5 haftalık bebeğim bugün İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’de mağdur edildi.
Bugün 5 haftalık bebeğimden İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’de hemogram ve CRP için iki tüp kan alındı. CRP sonucu çıktı, ancak hemogram sonucu saatlerce çıkmadı.
Gece yarısına kadar hiçbir şekilde bilgilendirilmedik. Daha sonra hastanede görüştüğümüz bir görevli, hemogram numunesinde pıhtılaşma olduğu için yeniden kan alınması gerektiğini söyledi. Buna rağmen gün içinde arandığımız iddia edildi. Arama kayıtlarını görmek istedim, gösterilmedi. Numunenin neden çalışılamadığına ilişkin kayıtları ve yazılı açıklamayı talep ettim, onlar da paylaşılmadı.
Söz konusu olan sadece bir laboratuvar sonucu değil. Söz konusu olan 5 haftalık bir bebeğin yeniden canının yanacak olması ve ailesinin saatlerce belirsizlik içinde bırakılmasıdır.
Benim amacım kimseyi hedef göstermek değil. Tek isteğim yaşanan sürecin şeffaf bir şekilde açıklanması, gerekli incelemenin yapılması ve başka hiçbir ailenin aynı mağduriyeti yaşamamasıdır.
184 Sağlık Bakanlığı’na başvurumu yaptım. Gerekli tüm resmi başvuruları yapmaya devam edeceğim.
Lütfen bu paylaşımı paylaşarak sesimizin duyulmasına destek olun. Bugün benim bebeğimin başına gelen, yarın başka bir bebeğin başına gelmesin.
#LivHospital #Bahçeşehir #HastaHakları #SağlıkBakanlığı
5 haftalık bebeğim bugün İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’de mağdur edildi.
Bugün 5 haftalık bebeğimden İSÜ Liv Hospital Bahçeşehir’de hemogram ve CRP için iki tüp kan alındı. CRP sonucu çıktı, ancak hemogram sonucu saatlerce çıkmadı.
Gece yarısına kadar hiçbir şekilde bilgilendirilmedik. Daha sonra hastanede görüştüğümüz bir görevli, hemogram numunesinde pıhtılaşma olduğu için yeniden kan alınması gerektiğini söyledi. Buna rağmen gün içinde arandığımız iddia edildi. Arama kayıtlarını görmek istedim, gösterilmedi. Numunenin neden çalışılamadığına ilişkin kayıtları ve yazılı açıklamayı talep ettim, onlar da paylaşılmadı.
Söz konusu olan sadece bir laboratuvar sonucu değil. Söz konusu olan 5 haftalık bir bebeğin yeniden canının yanacak olması ve ailesinin saatlerce belirsizlik içinde bırakılmasıdır.
Benim amacım kimseyi hedef göstermek değil. Tek isteğim yaşanan sürecin şeffaf bir şekilde açıklanması, gerekli incelemenin yapılması ve başka hiçbir ailenin aynı mağduriyeti yaşamamasıdır.
184 Sağlık Bakanlığı’na başvurumu yaptım. Gerekli tüm resmi başvuruları yapmaya devam edeceğim.
Lütfen bu paylaşımı paylaşarak sesimizin duyulmasına destek olun. Bugün benim bebeğimin başına gelen, yarın başka bir bebeğin başına gelmesin.
#LivHospital #Bahçeşehir #HastaHakları #SağlıkBakanlığı
🗣️ Hasan Bozkurter: "Sayın Başkan, 'Benim 10 Milyon Dolar alacağım var, utandım yazmayın dedim yıllardan beri.' diyor. Ahmet Nur Çebi öyle demiyor. Ya o yalan konuşuyor, ya siz yalan konuşuyorsunuz. Ahmet Nur Çebi, 'Kardeşim senin 10 Milyon Dolar alacağın var, ben sana senelik 1 Milyon'dan 10 seneliğine locayı veriyorum ve ayrıca sende Beşiktaşlısın gel bu işi bitirelim.' diyor ve el sıkışıyorsunuz."
💥 "Şimdi burada kalkıp da sanki 10 Milyon Dolar'ı bağışlamış ama hemen yandan dönerekten, forma alaraktan. Nasıl bir forma almaktır bu? 10 Milyon Dolar'a forma mı var? Yeni fabrika kurarsınız bu parayla."
https://t.co/LzY0ff4qGq
Ne lacivert sarısı ne de sarı kırmızısı.
Alayınıza YÜCE BEŞİKTAŞ'IN çArşı’sı.
Türk futbolunda yıllardır konuşulan hakem kararları, VAR tartışmaları ve bitmeyen çifte standartlar artık herkesin gözü önünde yaşanıyor. Verilmeyen penaltılar, çevrilen başlar, yumulan gözler, göz kırpmalar, görülmeyen dirsekler, fauller ve çıkartılmayan kartlar… Bunların hepsi futbol kamuoyunun hafızasına kazındı. Artık kimse bu sahte oyunları saklayamaz ve hiçbir karartma işe yaramaz.
