olan bu yıkımın sorumluları hesap verene kadar unutmak, affetmek, helalleşmek yok diyoruz!
GENÇ AVUKATLAR İNTİHAR EDERKEN, SARAYDA KAYIRMACILIK YARIŞIYOR!
Bu hukuksuz ve baskıcı uygulamalara karşı, geleceğimize sahip çıkmak için örgütlü birlikteliğimizde buluşalım, haklarımız için birleşelim!