“yaralandıkça ne çok şeyi özlüyor insan
gerekli, gereksiz ne varsa özlüyor
çocukluğu değil
genç günleri değil
sadece eski evlerin arasında yokuş aşağı yürüdüğü sabahları
ayaklarına dur diyemediği
her şeye inandığı
her şeyin mümkün olduğu sabahları”
kemal hamamcıoğlu
"korkuyu yenmeye boşuna çabalamak yerine cesaretinle onu bir konuk gibi karşıladın.
cesaretinin güzelliği sonuna kadar yalnız bırakmadı seni. Ve zamana inat şimdi bizimle. Sessizliği dolduruyor"
john berger
şükrü erbaş'tan kendime;
"durduğu yerde değersiz bi bütün olarak kalmaktansa, parçalana parçalana gitmenin büyük doğruluğuna inandırmıştı kendini. Herkesin köşeli, meşru dayanaklar içinde güvenlik, haz bulduğu yerde, eşiklerde yaşamanın ayrıcalığıyla güçlü, güzel kalabilmişti"