Etna patlarken Palermo biletini aslında shuttle kaldırılan catania bileti olduğu bilgisini vermeden bize satan, kendi imkanımızla 700€ ödeyerek ulaştığımız uçuştan şikayet ettik, dalga geçer gibi yanıt aldık, rezalet… teşekkürler @TK_HelpDesk@TK_TR@TurkishAirlines
Soru : Bir oyuncu gözaltına alındığında OYUNCULAR SENDİKASI açıklama yapıyor ve tüm haklarını korumak için SEFERBER olacağını beyan ediyorsa,
Bir hekim (Psikiyatrist) @menesozel gözaltına alındığında tüm haklarını korumak ve SEFERBER olmak kimlere düşer ?
Meslektaşımız Dr Enes Özel gece evinden gözaltına alındı. Gerekçe mizahi bir dille yaptığı boykot paylaşımlarda suç unsuru olduğu iddiası. Düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı gösterin. Enes Özel'i derhal serbest bırakın.
Saraçhane'de ayakkabı kulesiyle sonuçlanan polis saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
📹Foto muhabir: Kemal Aslan (@kemal_aslan)
https://t.co/DATp8HrJAx
Mahkemeye çıkarılan 18 yaşındaki bir gencin annesi oğlunun gözü mor fotoğrafını gösterdi.
"Pazar günü gözaltına aldılar hâlâ gözü mor çocuğumun. Kör olabilirdi çocuğum bu nasıl bir şey? Anne bana ters kelepçe taktılar, anne beni darp ettiler diyor."
İBB Başkanı #Ekremİmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolara ve üniversitelerde geleceksizliğe karşı yapılan yürüyüşlere katıldıkları için gözaltına alınan gençlerin Çağlayan Adliyesi'ne sevki devam ediyor.
Saraçhane’de dün geceki polis saldırısı sonrası kayıp ilanları ve şu anda yoğun bakımda olan eylemciler var.
Gecelerdir her akşam CHP yöneticileri meydanı terk ettiği anda alanda kalanlar aynı işkenceyi görüyor. Dün gece şiddetin dozu iyice arttı.
Bu şiddet daha önce çok can aldı. Kimse sizin mitinginizin kurbanlık koyunu değil, sorumluluk alın. Polise simit dağıtan, “Polisim polisim” diye açıklama yapan, eylemcileri kriminalize ederek işkenceyi meşrulaştıran şovenist vekil ve yöneticilerinizi susturun.
@herkesicinCHP@eczozgurozel neredesiniz?
Bir başka Ali İsmail Korkmaz olmak istemiyoruz.
Miting sonrası arkadaşlarla otobüs önünde sohbet ediyordum. Meydandaydık, Kemer’de değil bu sırada. Bir anda polis saldırdı, her yeri kuşattı, ibb binasına girmek için izdiham oluştu, insanlar ezildi, yüzlerce genç birbirini ezerek İBB’ye girdi. İBB önünde barikatlar vardı. O yüzden onların üzerinden atlamak gerekiyordu, birçok insan atlayamayıp düştü, üzerine basıldı. İBB içi çok karışıktı, 2 gündür aynı şey yaşanmasına rağmen hala bir organizasyon maalesef yok.
O sırada Özgür Çelik’i gördüm, biri ona haykırarak bağrıyordu. Yanına gittim ve “Özgür bey, bir şey söyleyebilir miyim lütfen” dedim. Yanıma geldi, bir 5-6 dakika konuştuk. Bir kamera da bu konuşmayı çekiyordu, belki internette yayınlanmıştır. Çok kibar biçimde “Özgür abi, lütfen akşama doğru şu İBB önündeki 3 katlı barikatı kaldırın, izdihama bizzathi siz tanık oldunuz, arkadaşlarımız ezildi, çok rica ediyorum.” dedim. Ardından bana “size(gençleri kastediyor) Bozdoğan Kemer’ine gidip polisi provoke etmenizi biz söylemedik, bizim sorumluluğumuz yok” minvalinde bir şey söyledi ve azarlamaya başladı. O sırada ben ama Saraçhane İBB önündeydim, kemerde değil. Sanki polisin kemeri geçip Saraçhane meydanında jopla önüne geleni arasına alması normal değil, ama binlerce gencin anayasal hakkını kullanmaları anormal. Alaycı bir tavırla, “e Aksaray üzerinden gidiliyor taksim’e,kemer’de işiniz ne? dedi.
Ben Özel’in dün eğer İmamoğlı tutuklanırsa taksim’e gidileceğini, Saraçhane’nin artık bizim evimiz olduğunu, orada toplanıp bir şey değiştirilemeyeceğini söylemeye çalıştım. En sonunda da kulağıma eğilip “Sizler eylemlere ne kadar zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz.” dedi, ben de “canın saolsun Özgür abi” diyerek ayrıldım.
