Sadettin Saran ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında, 10 yıldan az olmamak üzere cezalandırılmaları talep edildi.
Gerekçe: 'Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama' suçu.
Filistinli bir sanatçı, Filistin halkına verdiği destekten dolayı Mısır Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Hossam Hassan'ın portresini, Gazze'de yıkılan bir binanın enkazına çizdi.
Fransa'da mucize kurtarış! Paris’te 4. katın balkonundan sarkan 4 yaşındaki çocuğu gören göçmen genç Mamoudou Gassama, binanın dış cephesine tırmanarak saniyeler içinde küçük çocuğu kurtardı.
Kahraman ilan edilen gence cesaret madalyası ve Fransa vatandaşlığı verildi.
Marketlerde satılan hazır lavaşlardaki rahatsız edici kokunun sebebi, küflenmeyi önlemek için kullanılan kalsiyum propiyonat (propiyonik asit) maddesidir.
Türkiye'den ihraç edilen ürünlerde yüksek oranda saptanmasıyla gündeme gelen bu koruyucu, akut tüketimde gastrit ve reflüyü tetikliyor. Uzun vadede ise çocuklarda dikkat bozukluğuna yol açabiliyor
Düğün salonu bakmaya giden bir çift, karşılaştıkları yüksek fiyatlara isyan etti:
🔹 “Kokteylli menüyü kişi başı 2 bin TL’den 1.500 TL’ye indirdiler.”
🔹 “400 kişilik organizasyon 800 bin TL tutuyordu. Bir anda 200 bin TL indirim yapıp 600 bin TL’ye düşürdüler.”
🔹 “Üstelik bu fiyata video ve fotoğraf da dahil değil.”
🔹 “600 bin TL, el insaf. Vazgeçtik.”
Gerçekten utanmaları yok.
Dün öve öve Trump paylaşıyorlardı bugün Filistinli çocuk üzerinden etkileşim kasıyorlar.
Dün övdüğünüz, ağzına baktığınız Trump bu paylaştığınız şeyin baş sorumlusu. Utanmazlar.
🔴 "Sabrediyoruz, ayaktayız, sana diz çökmeyeceğiz İsrail"
İsrail'in devam eden saldırılarında kocası şehid olan Gazzeli kadın kararlılık mesajı veriyor:
Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı
Turkcell Faciası
Ön not:
Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum.
Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik.
Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk.
"Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler.
Biz de taksitle almaya karar verdik.
Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım.
Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim.
Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum.
"12.650 TL." dediler.
Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler.
"Olur." dedim.
Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım.
Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi.
Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik.
Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik.
Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli,
"Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi.
Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi.
Kayıtları izledikten sonra bize dönerek:
"Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı.
Ben de:
"Ben bunu almak istemiyorum." dedim.
Bunun üzerine:
"Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi.
Ben de şu soruyu sordum:
"Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?"
"Hayır." dedi.
"Toplam 18.000 TL'nin içindeydi."
Bunun üzerine şunu söyledim:
"O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca?
Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım.
Sizde hiç vicdan yok mu?"
Görevlinin cevabı ise kısa oldu:
"İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz."
Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım.
Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler.
Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler.
Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim.
Görevli:
"Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi.
Bayiye gidip bu belgeleri istedim.
Vermediler.
Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye,
"Ya vermezlerse?"
diye sormuştum.
Aldığım cevap ise şu olmuştu:
"Bizim yapabileceğimiz bir şey yok."
Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor.
İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana,
"Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?"
diyerek sitem etti.
Ben de gülümseyerek,
"Özür dilerim, bir daha olmayacak."
dedim.
İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum.
Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil.
Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır.
Hepsi bu.
Arif Kılıç
I.Y. isimli kadın, 16 yıllık evliliği boyunca psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü belirterek yardım istedi:
“15 yaşında evlendim. 16 yıldır bu adamdan her türlü psikolojik şiddeti yaşadım. Şiddet gördüm, kaşıma dikiş atıldı. Beni 1 ay evde tuttu, hiçbir şekilde kanıt toplamama izin vermedi.
