Milli İstihbarat Akademisi olarak Teknopolitik Çalışmalar Dizisi'nin ikinci raporunu yayımladık.
Bu çalışmamızda devletlerin dönüşen rekabet ve ittifak stratejilerini, Pax Silica, WAICO gibi farklı işbirliği modellerini analiz ettik. Ayrıca Türkiye odaklı önerilerimizi sunduk.
Teknolojik rekabet, uluslararası ittifakların sınırlarını ve işleyişini yeniden şekillendiriyor.
Teknopolitik Çalışmalar Dizisi’nin ikinci raporu “Teknopolitik Düzende İttifaklar, Stratejik Rekabet ve Türkiye” yayımlandı.
🌐 Teknoloji, ittifak ilişkilerini nasıl dönüştürüyor?
🔗 Pax Silica, FORGE ve WAICO gibi yeni yapılar ne anlatıyor?
🌍 ABD, Çin ve Avrupa Birliği hangi teknopolitik stratejilerle öne çıkıyor?
🇹🇷 Türkiye kritik teknoloji ve üretim ağlarında nasıl konumlanmalı?
Raporumuzun tamamını okumak için👇🏻
https://t.co/rJrmcJGiJ0
🔰Yeni teknopolitik düzenin haritası şekilleniyor. Pax Silica ve WAICO etrafında belirginleşen coğrafi ayrışma, geleceğin teknoloji ittifaklarının hangi eksenlerde kurulacağını gösteriyor. Bu yeni ayrışmanın Türkiye için ne anlama geldiğini raporumuzda ele aldık.
Raporumuzun tamamını okumak için👇🏻
https://t.co/rJrmcJGiJ0
.@Talha_Kose1 Hoca'nın yazısındaki en önemli hususlardan biri sürece yönelik riskleri üç düzeyde değerlendirmesi:
1) Siyasi alanda mutabakatın aşınması
2) Kararlarla uygulama arasındaki mesafenin artması ve kurumsal eşgüdüm
3) Dış aktörlerin olası kırılganlıkları istismar etmesi
Terörsüz Türkiye sürecinin yeni aşamasını, kurumsallaşma ve toplumsal sahiplenme boyutlarıyla AA Analiz için değerlendirdim.
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilmesiyle birlikte sahada elde edilen kazanımların hukuki, kurumsal ve toplumsal bir zeminde kalıcılaştırılmasına yönelik adımlar atılmaya başlanacaktır.
Bu yeni aşamada silahların bırakılması ve örgütsel tasfiyenin tamamlanması önşarttır. Ancak bunların ötesinde asıl hedef, terörün ve şiddetin yeniden üretilemeyeceği, şiddetsizliğin siyasetin ve gündelik hayatın olağan zemini haline geldiği kalıcı bir düzenin inşa edilmesidir.
Bunun için siyasi mutabakatın korunması, hukuki düzenlemelerin sahada etkili biçimde uygulanması, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sürecin toplum tarafından benimsenmesi kritik önem taşımaktadır.
Türkiye’nin en önemli avantajı, bu süreci kendi tarihsel tecrübesi, güçlü devlet kapasitesi, demokratik meşruiyeti ve toplumsal dinamikleri üzerinden yürütmesidir.
Bu yönüyle ortaya çıkan Türkiye Modeli, terörle mücadelede elde edilen sonuçları kurumsallaşma, siyasi mutabakat ve toplumsal bütünleşmeyle kalıcı hale getirmeyi amaçlayan özgün bir yaklaşım sunmaktadır.
Bununla birlikte, yeni aşama bazı risklerin dikkatle yönetilmesini de gerektirmektedir. Sahadaki gelişmeler ile hukuki ve siyasi adımlar arasındaki uyumun korunması, provokasyon ve dezenformasyon girişimlerinin engellenmesi, sürecin gündelik siyasi rekabetin konusu haline gelmemesi ve bölgesel gelişmelerin Türkiye’deki süreci olumsuz etkilemesine izin verilmemesi kritik önem taşımaktadır. Bu risklere karşı en güçlü güvence ise kurumsal koordinasyonun, siyasi mutabakatın ve toplumsal sahiplenmenin birlikte sürdürülmesidir. Türkiye Modeli’nin asıl başarısı da bu risklerin yönetiminde görülecektir.
https://t.co/B2LJdruxtn
Celal Erbay Hoca'yla birlikte @AAGorus için kaleme aldığımız yazımızda dünya siyasetindeki dönüşümü yapay zeka ve teknopolitik düzen odaklı bir şekilde analiz ettik.
