Türkiye cumhuriyeti Ortadoğu’da israil’e karşı güçlü dış politika uygulamak isterken milliyetçiliğini kaybetmiştir. #terörlemüzakeredeğilmücadeleolur!
Olay sadece güçlü olmakta değil onurlu da olmakta!
İç karışıklığa , görüş ve fikir ayrılıklarına müsade ve müsemma gösterenlere tavsiyem bu durumu vatan hainleri terör sevicilerine karşılık Asil Türk milliyetçileriyle değil bilimde , sanatta ve eğitimde olmalıdır. Bu memleketi nasıl bir ileriye taşırızla olmalıdır.
Memlekete bir Mustafa Kemal daha gelmeyecektir. Geleceği emanet ettiği bu gençlik ve fikirleri Bâki kalacaktır. Dün saddamdan kaçıp sığınma talep edenler bugün devlet kurmayı hayal ediyor son cümle olarak kazandıklarını sandıkları an kaybedecekler. #nemutluTürkümdiyebilene
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
#terörlemüzakereolmaz!!
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
@türkiye @Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@zaferpartisi@rprefahpartisi@iyiparti@TerorsuzTR@TEMDairesi
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Dün aman dileyenler bugün devlet naraları atıyorlar. Semih Özbey abimin ve tüm şehitlerimizin hesabı sorulacak elbet. Onlarca kişiyi şehit eden teröristlerin, Nevruz Bayramı çatısı altında kamu alanlarında konuşma yapmasına, terör propagandası yürütmelerine, bebek katili bir densizin adını haykırmalarına müsaade ve müsamaha gösteren herkes, elbet bir gün halkın da sizi duymadığı günler gelir.
“Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de ateş idik.”
Bu ülkede düşünsel bir çöküş yaşanıyor. Bastırılan duygular kaosla birlikte patlıyor.
Türk olmanın değerleri bilinçli biçimde zayıflatılıyor, taviz üstüne taviz veriliyor.
Terörle mücadelede caydırıcılık yok; önleyici refleksler zayıf.
Kolluk yıpratılıyor, yargı ağırdan alıyor, milletin vicdanı kanıyor.
Onlarca insanı, çocuklarıyla birlikte katledenlerin “süreç” adı altında salındığı bir düzende adalet duygusu ayaklar altında.
Devlet–vatan–bayrak pazarlık konusu değildir.
Bunlar namustur.
Şunu da net söylüyorum:
Kimseyi bastırılmış bir ırk olarak tanımlamıyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan, vatandaşı olan ve kendisini bu milletin parçası sayan herkes benim kardeşimdir.
Ortak payda nettir:
Vatanın birliği, devletin bütünlüğü ve bu toprağın geleceği.
Kim bu toplumun çıkarı doğrultusunda hareket ediyorsa, kim bayrağına sahip çıkıyorsa mesele bitmiştir.
Küresel hesaplar kaos isteyebilir ama Türk milleti figüran değildir.
Unutmaz. Sadece zamanını bekler.
#Türkiye #MilliBirlik #TerörleMücadele #Vatan
“Tüm faaliyetleriniz boşa: Ya devlet başa, ya kuzgun leşe.” #nusaybin#provokasyon
Dün olsaydı; bu millet yerinde oturmaz, gerekirse Nusaybin’e kadar yürür, vatanının ve bayrağının karşısında duranlara meydanı bırakmazdı.
Geçmişte bayrağımızı indirmeye yeltenen bir PKK mensubuna karşı devlet refleksi nettir; bugün ise aynı zihniyetin sahadaki provokasyonlarına karşı uygulanan yaptırımların zayıf, eksik ve yetersiz olduğu kanaatindeyim.
Vatandaş; PKK, onun siyasi uzantısı HDP ve kısmi YPG bağlantılı yapıların baskı, sindirme ve mobbingine terk edilemez.
Amaç bellidir: Bölmek, ayrıştırmak ve kaos üzerinden yönetmek.
Devletin ve kolluk kuvvetlerinin görevi; masum vatandaşı korumak, boş bırakılan sahalarda cirit atan terör uzantılarını ve sözde temsilcileri hukuk içinde derdest etmek, bu provokasyonlara alan açmamaktır.
Türk milleti sahipsiz değildir; bu ülke provokasyonla dizayn edilemez.#türkunutmaz #türkiye #terörsüztürkiye
İki PKK’lı, karakola baskın düzenlemek üzere geliyor.
Çevrede bulunan terör örgütü sempatizanları, PKK’lılara yön tayin ederek yardım ediyor ve etkisiz hâle getirildiklerinde çığlık atarak ağlamaya başlıyor.
(4 Eylül 2015, Tunceli)
“İzleyeceğiniz görüntüler film ya da oyun sahnesi değildir.” (2015)
Türk Devleti tam 10 yıl önce bugün, 6.187 EYP, 2.307 hendek-barikatı imha edeceği ve sonunda 793 evladını şehit verdiği Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonlarından biri olan hendek operasyonlarını başlattı.
Aksi hâlde zor günler kapıda. Doğru adımlarla ise her kriz aşılabilir. Çünkü bu millet, tarih boyunca her defasında küllerinden doğmayı başarmış bir millettir.
Türkiye uzun süredir eğitimden ekonomiye, kimlik siyasetinden güvenlik politikalarına kadar geniş bir alanda ciddi bir buhran yaşıyor. Bu durum bir anda ortaya çıkmadı; kökleri 1950’lerden bugüne uzanan tarihsel kırılmaların birikimi.
Bugün öfkeyle değil akılla hareket etmeliyiz. Tarih gösteriyor ki toplumlar iç çatışmaya sürüklendiğinde kendi kendini tüketir. Bizim ihtiyacımız bölünmek değil, adalet ve akılla ülkeyi yeniden sağlam temellere oturtmak.