🚨İktidar, bir avuç hırsızı korumak için Türkiye piyasalarını ve milyonlarca bireysel yatırımcıyı ateşe attı.
📌Türkiye'deki fon dolandırıcılığının açığa çıkmasında büyük rol oynayan MSCI, yeni bir açıklama yaparak Türkiye ile ilgili yukarı yönlü tüm revizyonları durdurduğunu açıkladı.
📌Kurum, Türkiye piyasasında fiilî dolaşım oranlarının güvenilirliğinin olmadığını, fonlar üzerinden koordineli işlemler yapıldığını ve piyasa gözetimi yapan kurumların çalıştırılmadığını vurguluyor.
👉Cumhur İttifakı Türkiye'yi yıllarca toparlanamayacak ekonomik bir enkaz haline getiriyor.
Öncelikle Allah'tan rahmet ailesine başsağlığı dileyelim.
Beyefendinin vefatı ile Üsküdar da başkanlık için yeniden seçim yapılacak
Ancak seçim günü oy vermesin diye gözaltına alınan üç üye şu anda serbest
Şimdi o üç üye yeniden hapse atılacak mı?
Hazırlansınlar mı??
"Sayıştay, Demirören Holding’in Doğan Medya Grubu’nu satın almak için Ziraat Bankası’ndan çektiği 800 milyon dolarlık kredinin geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle alacağın 34 milyar liraya yaklaştığını tespit etti."
2025'in son günlerinde yapılan açıklama bu. 2026 bitiyor !
Kanal D,Cnn Türk,Hürriyet ... hala kayyumsuz hayatına devam ediyor !!!
Adaletiniz Batsın !!!!
AKP 2013’te İstanbul’daki dere yataklarını doldurma kararı aldı ve tam 900 kilometre beton döktü.
O gün buna itiraz eden şehri plancısı Tayfun Kahraman ise AYM kararlarına rağman hapiste.
Bu kötülüğü durdurmak için mücadele eden bir diğer şehir plancısı ve Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan da cezaevinde!
İstanbul'un sele teslim olması kader değil, iktidarın tercihidir.
@tayfun_kahraman@REmrahSahann
İstanbul Dereleri'nin iki yanındaki 100 mt yapılaşma yasağının 1988'de kaldırılarak imara açılması, 1990 ve 1994'te alınan kararlarla iptal edilir. Ta ki 2013'e kadar. Bu tarihte 100 mt lik yapılaşma yasağı 10 mt ye düşürülür.
Hülya Dinç'in doktora tezi: https://t.co/JzNpRFljFL
Belediye dere yatağına bina yapılmasına izin vermiyor mu, kolayı var, rezerv alan ilan ediyorsunuz, çevre ve şehircilik bakanlığına devrediyorsunuz, gökdelenleri bir biri ardına dikiyorsunuz. Arada imar affı da çıkarıyorsunuz. Buraya bina yapılamaz diyen belediye başkanlarını da tutuklayınca bugün İstanbul’un yaşadığı felakete zemin hazırlıyorsunuz. Resul Emrah Şahan neden tutuklu sanıyorsunuz.
➖3 Merkez Bankası Başkan Yardımcısı;
💡Biri Merkez Bankası'nı dolandırdığı için bir süre tutuklu kaldı, şu an ev hapsinde.
💡Diğeri fon vurgunu yaptığı iddiası ile tutuklu.
💡Bir diğerinin ise (Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürlüğü'nü fon vurgunu ile dolandırdığı gerekçesi ile) mal varlığına tedbir kondu, yurt dışına çıkışı yasaklandı.
🖊️Her üçünün de cebimizdeki parada imzası var, iyi mi?
🍏Gökten 3 çürük elma düştü, üçü de Merkez Bankası'na düştü!
İstanbul, Avrupa Yakası Kağıthane ve Ayamama'da:
* #yağmur olayının neden sel-taşkına ?
* sel-taşkının neden #afet/#felaket'e ? dönüştüğünü
iki haritayı karşılaştırarak, yerleşim-yapılaşmayı kaldırıp, drenaj (dere yatakları) haritasına baktığımız zaman kolayca anlayabiliriz.
Ağzında sigara ile çıplak elle domuz yakalayan Türk'ten sonra yine ağzında sigara ile selden köpek kurtaran Türk...
Her şey değişiyor, ağızdaki sigara standart donanım.
#yağmur#sel#perşembe#15ottobre2026
Elektrikli araç sahipleri, birşey olmaz deyip sakın ama sakın aracınızla sel sularına girmeyin!!!
Araç suda sürüklenebilir. 2 yon demeyin, yüzlerce hatta binlerce tonluk gemiler yüzüyor. Kabini hava dolu bir araç, hele hele sızdırmazlığı iyiyse kolayca yüzebilir, sürüklenebilir.
Sığ da olsa dibini görmediğiniz sudan geçmeyin. Göçük olabilir, zeminde görmediğiniz taş, kaldırım taşı, ağaç vb olabilir. Aracın altını vurursanız orada maç biter.
Suyun şakası olmaz unutmayın. Şova gerek yok..