Türkiye'nin yeni düzende kurucu aktör olabilmesi stratejik özerklik açısından oldukça önemli.Daha fazlası için👇
Yapay zeka çağında yeni güç mücadelesi: Teknopolitik düzen.
Türkiye bu yeni düzende nasıl konumlanıyor?
✍🏻 Doç. Dr. Celal Erbay ve Baki Laleoğlu yazdı. (@bakilaleoglu)
https://t.co/awGewi0ZAT
▪️Yapay zeka, devletlerin stratejik kapasitesi, teknoloji şirketlerinin kamusal alandaki etkisi ve bireyin toplumsal hayattaki konumuyla ilgili teknopolitik düzen merkezli yeni bir tartışma başlatmıştır.
▪️”Dünya Siyasetinde Teknopolitik Düzen Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporumuzun tamamını okumak için ⬇️
https://t.co/JZm6cYWzHk
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM’de geniş bir mutabakatla kabul edilmesi, Terörsüz Türkiye sürecinde yeni ve önemli bir aşamaya işaret etmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve ortaya koyduğu kararlı siyasi irade, sürecin stratejik istikametinin belirlenmesinde ve bir devlet politikası olarak ilerlemesinde belirleyici olmuştur.
Farklı siyasi partilerin sürece katılımı ve verdiği destek ise meselenin gündelik siyasi rekabetin ötesinde ele alınmasını sağlamıştır. Gazi meclisimiz, toplumsal ve siyasal mutabakatın inşa edildiği zemin olarak önemli bir sorumluluk üstlenmiştir. Kanunun geniş bir mutabakatla kabul edilmesi bu açıdan ayrıca kıymetlidir.
Bu noktaya ulaşılmasında siyasi iradenin yanı sıra, sürecin başından itibaren sahadaki gerçekliği karar alıcıların önüne koyan, farklı aktörler arasındaki temas ve koordinasyon zeminini oluşturan istihbarat kapasitesinin de önemli bir payı bulunmaktadır.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız Sayın Prof.Dr. İbrahim Kalın’ın süreçte üstlendiği rol, istihbaratın karar alma süreçlerini besleyen, kurumlar arası koordinasyona katkı sağlayan ve devletin stratejik hedeflerinin uygulanabilirliğini güçlendiren bir kapasite olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bundan sonraki aşamada silah bırakma ve tasfiye sürecinin sahada teyidi, provokasyonların önlenmesi ve kurumlar arası koordinasyon kritik önem taşıyacaktır.
Meclis iradesiyle hukuki zemini güçlenen Terörsüz Türkiye sürecinin; devlet aklı, millet irfanı ve toplumsal sahiplenmeyle kalıcı huzur ve bütünleşmeye ulaşmasını temenni ediyorum.
🖇️Yapay Zeka Çağında Üç Teknopolitik Yaklaşım
📊Teknopolitik rekabette aktörlerin yaklaşımlarını değerler ve öncelikler belirlemektedir.
📊Stratejik güç, kontrollü ilerleme ve insan merkezli yönetişim ekseninde şekillenen üç farklı yaklaşım, uluslararası düzenin geleceğine ilişkin teknopolitik temelli alternatif perspektifler sunmaktadır.
Raporumuzun tamamını okumak için⤵️
https://t.co/JZm6cYWzHk
📢📢📢
YENİ YAYIN
Millî İstihbarat Akademisi'nin Teknopolitik Çalışmalar Dizisi kapsamındaki ilk raporu "Dünya Siyasetinde Teknopolitik Düzen Tartışmaları ve Türkiye" yayımlandı.
Rapor, yapay zekâ etrafında şekillenen yeni güç düzenini ve Türkiye'nin bu düzendeki konumunu ele almaktadır.
Teknopolitik
Bugün MİA açısından heyecan verici bir gün. Teknopolitik Çalışmalar Dizimizin ilk ürünü olan “Dünya Siyasetinde Teknopolitik Düzen Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporumuzu siz değerli okuyucularımızla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.
Dünya siyasetinin yanı sıra ekonomi, güvenlik ve toplum alanlarının geleceğini şekillendireceğini düşündüğümüz teknopolitik, Türkiye’nin uzun vadeli öncelikleriyle de yakından ilişkili yeni bir çalışma alanıdır. Bu alanda Türkiye’ye özgü yaklaşım ve duruşun belirginleştirilmesi; stratejik önceliklerin ve uygulamaya yönelik yol haritasının ülkemizin çıkarlarını destekleyecek şekilde geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Raporda da vurguladığımız üzere yapay zekâ teknolojileri ile bu teknolojilerin geliştirilmesini ve yaygınlaşmasını mümkün kılan ileri düzey çipler, kritik mineraller, enerji kaynakları, veri altyapıları ve robotik sistemler, gelecekte uluslararası rekabetin merkezinde yer alacak teknopolitik düzenin temel unsurları hâline gelmektedir.
