Sonuç olarak İstanbul'un o yorucu ev sahibi-kiracı çıkmazından çıkıp, euro bazlı kira aldığım bir sisteme geçmek hayatımda verdiğim en mantıklı finansal karardı. Matematik yalan söylemez, bazen sadece farklı bir coğrafyaya bakmak gerekiyor.
Her ay maaş yattığında yaptığım o meşhur 'ev alabilir miyim?' hesabı artık kalbimi kırıyor. Biriktirdiğim para enflasyon karşısında erirken, alacağım evin kirası vergisine, tadilatına, bitmek bilmeyen stopajına gidiyor. İstanbul’da ev sahibi olmak artık bir yatırım değil, resmen bir yük haline geldi.
Kıbrıs’ta gayrimenkul fırsatı hala devam ediyor ama körü körüne atlanacak bir yer de değil. Doğru lokasyonu, doğru projeyi bulduğunuzda sistem tıkır tıkır işliyor. Kiracıyla uğraşma derdi yok, yönetim şirketleri süreci senin yerine profesyonelce hallediyor.