One year ago, Nepal erupted in similar protests as France, over corruption and rising living costs. So far them mfers got:
- Government toppled
- Parliament dissolved
- New elections held
-, New prime minister elected
- Social media ban reversed
İnanılmaz bir rüşvet hikayesi.
Bursa'da bir sanayici borsaya girmek ister ama bürokrasiyi bir türlü aşamaz. Durumu Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca'ya anlatır.
Mehmet Atmaca dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül'ü arar. Gönül "Belgelerinde birkaç eksik var, tamamlasınlar halledelim" der.
Atmaca "hevesle" firma sahibini arar, "Senin iş tamam, eksik evrakı tamamla yeter" der. Ama sanayici daha önce bu yollardan geçmiştir. Konunun evrak olmadığını, rüşvet olduğunu söyler.
Atmaca bir süre bekledikten sonra tekrar Ömer Gönül'ü arar. "‘Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul’a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM’ye önerge vereceğim" der.
Her hafta salı günleri toplanan SPK bu telefon üzerine cuma günü toplanır ve bu dosya gündeme gelir. 2 SPK üyesi "firma FETÖ ile ilintili" diyerek başvurunun reddi yönünde karar verir.
Sonra SP Milletvekili Mehmet Atmaca, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'e gider ve durumu anlatır.
Aradan bir süre geçtikten sonra Özen arar ve yanında Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek'in olduğunu söyler, firmanın bilgilerini ister.
Tekrar aradığında "‘Sayın Bakanımız SPK Başkanı ile görüştü. FETÖ iddiası bir kez daha gündeme geldi. Belgeleri gönderir misin?’ der.
Belgeler gönderilir, araya zaman girer ve sonrasında basında söz konusu şirketin borsaya açıldığına ilişkin haberler yayımlanır.
Atmaca'nın telefonu çalar. Arayan AK Partili Refik Özen "Senin iş hallolmuş, insan bir teşekkür eder" der.
Mehmet Atmaca bu telefon üzerine firma sahibini arar ve aynı sözleri söyler. Ancak sanayici "O iş öyle değli yüz yüze konuşalım" der.
Sonra Mehmet Atmaca, Refik Özen'i de alıp sanayiciye gider.
Sanayici yüz yüze görüşmede şöyle der:
"Siz Bakan’la görüştükten sonra SPK Başkanı aradı, sen dosyalarını toparla, senin işini göreceğiz dedi. Hemen apar topar dosyayı güncelledim, içeri verdim. Bir gün sonra telefon geldi. Biri aradı, ‘Yarın şu saatte orada olun, geleceğim.’ Randevu almıyor, talimat veriyordu. ‘Kimsiniz?’ ( Bir milletvekilinin ismini verdi Mehmet Atmaca.) Adam geldi. ‘Bu işin kuralı budur. Vereceksin.’ Ben de gelen kişiye, ‘Kardeşim, ben borsaya girmekten vazgeçtim’ dedim ama adam, ‘Hayır, girmek zorundasın’ dedi."
Yazıda anlatılanlara göre sanayici 600 bin dolar rüşvet ödemiş. Dahası Ömer Gönül firma sahibini çağırmış "Sayın Bakan bana bu işi halledin demedi, sadece bilgi aldı" demiş. Bir de sanayicinin rüşvet parasını helal etmesini istemiş.
Sanayiciye giden milletvekili kimdi? Yazıda yanıtı yok. Ayrıca hikaye burada bitmiyor, Yüksel Baysal'ın yazısında dahası da var.
https://t.co/tIJxIBe9gz
En Albania, siguen las batallas campales contra el régimen sionista de Edi Rama, los policías están siendo cazados por las calles y son los que huyen del pueblo enfurecido.
Arde Europa ante una generación cada vez más empobrecida a la que se le ha negado hasta tener un techo.
كثير من الناس لا يفهمون فرنسا، ولم يقرأوا شيئاً عن تاريخها، ولذلك يتعاملون مع المظاهرات الحالية في باريس وكأنها بداية انهيار الحضارة الأوروبية، أو مقدمة لحرب أهلية بين المهاجرين والسكان الأصليين، وبين البيض وغير البيض.
