İnstagram hesabımız saldırı altında!
Milletin sesini susturmaya çalışan butlancılara karşı mücadelemizi büyütmek için takip, beğeni ve paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz.
https://t.co/cbOwES2R9g
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin online, örgün ve akademik hayatı;
21 Mayıs 2026’da bir imzayla durduruldu,
24 Mayıs 2026’da yine aynı imzayla yeniden açıldı.
İşte “tek adam sistemi” dedikleri hukuk düzeni budur.
Bir üniversitenin kaderi;
hukukla değil,
kurumlarla değil,
bilimsel ölçütlerle değil,
tek kişinin anlık kararıyla belirleniyor.
Bu üç günde öğrenciler ne yaşayacağını bilemedi,
aileler endişeye sürüklendi,
akademisyenler güvencesiz bırakıldı.
Devlet yönetimi ciddiyet ister.
Üniversite yönetimi hukuk ister.
Eğitim sistemi öngörülebilirlik ister.
Sabah kapatıp,
üç gün sonra yeniden açılan bir üniversite;
Türkiye’de hukuk güvenliğinin,
kurumsal devlet anlayışının
ve başkanlık sisteminin nasıl bir keyfilik ürettiğinin en açık göstergesidir.
Saray’ın yargısının hukuksuz kararını tanımıyoruz, kabul etmiyoruz.
Demokrasiye yönelik bu müdahaleye karşı tüm üyelerimizi babaocağımıza, 81 ilde il ve ilçe başkanlıklarımıza ve Genel Merkezimize çağırıyoruz.
Geri adım yok, mücadeleye devam.
“Devletin çivisi çıktı” derken anlatmak istediğimiz tam da buydu! Devletin kaymakamının, herkesin vergileriyle maaş alan bir memurun basın açıklamasında kullandığı üslubu, pespayeliği kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Gittiniz, bize, yani Büyükşehir belediyesine hiç bir bilgi vermeden, tertemiz %100 bize ait tapumuza hiç bir ahlaki ve hukuki ölçüye sığmayacak şekilde el koydunuz, yani çöktünüz. Şimdi de polis zoruyla tahliye için uğraşıyorsunuz.
Bu tapu ve mülkiyet ne belediye başkanına ait ne de başka özel bir kişi ve kuruma. İnsanları yalanlarınızla kandırmaya çalıştığınız gibi hiç bir başka kişiye veya kuruma da verilmedi. 2017 yılında dünya kadar emek ve parayla restore edildi ve o günden beridir “Meslek Fabrikası” olarak kullanılıyor.
Söylediğiniz bir başka yalan mahkeme kararları ile ilgili. Tapu dairesi üzerinden hukuksuzca üzerinize geçirdiğiniz mülkümüze dair hakkımızı aramak için açtığımız dava “DEVAM EDİYOR” henüz sonuçlanmadı. Bu kadar belge ve ispatla inanıyoruz ki dava lehimize sonuçlanacak ve hak yerini bulacak. Ama siz ne yapmaya çalışıyorsunuz, Alelacele binayı boşaltıp birilerine geçici olarak verip FİİLİ BİR DURUM YARATMAYA çalışıyorsunuz.
3 kez Yürütmeyi Durdurma kararı çıkarttık. Üçü de anormal hızlı bir şekilde kaldırıldılar. Bunun nasıl olduğunun takdiri kamuoyumuza aittir. Ancak dava henüz başında ve dava süreci sonunda ne karar çıkacağı belli değil. Bitmeyen davayı bitmiş gibi anlatmayın
Peki beyler, Sayın Vakıfların Milletvekilleri nedir bu aceleniz ve telaşınız. Hangi kurum kendine bir hizmet binası bulamıyor da buraya çökmeye çalışıyorsunuz? Vakıfların elinde bomboş ya da kira almadan birilerine kullandırdığı yüzlerce binaları varken niye Meslek Fabrikası?
Bu sizin yaptığınız düpedüz güç gösterisi ve bizim irademizi yok sayma çabası.
Peki biz bu belediye seçimlerini niye yaptık? İnsanlara seçme hakkını verirken ne düşünüyordunuz? Siz seçilmeseniz de seçileni çalıştırmayız nasılsa diye mi planladınız? Belediye başkanlarının epey bir kısmını görevden aldınız. Belli ki başkalarına da benzer müdahaleleri yapacaksınız.
Ne olacak bu işin sonu söyler misiniz? Siyaset sadece sizin iktidarınızdan mı ibaret olacak? Devlet sadece sizin partinizin mi devleti olacak?
Kabul sınırlarını aştınız. Bize had bildiriyorsunuz. Halkı fazla göz ardı ediyorsunuz.
Daha önce de söyledim, tekrar ediyorum
BEYLER YAPMAYIN ETMEYİN.. Bu iş böyle devam edemez
Sn. İçişleri Bakanı,
Ne ben ne partimden bir başka yönetici, insanları sokağa, şiddete davet etmiyor.
Partimizin üyelerini kendi binasına almayan, insanları sokakta bırakan, böyle yaparak bir güvenlik sorunu yaratan, kanunsuz emirle devletin polisini vatandaşla karşı karşıya getirmeye çalışan sizlersiniz!
İl Başkanlığımız, Cumhuriyet Halk Partililerin baba evidir, evimizi ablukaya almak haneye tecavüzdür.
Millet sizden, algı operasyonu değil, devlet adamlığı bekliyor.
İşinizi yapın, hukuka uyun, derhal evimizin önünden çekilin.
Ben kimsenin burnu kanamasın diye üstüme düşeni yapıyorum, siz de yapın.
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!
Genel Başkanımız Sn.Özgür Özel:
“Murat Kapki’ye Mücahit Birinci denen kişi gitti. Murat Kapki’nin önüne 1,5 sayfalık ifade tutanağı koyup bunu imzalayacaksın üstüne de 2 Milyon Dolar vereceksin. Buradan tıpış tıpış gideceksin dedi.”