Hoca efendi diyerek cemaat etekçiliği yapıp yanak okşatarak ayrıcalık görenler “Bu iş burada kalsın, SAKIN HA açıklanmasın” diyerek tehditvari bir tavır sergilediniz. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyoruz. “Bir duyum aldım” diyerek neyi kast ediyorsunuz?
Aranızdaki görüşmede neler konuşuldu?
Kim kimi kolluyor?
Tüm bunları kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatın.
Kendi aranızda yaptığınız kirli anlaşmalar bugün olmasa da er ya da geç ortaya çıkacaktır. O gün geldiğinde herkesin kirli çamaşırları ortaya dökülecektir. TFF ile nasıl el ele yürüdüğünüz ve kapalı kapılar ardında hangi hesapları yaptığınız zaten ortadadır. Gerçekler ortaya çıktığında her şey tamamen kanıtlanmış olacaktır.
Eğer gerçekten delikanlıysanız ve şeref haysiyet sahibiyseniz bulunduğunuz konumun hakkını verin. Çıkın ve ne konuştuğunuzu açıkça anlatın.
Yasa dışı bahis siteleriyle yapılan reklamlar, şaibeli hakem kararları, yayınlanmayan VAR odası kayıtları, uygulanmayan PFDK sevkleri ve disiplin kararları… Her hareketiniz ve her hamleniz göz önündedir. Artık hiçbir detay gözden kaçmayacak ve her hamleniz herkesin gözü önünde hesaplanacaktır.
Açık konuşuyoruz:
Önümüzdeki Ziraat Türkiye Kupası ve lig maçlarında sahaya çıkan her hakem verdiği her kararın milyonların gözünün önünde olduğunu bilmelidir.
Malum camialar gibi ayrıcalık istemiyoruz, eşitlik istiyoruz. Ama herkes şunu iyi bilsin: Gözümüz üzerinizdedir. Hata yapanın hesabını vermesi kaçınılmazdır.
Türk futbolunda kurulan bu kirli düzen yapı er ya da geç sona erecektir. Yapılanlar unutulmayacaktır. Bugün kurduğunuzu sandığınız oyunlar yarın sizinle birlikte tarihe kara bir leke olarak geçecektir. Hiçbir hile, hiçbir baskı ve hiçbir şaibeli düzen Beşiktaş’ın emeğini gölgeleyemez.
İLK HATANIZDA KAPINIZDAYIZ
#forzabesiktas #çArşı
EFENDİLİK BİTTİ!
Beşiktaş’ın hakkını masada yemeye çalışanlar şimdi de gerçeklerden kaçıyor. Maç kayıtlarının açıklanması talebinin reddedilmesi, söylenen “şeffaflık” ve “adalet” sözlerinin ne kadar boş olduğunu bir kez daha göstermiştir.
TFF ve MHK’nin sergilediği çifte standart ve sözde düzen anlayışını bir kez daha görmüş olduk.
Adalet diyorsunuz, madem kendinize güveniyorsunuz; neden kayıtların açıklanmasından kaçtınız?
Korktuğunuz şey nedir?
Kamuoyunun gerçeği görmesi mi?
Beşiktaş’ın emeğini kimlerin nasıl çaldığını herkesin görmesinden neden rahatsız oldunuz?
Maç kayıtlarının açıklanması talebinin reddedilmesi, söylenen “şeffaflık” ve “adalet” sözlerinin ne kadar hızlı unutulduğunu bir kez daha göstermiştir.
Şeffaflık, adalet, eşitlik diyordunuz ama ilk sınavdan kaldınız.
Ve tekrar hatırlatırız ki;
Beşiktaş’ın arkasında düzenler, manşetler ya da kapalı kapılar ardındaki kirli anlaşmalar, ilişkiler yok.
Abisiyle kardeşiyle YÜCE BEŞİKTAŞ çArşı’sı var. Bu arma için her zaman mücadele ettik, etmeye de devam edeceğiz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak.
#forzabesiktas #çArşı
NE BİR HEVES NE BİR TUTKU
1982’den beri bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, defterini tutan tek bir isim vardır: çArşı.
Pankartın dilini, bestenin sözünü, sloganların ruhunu; tribünün raconunu bilen ve öğreten Türkiye’nin değişmez en büyük otoritesi Yüce Beşiktaş çArşı’sı.
Yıllar geçer, statlar değişir, şartlar değişir…
Ama çArşı değişmez.
1982’den beri aynı ruhla siyah beyaz sevdamızın peşindeyiz.
Koreografimizi gerçekleştirmemizde emeği geçen, abisiyle kardeşiyle katkı sunan tüm tribün emekçilerimize sonsuz teşekkür ederiz. Her zaman bir arada, omuz omuza olduğumuzu bir kez daha vurgularız.
Ayrıca drone çekimi için FlysporTR ekibine de teşekkürlerimizi sunarız.
1903’TEN BERİ KRAL BİZİ BU ALEMDE.