Turkey suffers from a chronic illusion of grandeur. A bubble inflated by symbolism, nationalism, and repetition.
Massive convoys for a football team eliminated without scoring a single goal. Endless boasting about NATO’s second-largest army - formidable against Kurdish guerrillas, invisible everywhere else.
A defence industry promoted as a revolution, yet Iranian missiles expose the gap between propaganda and power.
The rhetoric is imperial. The results are humiliating.
When a country has to remind the world every single day how strong and important it is, it’s usually because it isn’t.
Real power speaks for itself.
Hamasi ve pragmatik milliyetçiliği en iyi yansıtan kişilerden birisi Merih. Suudi Arabistan’da oynarken Atatürk krizi yaşandığında ölü taklidi yapmış, tepkiler üzerine de maçtaydım gibisinden saçma şeyler söylemişti.
Yüksek seviyede yarışmacı olmak yerine para için Arabistan’a giden de kendisi. Kendileri el üstünde tutulurken sesi çıkmayıp rezil oyundan sonra bu analizi kasan da kendisi.
Birader, adam seni tek dokunuşla oyundan düşürüp gol attı. Menajerin Cenk Melih Yazıcı sayesinde milli takımda çiftlik gibi takılıyorsunuz. Ne anlatıyorsunuz?
İşinize bakıp topunuzu oynayın.
Bu toplumun; mesleği ne olursa olsun iyi şartlarda yaşayıp elinden geleni çabayı göstermeyip de üstüne halka ahkam kesmeye kalkana tahammülü kalmadı.