Siyasetçisi
Gazetecisi
Berna Laçini…
Babalası..
O deprem bir karabasan gibi ülkenin üzerine çöktüğünde neler demediler ki!!!
İnsanlar can derdindeyken memleketin neredeyse yüzde 15’i yıkılmışken onlar 3 ay sonraki seçimi hesaplıyordu.
Bu deprem bir fırsattı.. Devlet yoktu. İki tane STK devletten daha çok iş yapıyordu. Devlet çadır satıyordu! Seçim garantiydi artık..
İçlerinden bir Allahın kulu çıkıp da “Elbette Kızılay elindeki çadırı STK’ya bedava veremez. Bu bir algı operasyonu. Milletçe kenetlenmemiz lazım bugün” demedi..
O dönemde hakikat mücadelesi yapan herkesin duymadığı hakaret, işitmediği küfür kalmadı. Ben kendi adıma ülkenin en zor gününde o operasyona zemin hazırlayanlara hakkımı helal etmiyorum.
Haluk Levent’e gelince. Gerçekten üzgünüm. Ne zaman eleştirsem ya arar ya mesaj atar, bölgede yaptıklarını anlatırdı. Somut olarak hayata geçirdiği işleri de duyurduk. Ama maalesef yanılmışız. En çok da o güzel şarkılarına ve sevenlerine haksızlık bu ortaya çıkanlar.
📌Türkiye belki dünyanın en güçlü, en zengin ülkesi değil. Ama açık ara en vicdanlı ülkesi…
▪️Cumhurbaşkanı Erdoğan:
📌İster İran'da ister Körfez'de olsun atılan her füze ile zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz?
📌Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi?
📌Füzeler, dronelar, bombalar tarafından tahrip edilen milyonlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgemizdeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi?
📌27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın; Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın bir farkı var mı?
📌Tüm samimiyetimle soruyorum mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi?
Güneş, Batı’dan mı doğacak?
İngiliz akademisyen Profesör Şeyh Abdülhakim Murad: "Şu anda çok sayıda insan İslam'a geçiyor. Öyle ki, buna İngiltere'deki camiler yetişemiyor. 40 yıllık müslümanlık hayatımda böyle bir akın görmedim. Bu bir mucize."
Şu an siyonist uşağı ABD’nin İran’ı vuruyor olmasında en üzüldüğüm nokta o topraklarda yaşayan masum çocukların ve ehlisünnet müslümanların bu bombardımandan zarar görmesidir.
Devletimizin bu savaş karşısında dünya siyaseti ve kendi menfaatlerimiz doğrultusunda alacağı pozisyon ne olursa olsun en sağlam duruş olacaktır bundan eminim. Rabbim keskin feraset versin.
Bunun dışında da ehli sünnet bir Müslüman olarak şahsi duruşum ise şudur ki; bu savaşın bir tarafı olmak zorunda değilim. Zira bir tarafta hayatım boyunca en azılı düşman bellediğim Müslümanlara en acımasız zulümleri yapan büyük şeytan siyonizm ve uşağı ABD, diğer tarafta Irak’ta Suriye’de Yemen’de Lübnan’da ve daha bir çok yerde milyonlarca ehlisünnet müslümanın kanını akıtan siyonizme hizmet eden şebbiha.! Yani taraflar her daim danışıklı dövüş ile birbirlerine koltuk çıkan aynı masanın elemanları.
Ayrıca kimse benden Hazreti Ayşe annemize (haşa) fahişe diyen Hazreti Ebu Bekir Hazreti Osman ve Hazreti Ömer Efendilerimize (haşa) kafir, eşek soyu cehennemlik diyen ve tarihleri boyunca Müslümanları arkadan vuran kişiler hakkında üzülmemi ve onlara şehitlik gibi yüce bir makamı yakıştırmamı beklemesin.
Bu olayın benim nezdimde tanımı; bir zalimin başka bir zalim eliyle Allah tarafından cezalandırılmasıdır.
Ama bizim mahallenin lokum kıvamındaki sözde dava adamları bunca itikadi faciayı ve dökülen ehlisünnet müslümanların kanlarını unutup taziye için ve şehitlik yakıştırması için adeta sıraya girmişler.
Dediğim gibi o topraklarda yaşayan masum çocukları ve ehlisünnet Müslümanları Rabbim muhafaza eylesin.
Tabii bu yaşanan savaşla alakalı ülkemizin ve Müslüman vatan evlatlarının çıkarması gereken dersler alması gereken tedbirler muhakkak vardır.
Rabbim siyonistleri, onun tasmalı kuklası ABD yi ve tüm siyonist uşaklarını kahru perişan eylesin helak etsin.
Rabbim Türkiye’mizi muhafaza eylesin. Güç kuvvet versin.
Türkiye olarak savunma sanayisi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor; ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz.
Şu anda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz.
Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı.
Sadece Kasım ayı ihracatımız, önceki Kasım ayına kıyasla %22 artışla 742 milyon dolar oldu.
