Bir taraftan kadınların doğum seçeneklerine kadar karışma cüreti gösterirken diğer yandan nüfusun yeteri kadar hızlı artmamasından şikayet ediyorlar. Yine doğada nadir gözlenebilecek bir ironiyi güzel ülkemizde bizzat yaşıyoruz.
Sizin herhangi bir ilkeniz falan yok. Siz bir kişinin ağzından çıkan her şeyi yerine getirmek için çırpınan, ona yaranmak, varlığınızı yitirmemek için birbirinizi bile ezmeyi göze alarak koşuşturan, bürokrat görünümlü kapı kullarısınız. Anayasal hakkını kullandığı için kimseyi işten çıkaramazsınız. TRT de sizin çiftliğiniz değil. Hala anlamadınız. Bu şekilde sindiremeyeceksiniz insanları! #AybükePusatYalnızDeğildir
Muhalif siyasetçiler hapiste. Ülkenin dört bir yanı kayyumda. Seçme ve seçilme hürriyetimiz, toplantı ve yürüyüş hakkımız ihlal ediliyor. "Susun, çalışın ve para harcayın" diyorlar, bu düzene ses çıkardığımızda tehdit ediyorlar, genç dostlarımızı bırakmıyorlar.
Yaşamak bu değil.
Bugün tek kuruş harcamayacağım.
Çarşaf çarşaf boykot listesi yayınladığı yetmemiş gibi, mekan basarak cam çerçeve indiren, emekçileri tartaklayanlar bugün ne sebeple ağlıyor anlamadım. Sesini kes, boş kahve bardağından devam.
O jobları indirirkenki hırs hayattan alamadıklarının hırsı. Baltaya sap olamayıp zorla nefret ettikleri bir işi yapmanın hırsı. Kendinden nefret etmenin dışa vurumu.
O üniformayı çıkarınca erkeğim diye geçinirsin dimi lan. Sivil hayatındaki ezikliğini, o kıyafeti giydiğin an kamufle ettiğini ve güçlü olduğunu düşünüyosun dimi… Sen, dümdüz yürüyen kadına bile vuracak kadar eziksin oğlum, ezik.
Toplumun bir kesiminin asla itiraz etmeyeceğini bildiği için yıllarca Dem Parti belediyelerine kayyum atamak, siyasetçilerini tutuklatmak, en ufak bir ses çıkarma ihtimali olduğunu düşündüğü herkesi gözaltına aldırmak ya da soruşturma açtırmak, topluma sürekli gözdağı vermek kısımları bitti, en güçlü rakibine direkt olarak kumpas kurup gözaltına aldırmak ve hatta belki tutuklatmak safhasına geçti. Tek motivasyonu, hedefi ölene kadar başkan kalmak ve bunun için yapmayacağı hiçbir şey yok!
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!