Ben chp’li bir seçmenim, en yakın hisettiğim parti hep chp’liydi. Ama hayatımın sonuna kadar, konuşmamızın sonunda kulağıma eğilerek, gençleri kastederek “ne kadar mücadeleye zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz” dediğini hiç unutmam. Yine İmamoğlu’na oy veririm, yine chp’ye basarım. Ama fazlasını yapar mıyım bilmiyorum. Yazıklar olsun Özgür abi. İlk başta sadece dedim ki “lütfen barikatları kaldırın insanlar ezildi polis saldırınca.” O da “e niye bozdoğan kemerine gittiniz o zaman?” dedi aynen. Normal olan şey, polisin saldırması. Normal olmayan anayasal hakkımızı aramak. Özel demedi mi cumartesi günü İmamoğlu tutuklanırsa Taksim’e gideceğiz diye. Kaldı ki ben o sırada kemer’de değil, saraçhane’de miting otobüsü önündeydim. Polis veznecilere kadar geldi.
Sanki “marjinal” sol gruba üyeyim, hayatımda ilk kez bir siyasal mitinglere katıldım. Hiçbir siyasi kuruluşa veya derneğe üyeliği bulunmayan ortalama bir türk genciyim. Aklıma geldikçe o azar göz yaşlarımı tutamıyorum ya, metroda sinirden ağladım çünkü kendimi de edilmiş hissediyorum. Ben otobüsün önünde arkadaşlarımla sohbet ediyordum. Tam bir hayal kırıklığı ya. Çok üzüldüm, ben ilk oyumu senin partine kullandım, İmamoğlu’nun CB olmasını 2019’dan beri istiyordum, hala istiyorum. Sıkıntı yok, yine Chp’ye mühürü vuracağız, Eko’yu Çankaya Yokuşu’ndan tırmandıracağız inşallah. Ama hangi yüzle şimdi polisin öldüresiye dövdüğü gençlere bakacaksınız? Fişek falan atan değil, metroya yürüyenlerden bahsediyorum. Ama siz bizi suçladınız, kulağıma eğilip “ne kadar zarar verdiğinizi bilmiyorsunuz” demenizi hayatım boyunca muhtemelen unutmam. “Siz” dediği de bugün Saraçhane’yi dolduran 10 binlerce genç. Türkiye’de bir gün demokrasi gelirse, bugün azarladığınız gençler sayesinde gelecek Özgür abi.
Dün akşam BBC radio’ya çıktım ve mitingleri ve muhalefeti savundum. Ailem çok kızdı ve korktu bu yüzden, “neden uluslararası basına çıkıyorsun, seni bulup tutuklarlar” dediler. Kaç gündür Saraçhane’ye geliyorum, ailemle dahi aram açıldı bu yüzden. Bu bize reva görülmemeliydi…
O zaman saraçhaneyi bırakmayacaksınız. Gençler kendi davaları için orada,kirletmeyin.Saraçhane meydanını bırakmayın,biz Dilek Hanımla Çağlayan’a geçiyoruz diyip gençleri polisle burun buruna çarpıştırmak, kalabalığı orada bırakmak nedir? Binada göbek kaşıyacağınıza aşağı inin!
Ali Mahir Bey herkesi Saraçhane'ye çağırıyor. Yüksek ihtimalle kayyum için bir duyum gördüler. Teslim etmemek için daha fazla insana ihtiyaç duyuluyor.
Vahşeti normalleştirenin hiç mi payı yok diye düşünüyorsun. Bu vahşet, bazı her şeye ‘çok duyarlı’ kimseleri yeterince etkilemedi. Sanırım en sevdiklerini hekimsizlikten kaybetmeye başlayınca bu konuda ‘çok duyarlı’ olacaklar. Bu sistematik nefret içinde çok zor, çok yazık.
Bir hekimin hasta yakını tarafından vurularak öldürülmesini “şehit edilmek” olarak tanımlamak, bu ölüm biçimini yüceltmektir. Bu ölüm biçimi kurban gitmek olabilir bana kalsa, şehit olmak değil.
7. Evet, eğitimde fırsat eşitsizliği var ve benim olanaklarım daha fazlaydı belki ama o olanaklarla birlikte emeğim de yadsınamaz.
8. Eğitim zaten devletin sorumlu olduğu bir alan ve bu alanda yapması gerekeni eksik bırakırken, emeğimle ben neden borçlu olayım, olalım? +
Annesinin gözünün arkasına(!) lens kaçmış (bunu yazmıştım daha önce). Saatlerdir orda çalışan insanlar maskeli, insan saygısından 10 dk takar. Maske takmıyor, kural tanımıyor ve pişkince hizmet bekliyor.
Sükunetini koruyan meslektaşımızı gönülden tebrik ediyorum. Geçmiş olsun.