Türkiye'de artık yeni bir yargı düzeni oluşturuldu. Sabah kişilere yeni operasyon yapıldığında, o kişi daha emniyet yolundayken aleyhinde hazırlanan bilgi notları aynı merkez tarafından yandaş gazetecilere servis ediliyor. Yetmiyor, polis kamerasıyla çekilen gözaltı anları dağıtılıyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı hiçe sayılıyor. Kamuoyunda o kişiyle ilgili yaratılan kanaatler, algılar üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Kişi, halkın gözünde peşinen suçlu ilan edilip resmen infaz ediliyor. Normal hukukta kural olarak tutuklama istisnayken, artık tutuklama esas, serbest bırakma istisna haline getirildi. Kimsenin hukuki güvencesi kalmadı. Oğuzhan Uğur olayında yaşadığımız tam da budur.
Doğrudur. Deniz Göktaş’ın ilk adı bir komünist işçinin adıdır: İmran Aydın... Ve evet bu işçi örgütlüdür. 1991 yılının 2 Mart günü Ankara’da gözaltına alınmış, o gece işkencede öldürülmüş, sonra da “Yer gösterme sırasında kaçarken düştü öldü” diye bir palavra uydurulmuştur.
Bugün adları Engin olan onlarca genç ve çocuk da var. Çünkü polis, İmran'dan bir yıl sonra, 1992’de de Merter'de tekstil işçilerine bildiri dağıtan üniversite öğrencisi Engin Egeli'yi sırtından vurup öldürmüştür...
Onlar başka isimlerde, başka işlerde ve yordamlarda yeniden ortaya çıkarlar. Değişirler ve değiştirirler.
Bir saattir polis saldırısı ve engellemesi altında öğretmen onurunu savunuyoruz. Abluka altındayız. Fenalaşan arkadaşlarımız var. Bu zulüm artık yeter. 7 gündür açlık grevinde olan öğretmenlere savaş hukuku uygulanıyor. Hükümet ve muhalefet ya bu işi çözecek ya çözecek!
Akit TV bugün yanlışlıkla gazetecilik yaptı. Teknik ekip hâlâ sorunun kaynağını araştırıyor. Bilim insanları ise nadir görülen bir doğa olayı diyerek incelemelerine devam ediyor. Moderatörün akibeti ise sabaha belli olur😁
@nefesgazete Muhtemelen buna kayyum atayacaklardı bekle gerek yok butlan çıkacak sen de bizim adamımız Kk ya biat edersin dediler bu da denileni yapıyor
Mehmet Türkmen: 25 kişilik koğuşta 63 kişi kalıyoruz. Tuvaletin ağzına kadar serilen yerdeki yataklarda yatıyoruz. Haftada sadece bir gün sıcak su var. Tek yatakta iki kişi uyuyoruz. Geçici koğuştan gelenlerin her yeri yara içinde. Çünkü tahta kurusu var.
Koğuştaki işçilerin çoğu fabrika işçisi. Tamamına yakını uyuşturucudan tutuklanmış. Düşük ücretle geçinemedikleri için ne yazık bu yola başvurmuşlar.
Aitor Ruibal, capitán del Betis: "Lo único que tengo claro es que no quiero a la ultraderecha gobernando. Me posiciono en defensa de derechos sociales y en contra de la homofobia y el racismo. No compro lo de no me mojo porque soy futbolista. No te mojas porque no quieres líos"
Paylaşımlarımız sonrası kamuoyu ayağa kalkınca Alagöz Maden bugün Tirebolu Doğankent'teki atık havuzlarından dereye toprak karıştırıp, zehirlerini çamur akıtarak örtbas etmeye başlamış. Bunlar şeytana pabucunu ters giydirir. Pes gerçekten!