En büyük hayalim bir kitaplığımın olması
Kitaplarla, ilimle haşır neşir olmak
Depremden sonra ne kadar mümkün olur bilmem ama
Allahım şu üç günlük fani ömrümde.
Bana da böyle bir hayat nasip eyle lütfen
#Kahramanmaras#deprem
.
Fotoğraf:hfzmery
Gülistan’ Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Ülke kocaman bir kadın mezarlığı olmuş! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......
Gülistan'ı ararlarken barajı boşaltıyorlar ve bir kadın cesedi bulunuyor, bir dereyi arıyorlar başka bir kadın cesedi bulunuyor. Haber kanalları da bunu "Ama Gülistan değilmiş" diyip geçiyor. Dalga mı geçiyorsunuz lan? Bu normal mi? Kim bu kadınlar? Hangi aileler ağlıyor şu an?
Şuan dereköyün orda cenaze var
- ki insanların cenazesi olmasınmı- ve yollar tıkalı, 20 küsürlük tek şerit köy yolu güzergahına iki toplu konut yapmayı bilen belediye yolu genişletmeyi bilmiyor
Acil yol genişletilmeli
@buyuksehirkm@BelDulkadiroglu#Kahramanmaraş@firatgorgel
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!
30 yaşındayım, ben hayatımda bir öğrencinin silahla okul basarak katliam yaptığı hiçbir örnek hatırlamıyorum. Türkiye her anlamda felaket bir dönemden geçiyor. Sokakta emniyet yok, mahkemede adalet yok, mutfakta bereket yok. Sosyolojik bir çöküş yaşıyoruz.
24 senedir memleketi tek başına yöneten bir iktidar var. İstediği her türlü yetkiyi aldı. Yapmak isteyip yapamadığı hiçbir şey yok. Bizi 24 senenin sonunda getirdiği nokta burası. Sorsan hala şaha kalktığımızdan, uçuşa geçtiğimizden bahsediyorlar. Fakat Türkiye yönetilemiyor, görülen manzara budur.
Bugün o okulda hayatını kaybedenlerin ailelerinin yerine koyabilir misiniz kendinizi? Kim verecek bu çocukların hesabını? Yayın yasağı getirerek bu meseleleri çözemezsiniz.
Bir Müdür yardımcısının dikkat çeken paylaşımı:
"BU BİR İHBARDIR!
Müdür yardımcısı olarak görev yaptığım okulumun önünde; bu akşam mesai bitimime yakın, serseri edasıyla takılan, ailerilerinin veremediği terbiyeyi okulda vermeye çalıştığımız kendi okulumdan 4-5 öğrencime “evlerinize gidin evladım, buralarda dolanmayın” dedim. Baktım laftan anlamıyorlar birinin sırtından HAFİF İTEREK “hadi olum dağılın, doğru evlerinize gidin” dedim.
Öğrenciler biraz uzaklaştıktan sonra sırtından iterek uyardığım öğrenci geri döndü ve “buna hakkınız yok hocam, burası okul dışı, beni itemezsiniz” dedi.
İki gündür yaşanan olaylara zaten canım sıkkın, o hışımla öğrencinin yanına gidip nelere hakkım olup olmadığı hususunda, fiziksel bir müdahelede bulunmadan kendisiyle fikir alış verişinde bulundum.
Hani olur da; sesimi yükselterek öğrencinin psikolojisine olumsuz etkide bulunmuşumdur, bağırarak öğrenciyi incitip moralini bozmuşumdur, o öğrenci yarın bir gün beni yetkili makamlara şikayet ederse, şimdiden KENDİMİ İHBAR EDİYORUM.
Zamanında bir milli eğitim bakanının “Senin saçını keserlerse bana söyle, ben de müdürün saçını keserim”, “Velimi üzeni, ben de üzerim” saçmalığıyla başlayan yozlaşmanın geldiği bu durum içler acısı maalesef. Kimler doğrudan veya dolaylı olarak bu berbat durumdan sorumluysa yatacak yerleri yok.
Yazıklar olsun…"
Bir öğretmenin isyanı!
Sınıfta kaynaştırma bir çocuk var. Ne dersi dinliyor ne de çevresindeki çocukların dinlemesine müsade ediyor.
Susmasını istediğimde susmuyor. Ses yükseltemiyorum, sınıftan atamıyorum çünkü ailesi de sorunlu. Veliler öğretmenleri bakıcı gibi görüyor. En ufak bir durumda CİMER'e şikayet ediliyoruz. Soruşturma geçirmek bizim için sorun.
Açık söylemek gerekirse sorunlu çocukları topluma kazandırmak isterken diğer çocukları da kaybediyoruz.
Kanserli hücre gibiler. Bir sorunlu çocuk kendi düzelmesini gibi tüm sınıfa metastaz yapıyor.
Ya eski sisteme dönülmeli ya da şimdikinin yerine daha etkili bir sistem getirilip öğretmenin saygınlığı yeniden kazandırılmalı.
Ailemizde altı tane öğretmen var. İçimizden biri (öğretmen değil ama üniversite mezunu)
eyleme katılacağız diye öğretmenlere de gün doğdu diyor. Ailenin içindeki böyle söylüyor. Gel de derdini yedi yabancıya anlat.
Nöbetçi öğretmenler zamanında yerinde olsun, dikkatli olsun falan deniyor. Nöbetçi öğretmenler bordo bereli falan da haberimiz mi yok? Garibimler ne yapabilir, güvenliği yine öğretmen mi sağlayacak? Öğretmenler bu devirde bir öğrenciye gözünün üstünde kaşın var bile diyemiyor.
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
Bu bir yönetim sorunu değil, açık bir çöküştür.
Atanmayan öğretmenler, güvensiz okullar, bitmeyen belirsizlik…
Eğitim göz göre göre eriyor.
Ve hâlâ kimse sorumluluk almıyor.
Artık tek bir talep var:
#YusufTekinİstifa
🚨🚨 #SONDAKİKA
Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’ta bir okulda silah sesleri duyuldu.
Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
#saldırı#şanlıurfa#Kahramanmaraş