Hafta sonu cumartesi ve pazar gününü acil koroner bypass ameliyatlarında geçirdikten sonra pazartesi günü bir iki rutin damar ameliyatlarımı yaptım. Tam bu akşam dinlenirim artık derken bir tanıdığım hastaya yapılan anjio sonrası acil koroner bypass ameliyatı gerekti. O akşam ameliyat, yoğun bakımda takip vs. derken gece 03’te eve gidebildim. Saat 05’te hastanın ilaçlara rağmen tansiyonunda düşme ve kan gazlarında bozulma olması üzerine hastaneye geri döndüm. Hastayı değerlendirip yeniden ameliyata aldım. Ameliyattan çıkış, diğer hastaların viziti derken poliklinikçi olduğum için 1,5 saatlik uykuyla saat 09.30’da poliklinik muayenesine başlayabildim. Bazı hastalar kendi açılarından muayeneye geç girdikleri veya geç geldiğim için söyleniyorlardı. Kimisi yorgun görünüyorsunuz deyip empati yapıyor, kimisi umursamıyordu bile. Yine bir kalp damar cerrahisi polikliniğinde toplam 90 hasta hizmet bekliyordu. Aklım yoğunbakımdaki hastadaydı ve ara ara tuvalete gider gibi yanına gidip gelirken ve de hiç bir hasta mağdur olmasın diye bilgisayarda geliş zamanına göre normal muayene ve sonuç göstermeye gelen hastalara sırayla bakarken; numaratör ile çağırdığım hastanın önünden genç bir kız içeri girdi. Benim sonuçlarıma bakar mısınız dedi. Bende sırayla bakıyorum şimdi çıkın ben sizi çağırınca girin, sonra karışıklık oluyor dedim. Israr edince çıkın ben çağrınca gireceksiniz diye tekrar ettim. Bunun üzerine sert bir şekilde kapıyı resmen çarparak dışarı çıktı. Hemen arkasından çıkıp kapı önünde bekleyen bu kızı sekreterime göstererek bu hastaya bakmayacağım, reddediyorum, nereye giderse gitsin dedim ve hasta bakmaya devam ettim. Sonradan oğluyla gelen bir kadın hastam, doktor bey iyi ki o kıza bakmadınız, iyi ki kapıyı çarpıp çıktığında sizin için söylediğini duymadınız dedi. Ne söyledi dedim, önce söylemek istemedi; ısrar edince sıkılarak size O. Ç. dedi dedi. Allahım biz ne yaptık ta veya ne oldu da hastalarımızla bu hale düştük diye düşündüm. Mesleki yaşantımın 41. yılında, hastanemin en yaş almışı değil en kıdemli ve deneyimli hekimi olarak bu günleri de görmüş oldum. 19 yaşında olduğunu öğrendiğim bir kız çocuğundan dolaylı da olsa böyle bir hakaret işitmiş olmuştum. Onun yetiştirilme ortamına mı üzülsem, ailesine mi üzülsem; sağlıkçılara bakış açısına mı üzülsem, sistemin aynı tarafta olması gereken hastalarımızla bizleri nasıl karşı karşıya getirdiğine mi üzülsem bilemedim. Bir uzmanın karşısına elini kolunu sallayarak, randevu sistemini delerek, başkalarının hakkını çiğneyerek babasının babası yaşındaki bir hekime saygısızlık yapmak nedir ya. Bizleri poliniklerde bu sistemi sürdürmek, müşteri memnuniyetini, pardon hasta memnuniyetini sağlamak için yılda 1 milyar üç yüz milyon poliklinik başvurusu ile öğünen bir sistemin parçası olmak zorunda olmaktan tüm hekimlerin ve sağlık çalışanlarının rahatsız olduğunu biliyorum. Umarım ki hastalarımıza insanca bakabileceğimiz, yeterli zaman ayırabileceğimiz; onların polikliniklere ortalama geliş sayılarının artması ile değil, azalması ile öğünülecek günler yakındır.
İBB davasını hiç izleyen var mı bilmiyorum ama, çok eski arkadaşım İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten, "savunma"sını verirken, ki suçlama yok hakkında aslında ama yatıyor işte, bugün su basan binaların, AVM'lerin fotoğraflarını göstermiş ve "işim bunların olmasını engellemek, ama işimi yaptığım için buradayım, bunlar kent mimarisinde hayati sorun" demişti.
Bugün Ramazan içeride, o binaları yapan, izin veren, rantını yutan AKP'liler sefada ve halk çilesinde, cefasında..
Turhan Çömez açıkladı:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma için SPK'ya yazdığı yazının ardından
İçeriden bilgi alan çakallar sadece 2 hafta içinde 401 milyar TL para çekmiş
Bu para Yunanistan'ın savunma bütçesi kadar
Hırsızlar açıklanmalı ve tek tek hesap vermeli
Türkiyede distribütöre bağlı bayilik sisteminin devlet eliyle acilen bitirilmesi gerek.
Mercedes gibi acenteliğe dönülebilir.
Orada nasıl işliyor anlatayım:
Fiyatı Mercedes Türkiye belirliyor, acente/bayinin herhangi bir tasarrufu yok, para alışverişi yok.
Heryerde sabit fiyat, müşteri kazıklandım mı acaba diye düşünmüyor.
Ücreti distribütöre ödüyorsunuz, faturayı da o kesiyor. Tescil ve teslimat yapıyor sadece acente.
Stok maliyetini yüklenmediği için de rahatlar ayrıca. Sadece prime çalışıyorlar.
Bir de son zamanlarda sıfır oto danışmanlığı işleri çıktı
Onlar da müdür/satış temsilcilerine rüşvet vererek zor bulunan araçların kotalarını ayıklıyorlar..
Bunlara da yasal düzenleme ile engel gelmeli.