هذه التصورات السخيفة ليست سوى إسقاطات أيديولوجية يروّج لها بالدرجة الأولى اليمين الأمريكي والأنجلو ساكسوني، الذي يعاني من جهل فادح بتاريخ أوروبا، ولا يفهم طبيعة المجتمعات الأوروبية وثقافتها السياسية وتاريخ الحراك الشعبي فيها.
هناك حقيقة أساسية يجب فهمها، وهي أن فرنسا ليست الولايات المتحدة، والفرنسيين ليسوا الأمريكيين أو الكنديين أو الأستراليين.
فرنسا تملك واحدة من أكثر الشعوب وعياً سياسياً، ومن أعرق ثقافات الحراك الشعبي والنضال الاجتماعي في العالم. وتاريخها ليس مجرد تاريخ من المظاهرات السلمية، بل تاريخ حافل بالثورات والانتفاضات والإضرابات التي أسقطت ملوكاً وحكومات، وأعادت تشكيل النظام السياسي الفرنسي مراراً.
ولا أتحدث هنا فقط عن الثورة الفرنسية عام 1789، التي أطاحت بالنظام الملكي القديم وغيّرت تاريخ أوروبا بأكمله.
في عام 1830، أسقط الفرنسيون الملك شارل العاشر بعد ثلاثة أيام من الانتفاضة الشعبية في باريس. وفي عام 1848 أطاحوا بملكية يوليو وأعلنوا الجمهورية الثانية. وفي عام 1871 انتفضت باريس مجدداً وأقامت الكومونة، التي انتهت بمواجهات دموية قُتل خلالها آلاف الفرنسيين.
وفي عام 1936، اجتاحت فرنسا موجة هائلة من الإضرابات العمالية التي أجبرت السلطة وأرباب العمل على ��قديم تنازلات تاريخية، بينها إقرار أسبوع العمل من 40 ساعة والإجازات السنوية المدفوعة.
أما المثال الأكثر إثارة فهو ما حدث في مايو 1968، عندما بدأت الاحتجاجات من الجامعات الفرنسية، قبل ��ن تتحول إلى انتفاضة شعبية انضم إليها نحو 10 ملايين عامل، وشلّت فرنسا اقتصادياً واجتماعياً وسياسياً.
تخيلوا أن هذه الانتفاضة كادت تطيح بحكم شارل ديغول نفسه، الرجل الذي قاد فرنسا الحرة خلال الحرب العالمية الثانية وأصبح بطلاً قومياً في نظر ملايين الفرنسيين. ومع ذلك، لم يتردد الفرنسيون في النزول إلى الشوارع ضده، حتى اضطر إلى حل الجمعية الوطنية وإجراء انتخابات جديدة، قبل أن تنتهي رئاسته عام 1969.
ثم جاءت إضرابات عام 1995 التي شلّت وسائل النقل ومؤسسات الدولة، واحتجاجات الطلاب عام 2006 التي أجبرت الحكومة على التراجع عن قانون العمل الجديد، وانتفاضة السترات الصفراء عام 2018 التي هزّت باريس لأشهر بسبب الضرائب على الوقود والضغوط الاقتصادية، وصولاً إلى المظاهرات المليونية ضد إصلاح نظام التقاعد عام 2023.
كل هذا التاريخ، ثم يخرج علينا أمريكي لم يقرأ كتاباً عن فرنسا ليخبرنا أ�� المظاهرات الحالية تعني أن الأوروبيين على وشك الدخول في حرب أهلية بين البيض والمهاجرين!
المشكلة أن الأمريكيين والأنجلو ساكسون عموماً ينظرون إلى المجتمعات الأوروبية من خلال ثقافتهم السياسية الخانعة للمؤسسة الحاكمة، وهي ثقافة أكثر بروداً وخضوعاً للسلطة، ولا تملك تاريخاً من النضال الشعبي الجذري يقترب من التاريخ الفرنسي.
فالحقوق التي يعتبرها الأوروبيون بديهية، والتي انتزعتها شعوبهم عبر أجيال من الإضرابات والمواجهات مع الحكومات وأرباب العمل، لا تزال في الولايات المتحدة نفسها موضع جدل سياسي، أو امتيازات لا يستطيع ملايين الأمريكيين الحصول عليها.