Ailemle görüştürmedi, telefonumu kontrol etti, eve kamera taktırıp beni izledi. 2 yıl boyunca antidepresan ve sakinleştirici kullandım.
Ocak ayında boşanma davası açtım. Ayrılmak istediğimi söyledim ama sürekli vaatlerle geri döndürdü. Artık dayanacak gücüm kalmadı.
Evden ayrılacağım gün halamı çağırdım. Eşim odaya girip boğazıma yapıştı. Halam yetişmeseydi bana daha büyük zarar verecekti.
Dışarı çıkınca kulağıma ‘Seni öldürmeden buradan göndermeyeceğim’ dedi.
Devletimden yardım istiyorum. Beni bu adamdan kurtarın. Başka hiçbir şey istemiyorum.”
💬 Bir kafede içtiği maden suyuna 185 TL ödeyen sosyolog Elif Gezgin’in anlattıkları sosyal medyada gündem oldu.
🗣️ “Maden suyu içtim, hesabı ödemeye gittim. ‘85 TL’ diye duydum, 200 TL uzattım. Hatta ‘100 TL üstünü alabilirsiniz’ dedim.”
“Kasadaki görevli ise ‘Yalnız 185 TL’ dedi.”
“Marketten alınan sıradan bir maden suyu bu… Nasıl olabilir?”
❓ Sizce bir kafede maden suyunun 185 TL olması normal mi? Siz olsanız böyle bir hesap karşısında ne yapardınız? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın.
Yılmaz Özdil: (NATO Zirvesi)
"Yemekte ne ikram edildiğini kalem kalem biliyoruz. Tereyağından salçasına kadar.
Peki içki içildi mi kardeşim? İçki ikram edildi mi? Onu bilmiyoruz.
Trump dana kaburga yerken yanında ayran mı içti?
Macron deniz levreği yerken şerbet mi içti?
Meloni Sütlü Nuriye yerken yanında beyaz şarap yudumladı mı? Bilmiyoruz.
Kafamızda Amerikan çuvalı varken Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne Amerikan bayrağı asmaya utanmıyoruz.
İçki ikramının duyulmasından utanıyoruz."
Fıkra gibi olay! Çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifi'nden buğday diye aldığı tohular başka ürünlere ait çıktı.
Karaman'da onlarca çiftçi yargıya başvurdu.
➖Hiçbir başkan İsrail için benim yaptığım kadarını yapmadı.
➖Buna yaklaşabilen bile olmadı.
➖Kudüs konusunda yaptıklarımıza bakın.
➖Golan Tepeleri meselesine bakın.
➖Ben, İsrail için daha önce hiç kimsenin yapmadığı şeyleri yaptım.
🇺🇸Bunları söyleyen Trump.
🇹🇷Hem de NATO Zirvesi'nde, yani Ortadoğu bizden sorulur, Suriye’nin fatihi biziz diyen Erdoğan’ın ev sahipliğinde.
🇺🇸Adam açıkça "Golan Tepelerini İsrail'e ben verdim" diyor,
🇸🇾Golan Tepeleri'nin ait olduğu ülkenin sözüm ona devlet başkanı Şara da sakince dinleyip onaylıyor.
👉Sadakat böyle bir şey demek ki!
Bir sosyal medya kullanıcısının şikayeti:
"90 GB için 650 TL verdiğim paketi yenilemek için şimdi 900 TL istiyorsunuz.
Ben de "90 GB çok" deyip 60 GB istiyorum dedim, bana 1.600 TL fiyatlı tek bir seçenek sunuyorsunuz.
Bu "müşteri silme" durumunu size sağlayan özgüven nedir? Bana uygun fiyatlı 60 GB sunmanız gerekmiyor mu?"