daron hoca kurumlar kurumlar diye diye kafamızı sktin, kendine ev yaptın, nobel aldın. bak adam dünyadaki tüm kurumları skine tşşana sürdü, gel de kurtar kapitalizmini ya
Pentagonla kıyaslayamazsın.
"Pentagon düşerse ne olacak" sorusunun cevabı onlarda var.
ABD operasyonel komutayı tek binaya bağlamamış:
CENTCOM Tampa'da.
EUCOM Stuttgart'ta.
INDOPACOM Hawaii'de.
CYBERCOM Maryland'de.
11 muharip komutanlık. Hiçbirinin karargahı Pentagon'da değil.
Raven Rock, Pennsylvania'da bir dağın 200 metre altında.
Cheyenne Mountain, Colorado'da granit kayanın içinde.
Yedek karargahlar. Hazır. Operasyonel.
9/11'de Pentagon vuruldu. Yetkililer saatler içinde Raven Rock'a taşındı. Sistem test edildi. Çalıştı.
Pentagon düz olsa ABD yarın sabah komuta zincirini ayakta tutuyor.
Ay Yıldız'da MSB, Genelkurmay, KKK, DKK, HKK. Hepsi tek koordinat. Eski karargahlar müzeye dönüyor.
Yedek karargah var mı?
Şunu artık anlamak lazım: Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını ''çözemiyor'' değil, ÇÖZMÜYOR.
İşte iktidarın, bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- İlköğretim öğrencilerine bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Vatandaşların yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına resmi adımlar atmak.
- Öğrencilere verilen günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki devlet bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini ''münferit olay'' diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gibi gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına yeterli TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar ve denetimler getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda gerçekten tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Türkiye'de yeni statlara 2 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı. Açılışlar yapıldı ancak ülkede futbol ilerlemedi.
Çünkü betona yatırım yapanlar, o statlarda oynayacak gençleri keşfedecek ekiplere ve antrenörlere yatırım yapmadılar.
��u an Türkiye'de futbolu yönetenlerin sadece %7'si futbolun içinden geliyor.
2026 Dünya Kupası'na giden takımın %35'i de Avrupa'da yetişen futbolculardan oluşuyor.
Futbolcuyu bırakın, 30 yıldır iç savaşta olan Somali'den bir hakem Dünya Kupası'na seçilirken, yüz milyonlarca dolar yatırım yapılan Türkiye'den bu kalitede bir tane hakem çıkmadı.
Türkiye'deki futbol sorunu, ülkedeki diğer sorunlar gibi kronik.
Kulüp başkanları da kendileri zenginleşirken, yönettikleri kulüpler birer birer battı ve biri bile hesap vermedi.
Slaven Bilić'in dediği gibi: "Türkiye'de temel problem şu: Bilgili olanların yetkisi yok, yetkisi olanların da bilgisi yok."
من به پدرم در کندن پوست گاو و گوسفند کمک کردم ولی پوست انسان نازکه و خندهداره که مثل حیوان پوستشو بکنی (مشابه عکس)
چنین چیزی برای تورکها ثبت نشده ولی یک داشناک ارمنی مسیحی در کتابش نوشته که چگونه پوست یک پسر بچه آذربایجانی را در خوجالی زنده زنده کند و از آن لذت برد و افتخار کرد
Ankara’da bir süredir amansız bir çalışma var.
NATO toplantısı için sokaklar yenileniyor ve yollar kapatılıyor. En ilginç yanı ise NATO zirvesi öncesi 200’e yakın terör örgütü şüphelisinin göz altına alınmasıydı.
Oysa sokaklar Türkler için her zaman temiz ve düzenli tutulmalı. Parklar ve yollar Türklerin kullanımına açık ve kullanışlı olmalı. Teröristler de Türklerin güvenliği için yakalanmalı.
Vergileri Türklerden alanlar, hizmeti NATO’ya özel kılıyor.