الأمريكي يقبل أن يعيش في دولة يدفع فيها ضرائب هائلة، ثم يضطر إلى دفع عشرات آلاف الدولارات للتعليم الجامعي، وقد يجد نفسه غارقاً في الديون بسبب فاتورة علاج طبي. أما الفرنسي، فلا يقبل بسهولة أن تتراجع الدولة عن مسؤولياتها في توفير الرعاية الصحية والتعليم والخدمات العامة والحماية الاجتماعية، لأنه يعتبر هذه الحقوق جزءاً من العقد الاجتماعي الذي انتزعته الأجيال السابقة بالنضال.
وهذا هو الفرق الجوهري بين الثقافتين. الفرنسيون لا يرون أن عليهم شكر حكوماتهم على الحقوق الاجتماعية التي يتمتعون بها، بل يرون أن الحكومات ملزمة بتوفيرها مقابل الضرائب التي يدفعونها، وأن عليهم النزول إلى الشوارع إذا حاولت السلطة الانتقاص منها.
وهذه الثقافة لا تقتصر على فرنسا، فإيطاليا أيضاً تملك تاريخاً هائلاً من الإضرابات والحركات العمالية والانتفاضات الشعبية، وكذلك العديد من الدول الأوروبية التي اعتادت شعوبها على مواجهة الحكومات في الشوارع دفاعاً عن مصالحها.
“Yeni Dünya Orkestrası” Paris’te “El pueblo unido jamás será vencido", Türkçe karşılığıyla "Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez" şarkısını çalıyor.❤️🎶
Bu şarkı dünya çapında adaletsizliğe, diktatörlüklere ve baskıya karşı direnişin simgesi haline gelmiş tarihi bir Şili şarkısıdır. #BirleşmişBirHalkYenilmez
Bir gazeteci yapmadığı haberden nasıl tutuklanır? Lütfen yayını seyredin @tvOnlar ekibinin anlattıklarını dinleyin. Ülkede dolandırıcısı, kara paracısı, bürokratı, milletvekili milyonlarca lira parayla anılıyor, aklıyor, dolandırıyor, fonluyor, kaçırıyor… Bu olayları, bu ilişkileri haber yapmak da suç, emin olmadan haber yapmamak da suç oluyor.
طبعا محدش بيتكلم عن البانيا ولا بيجيب سيرة المهاجرين لا�� البانيا دولة مفهاش مهاجرين اساسا فمش هيعرفوا يلبسوها في الاجانب واللاجئين، كله عايز يدفن راسه في الرمل زي النعامة ويتعنصر على شعوب العالم التالت ومحدش عايز يعترف ان دي ناس طبيعية عايزة تسقط حكومتها عادي وان المظاهرات طبيعية
Albanie, le régime soutenu par Israël a commencé à déployer l'armée avec le soutien d'hélicoptères américains
Des militaires lourdement armés ont été déployés à Tirana.
Plusieurs hélicoptères américains ont également été aperçus se dirigeant vers Berat
Bir de SPK çalışmıyor diyor kızıyoruz.
Gayet de güzel çalışmışlar.
Şimdi halka arz’da bile tarife buysa, çok hızlı artan hisselere ve fonlara göz yummanın tarifesini siz hesaplayın (gitti yine henüz 5 takipçili hesap)
Geçen yıl, 30 yıllık arkadaşımı kanserden dolayı kaybettik. Aslında "akıllı ilaç" işe yaramıştı, kanserin yayılmasını durdurmuştu ama ilaç dünyanın parasıydı ve devlet ilacı karşılamıyordu. Ona "önce ilacı öde, sonra dava et parayı alırsın" dediler ama parayı denkleştirene kadar kanser epey yayıldı.
Evet akıllı ilaç, dünyanın parası. Ancak Turhan Çömez'in iddiaları doğruysa, bir firma bu ilacı 500₺'ye alıp 22.000₺'ye satıyormuş. Firmanın sahibi de son fon krizinde ciddi bir vurgun yapıp yurtdışına kaçanlardan.
Bu iddialar doğru mu bilmiyorum. Ama bu iddialar karşısında:
- Hayır ya, bu kadar da olmaz. Devlet 500 liralık ilacın 22.000 liraya satılmasına izin vermez.
Diyemiyorum.
- Devlet, ölmek üzere olan çaresiz insanlar üzerinden bu kadar para kazanan vampirlere engel olur.
Diyemiyorum.
İşte bu, bu bilginin doğru olmasından bile daha acı. Bu inancın insanlarda olduğu bir toplum belini doğrultamaz ki doğrultamıyoruz da zaten.