Kendimize inandık, Türk savunma sanayisine güvendik, kısa sürede işte bu seviyeleri yakaladık.
Elbette burada durmayacağız…
2028 senesi için belirlediğimiz hedef, 11 milyar dolarlık ihracat miktarıyla savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10’a girmektir.
Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz.
Aileler çocuklarını saldırı tehdidi yok diye okula gönderdi dün.
ABD/İsrail ise hiç uyarı yapmadan sivil yerleşim alanlarını vurdu.
Bir ilkokulda öldürülen kız öğrenci sayısı 150’yi geçti.
Ölen çocukları görmeyip suçlu İran diye açıklama yapan onlarca devlet var.
En başta da Ukrayna’nın palyaçosu.
#Iran
1000 yıl sürecek diyen uşakların bir kısmı geberdi gitti. Arta kalanlarında şu an altı bağlanıyor.
Ama biz Müslümanlar Ayasofya’da vakit namazlarımızı kılıyoruz.
Elhamdülillah.!
Eğer İran İsrail'de bir ilkokula füze atıp 150 çocuğu öldürseydi dünya ayağa kalkmıştı ama ölen Müslüman çocuklar olunca kimseden ses çıkmıyor. Sahtekar batı sahtekar dünya Allah’ın laneti üzerine olsun senin!
Tutmadığı oruca benden saygı bekliyor
Ama benim tuttuğum oruca saygı göstermiyor
Giydiği mini eteğe benden saygı bekliyor
Ama bacımın giydiği çarşafa saygı göstermiyor
Dinlediği müziğe benden saygı bekliyor
Ama benim dinlediğim ilahiye saygı göstermiyor
Oy verdiği lidere benden saygı bekliyor
Ama benim oy verdiğim lidere saygı göstermiyor
İnançsızlığına benden saygı bekliyor
Ama benim inancıma saygı göstermiyor
Atasına benden saygı bekliyor
Ama benim Atama saygı göstermiyor
Ruh hastası bir kitle...
Toprağa emek veren, alın terini berekete dönüştüren çiftçilerimiz, ülkemizin sessiz kahramanlarıdır. Gün doğmadan başlayan emekleri, tarlalarımızı, sofralarımızı ve yarınlarımızı yeşertmektedir.
Çiftçimizin tarlasını ve üreticimizin alın terini korumaksa vicdani ve ahlaki bir görevdir. Tarladan sofraya her aşamada emeğin hakkını gözetmek, haksız kazanca geçit vermemek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil; tarlada filizlenen tohumda, pazarda kurulan terazide ve sofraya gelen ekmekte de tecelli etmelidir.
Güçlü bir hukuk düzeni, emeğin güvencesidir; güçlü bir tarım sektörü ise ülkemizin geleceğinin teminatıdır. Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye Yüzyılını Adaletin Yüzyılı yapmak için çalışmaya devam edeceğiz.
#MilletimizleNiyetimizBir
📍 Çiftçi İftarı Programı | İstanbul
Batı medeniyetinin zirve noktasını temsil eden ABD üst sınıfının sapıklığını gördükten sonra; İnsan yüksek sesle
'La ilahe illallah Muhammedün Resulullah'' diye haykırası geliyor. Cenabı hakka şükürler olsun ki bizlere iman nasip etmiş. Allah insanlığı bu sapıklardan korusun.
Epstein skandalı bize en çok da neyi gösteriyor biliyor musunuz? En tepelerdeki insanların en yozlaşmış, ahl@ksız, tuzağa düşürülmeye ve kullanılmaya müsait insanlar arasından seçildiği ve bu profile uymayan yöneticilerin de darbe, halk ayaklanması, kumpas veya suikastla elendiği gerçeğini.
Temelinde dünyayı yöneten insanların zafiyetlerinden faydalanarak onları birer maşa hâline getirmeyi amaçlayan bir istihbari operasyon olan Epstein skandalı, dünya düzeninin neden bu kadar berbat olduğunun da adeta bir belgesidir.
Bu iğrenç düzeni iyi, dürüst, ahlaklı, erdemli, yetenekli ve aklı başında insanlar yıkmalıdır.
Erdoğan neden Dünya’nın en çok saygı duyulan ve sözü geçen lideri oldu biliyor musunuz?
- 5 milyar dolar verilip ipotek altına alınabilecek durumdaki ülkeyi alıp Küresel güç haline getirdi.
- 20 yıl küresel güçlerin içerden dışardan saldırmasına rağmen kimseden yardım istemeden tek başına hepsini atlattı.
- 50 yıllık Fetö ve Pkk’yı eze eze bitirdi.
- Bayrak direği ipi yapamayan ülkeyi insansız uçaklar, arabalar, tanklar, füzeler yapacak duruma getirdi.
- Şimdilik 2.5 trilyon dolar , 20230da 5 trilyon dolarla Avrupa’nın 2.büyük ekomomisi durumuna geliyoruz.
Bu adamın önünde ancak saygıyla ceket iliklenir!