Dünya siyasetinin ve küresel ekonominin yeni hiyerarşisinin yapay zekâ ve onunla bağlantılı teknolojiler üzerinden şekilleneceği göz önünde bulundurulduğunda, teknopolitik tartışmaların sadece siyasi, ekonomik veya felsefi bir mesele olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu dönüşüm; teknolojik kapasite, ekonomik bağımsızlık, ulusal güvenlik ve küresel güç dağılımı arasında giderek daha güçlü bağlar kurulmasına yol açmaktadır.
Bu çerçevede Türkiye açısından sağlıklı ve uzun vadeli bir strateji geliştirilmesinin, teknopolitik düzene ilişkin farklı yaklaşım ve tartışmaların doğru biçimde anlaşılmasına bağlı olduğu kanaatindeyiz. Bu raporun da ilk halkasını oluşturduğu Teknopolitik Çalışmalar Dizisinin, söz konusu meselelerin hem fikrî ve siyasi hem de teknik boyutlarıyla ele alınmasına katkı sunmasını temenni ediyoruz.
https://t.co/9mP4ik2CaJ
Yeni uluslararası düzen, teknolojinin kim tarafından, hangi amaçla ve hangi değerler doğrultusunda kullanılacağı üzerinden de şekilleniyor.
Millî İstihbarat Akademisi olarak bu stratejik gündemi "Teknopolitik Çalışmalar" çatısı altında ele alacağız.
İlk raporumuz için🔽🔽🔽
Yapay zeka çağında şekillenen yeni teknopolitik düzeni ve Türkiye’nin bu süreçte geliştirmesi gereken stratejik yaklaşımı ele aldığımız “Dünya Siyasetinde Teknopolitik Düzen Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporumuz yayımlandı. 📣
🌏Yapay zeka çağında küresel rekabet nasıl dönüşüyor?
🖇️Yeni teknopolitik düzen tartışmaları hangi yaklaşımlar etrafında şekilleniyor?
🇹🇷Türkiye bu yeni teknopolitik düzende nasıl bir strateji geliştirmeli?
🔏Türkiye’nin teknolojik egemenliğini ve stratejik kapasitesini güçlendirecek öncelikli adımlar neler olmalı?
Raporumuzun tamamını okumak için👇🏻
https://t.co/JZm6cYWzHk
NATO’nun yeni dönemdeki temel stratejik önceliği; külfet paylaşımını kapasite üretimine, stratejik özerkliği ittifak gücüne dönüştürmek ve farklı tehdit algılarını ortak bir güvenlik mimarisinde buluşturmaktır.
🇹🇷 NATO 3.0 sürecinde Türkiye;
🔹İttifak'ın ihtiyaç duyduğu stratejik katma değeri,
🔹"Üç boyutlu derinlik" yaklaşımına sahip savunma sanayisi kapasitesi,
🔹Dengeli stratejik özerklik kabiliyeti,
🔹Doğu ve Güney kanatlarında ortak aktör konumu ile öne çıkıyor.
🇹🇷 MİT Başkanı İbrahim Kalın:
▪️Geç kalan bilgi çoğu zaman stratejik değerini kaybeder.
▪️Bu yüzden istihbaratın değeri, daha fazla bilgiye sahip olmaktan öte, doğru bilgiyi doğru zamanda stratejik öngörüye dönüştürebilme kapasitesinden ibarettir.
▪️Teknolojik kapasite ve yapay zekâ, bu alanda bize önemli imkânlar sunmaktadır.
Yeni raporumuz, “Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” yayımlandı.
NATO Ankara Zirvesi'ne sayılı günler kala, değişen uluslararası güvenlik ortamında NATO'nun dönüşümünü, NATO 3.0 tartışmalarını ve Türkiye'nin İttifakın geleceğindeki stratejik rolünü ele alıyoruz.
Bu çalışmamızda;
✔️ NATO'nun NATO 3.0 olarak tanımlanan dönüşüm sürecini,
✔️ Hibrit tehditler, yapay zekâ, siber güvenlik ve toplumsal dayanıklılığın NATO'nun güvenlik anlayışını nasıl dönüştürdüğünü,
✔️ Savunma sanayisi, stratejik özerklik ve külfet paylaşımı tartışmalarının İttifakın geleceğine etkilerini,
🇹🇷Türkiye’nin askerî, teknolojik ve diplomatik kapasitesi ile istihbarat paylaşımında NATO’nun yeni güvenlik mimarisine sunduğu katkıyı değerlendiriyoruz.
Raporumuzun, küresel güvenlik gündeminin odağındaki NATO Ankara Zirvesi öncesinde yürütülecek stratejik tartışmalara katkı sunmasını umuyoruz.
Link: https://t.co/hb4GuQBBd7
NATO 3.0 tartışmalarında Türkiye merkezi bir role sahip. Özellikle değişen güvenlik mimarisinde Türkiye, müttefikler açısından hem bir model hem de stratejik bir partner olabilir. Daha fazlası raporumuzda⬇️⬇️⬇️
“Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporumuz yayımlandı. 📣
🌍 NATO değişen güvenlik ortamına nasıl uyum sağlayacak?
🛡️ NATO 3.0 tartışmaları hangi başlıklar etrafında şekilleniyor?
🇹🇷 Türkiye, İttifakın yeni güvenlik mimarisinde nasıl bir rol üstleniyor?
📍 Ankara Zirvesi neden NATO’nun geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor?
Raporumuzun tamamını okumak için👇🏻
https://t.co/YyDk59odVn
🔹“NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık” programımızı geride bıraktık.
🔹36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz programda, istihbarat paylaşımı, stratejik dayanıklılık, hibrit tehditler ve NATO’nun değişen güvenlik ortamındaki rolü ele alındı.
🔹Programımıza katkı sunan tüm konuşmacılarımıza, katılımcılarımıza ve basın mensuplarımıza teşekkür ederiz.🤝
Milli İstihbarat Akademisi olarak “NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık” programımızda son derece verimli tartışmalara ev sahipliği yaptık.
Ankara'da yapılacak 36'ncı NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirdiğimiz programımız, NATO 3.0 perspektifinde değişen güvenlik anlayışını, istihbaratın İttifak içerisindeki rolünü ve dayanıklılık kavramının stratejik önemini değerlendirmek açısından önemli bir platform sundu.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanımız Büyükelçi Prof. Dr. İbrahim Kalın ve NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray açılış konuşmalarında uluslararası krizlere karşı stratejik öngörü, kurumsal adaptasyon, teknolojik dönüşüm, istihbarat kapasitesi ve toplumsal dayanıklılığın birlikte ele alınması gerektiğini hatırlattı.
Panellerimizde NATO İttifakı içinde istihbaratın siyasi ve stratejik karar alma süreçlerindeki yeri, istihbarat diplomasisi ve iş birliğinin rolü, yeni teknolojilerin ortaya çıkardığı fırsat ve sınamalar ile dayanıklılık kavramını beraber tartıştık.
Programımızın en özel anlarından biri, Teşkilat Başkanımız Sayın İbrahim Kalın’ın, Türkiye’nin 1960 yılında NATO’ya armağanı olan ve Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından hazırlanan mozaik panonun özel baskısını Sayın Scott W. Bray’e takdim etmesi oldu.
NATO Ankara Zirvesi öncesinde gerçekleşen bu uluslararası fikir alışverişinin, İttifakın istihbarat ve dayanıklılık eksenindeki ortak sınamalarına karşı çözüm arayışlarını desteklemesini umuyoruz.
“NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık” programı başladı. 📣
🎯 Uluslararası güvenlik ve istihbarat odağı
👥 Politika yapıcılar, akademisyenler, güvenlik uzmanları
🧭 İstihbarat paylaşımı, dayanıklılık ve NATO’nun geleceği
🗓️ 15 Haziran 2026
📍Ankara
ABD/İsrail-İran Savaşı, Türkiye açısından hem askeri teknoloji ve doktrinler hem de geleneksel güvenlik paradigmasının dönüşümü hususunda önemli ipuçları içeriyor. Yeni raporumuzda söz konusu dönüşümü teknik ve jeopolitik açılardan bütüncül bir şekilde analiz ettik.Detaylar⬇️⬇️⬇️
“Askeri ve Jeopolitik Perspektiften ABD/İsrail-İran Savaşı ve Türkiye” başlıklı raporumuz yayımlandı.📣
⚔️ Savaşın kaderini artık cephedeki güç mü, veri ve teknoloji üstünlüğü mü belirliyor?
🚀 Dronlar, füzeler ve hava savunma sistemleri savaşın seyrini nasıl değiştiriyor?
📡 Elektronik harp ve yapay zeka destekli sistemler çatışma sahasında nasıl rol oynuyor?
🧭 ABD/İsrail-İran Savaşı, Türkiye için hangi güvenlik derslerini ortaya koyuyor?
🔺Raporun tamamını okumak için👇🏻
https://t.co/59r0i3nbPi