Maalesef Türkiye’de kendi devleti ve hükûmeti hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.
Bunlar tüm misafirlerimizin ülkemizden sitayişle bahsetmesini içlerine sindiremiyor.
Öyle ki NATO Ankara Zirvesi’ne ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.
Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı ayetin yer aldığı pankart, bazı öğrencilerin önünde sıra oluşturmasıyla engellenmeye çalışıldı.
👤 Ayetli pankartı açan öğrenci Mustafa Malo yaşananları A Haber'de anlattı:
— Beklenti içinde yapmadım.
— Ön yargıları kırarım diye düşündüm.
— En çok başörtülü ablalarımın alkışı canımı yaktı.
— Yapılanlara tebessümle cevap verdim.
— Bir kez daha "Elhamdülillah iyi ki Müslümanım" dedim.
🎙A Haber muhabiri | Erşan Karaca
Bayrak, bu toprakları vatan kabul etmiş herkesin ortak paydasıdır, rengini şehitlerin kanından almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde bayrağa tahammülü olmayan ve kabul etmeyen hiç kimsenin bu toprakların nimetlerinden yararlanma hakkı yoktur.
Bu bağlamda ODTÜ’deki bayrak saldırısının hiçbir meşru ve haklı sebebi olamaz.
Saldırganların üniversiteyle ilişiği kesilmeli, hangi bayrağı tanıyorlarsa o topraklara deport edilmelidir.
Şanlı bayrağımızı tanımayanlar Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olamazlar, ellerindeki paçavraları bayrak diye sallayamazlar.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya:
"Hâkim ve savcılar gösterişten, riyadan, haramdan, yalandan şiddetle kaçınmalıdırlar.
Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle af olmaz. Haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez.
Midede haram lokma olursa ne takva ne de fetva kurtarır. Haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez. Haram ile abat olanın sonu berbat olur."
İçişleri Bakan Yardımcımız Bülent Turan, lafı gediğine koymuş.
Saldırı sonrası güç birliği yapmak yerine okul boykotu çağrısında bulunan hem muhalif hem iktidara yakın eğitim sendikalarına topluca ayar vermiş.
Şu sözü çok önemli:
“Karakola saldırı olunca polise de karakola gitmeyin mi diyeceğiz?”
👏👏👏
Ticaret Bakanlığı’nın anlamadığı ya da anlamak istemediği şu.
Sizin bilmem kaç tane markete kestiğiniz 96 milyon lira ceza ÇEREZ PARASI.
Bu marketler kesilen cezayı beş ürünün raftaki fiyatını değiştirirse üç günde çıkarır zaten.
Yapılması gereken belli:
KAPATMAK, MÜHÜRLEMEK!
HİÇ UTANMALARI KALMAMIŞ…
CHP Kadın Kolları Başkanı’nın 36 yaş büyük belediye başkanının 21 yaşımdaki belediye personeli ile basılmasını savunacakları kimsenin aklına gelmezdi.
Sussalar yeterdi ama ahlaksızlığı bile savunuyorlar…
CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya, 21 yaşındaki çalışanı ile otel odasında basılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a destek oldu:
"Tek amacı Uşak'a hizmet etmekten başka hiçbir şey olmayan Özkan Yalım yol arkadaşımızı, kıymetli Belediye Başkanımızı gözaltına aldılar."
Ekonomik zorluklar karşısında en çok bunalan kesimlerin ilk sırasında 17 milyon civarındaki emekliler yer alıyor.
Bu öfkeli kitle, öyle kolay yatışacak gibi de gözükmüyor.
Eğri oturup doğru konuşalım.
Eğer bugün emeklilik sisteminde sorun varsa, EYT meselesinde olduğu gibi bunu biraz da biz bozduk.
Kaldı ki 24 yıldır iktidarız.
Siyaset, bahane bulma yeri değil, çözüm üretme adresidir.
AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde askeri vesayet, 2001 ekonomik krizi gibi yakın tarihin en ciddi sorunlarıyla karşı karşıyaydı.
Enkaz edebiyatı yapmadı, çözdü, çözdükçe güven arttı, arttıkça oylar yükseldi, 24 yıllık başarı hikayesi böyle başladı.
Bugün şartlar ne kadar ağır olursa olsun, emeklilerin gelir sorunu hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan çözülmelidir.
AK Parti’nin bu tecrübesi vardır,
Eğer, bu sorun aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar.
Ayrıca, emeklilerin durumu, siyasi fantezi alanı değildir.
Zorluklarını paylaşamıyorsak hiç olmazsa duygularıyla oynamayalım.
Bu devlet işte böyle güzel bir devlet …
Mardin Ana Kanalı, Güneydoğu’nun bereket hattına dönüştü.
Fırat’ın suyu artık Şanlıurfa’dan Mardin’e akıyor; tarım, üretim ve yerleşim yeniden şekilleniyor.
221 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun yapay nehridir. Süveyş’ten uzun, Panama’nın yaklaşık üç katıdır.
▪️Cumhurbaşkanı Erdoğan bu açıklamayı yaptığında takvim yaprakları 26 Haziran 2015’i gösteriyordu…
▪️Türkiye bedeli ne olursa olsun güneyinde bir devlet kurulmasına izin vermeyecekti. Çünkü bu kendisi açısından varoluşsal bir tehditti…O gün bugündür küresel çakalların nihayetinde Türkiye’yi 3’e bölme hedefli planına direniyor bu ülke.
▪️7 Haziran 2015 seçimlerinde ortaya çıkan siyasi tabloyu fırsat bilen küresel çakalların en büyük kozu iplerini ellerinde tuttukları iki proje terör örgütüydü. Büyükşehirlerde patlayan bombalar ve barikat terörüyle desteklenen ayaklanma girişimleri hep bu kirli planın parçalarıydı.
▪️O dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünyaya verdiği tarihi mesaj da, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin kendisine sunulan “Başbakanlık” teklifini reddederek ezber bozması da ufukta beliren tehlikeye karşı devlet aklının devreye girdiğinin işaretleriydi. Türkiye kendisini Lübanlaştırmayı hedefleyen o planı yırtıp çöpe atmaya kararlıydı.
▪️24 Temmuz 2015’te TSK’nın İkiyaka Dağlarına başlattığı hava harekatıyla terörle mücadele konsepti değişti. Bir terör örgütü kazdığı çukurlara gömülürken uzun yıllar içinde devleti zehirli bir sarmaşık gibi saran diğer terör örgütü ise devletten tasfiye edildi.
▪️Elbette Türkiye bu adımları atarken küresel çakallar da boş durmayacaktı. Milletin bu tehlikeyi görerek 1 Kasım 2015’te Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında konumlanması planlarını alt üst etti. 15 Temmuz 2016’da 40 yıldır yatırım yaptıkları ve çok güvendikleri kozlarını sahaya sürdüler.
▪️15 Temmuz 2016 FETÖ darbesinin asıl amacı Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunmasını engellemekti. Başaramadılar. Milletin çelikten iradesine takıldılar.
▪️Türkiye darbeden sadece 40 gün sonra Fırat Kalkanı ile Suriye’ye girdi. Zeytindalı, Barış Pınarı ve diğer askeri operasyonlarla küresel çakalların “Akdeniz’e açılan koridor devlet” planına set çekti. Üstelik bunu bölgede etkili ABD ve Rusya’nın itirazlarına rağmen başardı.
▪️Bütün bunlar olurken iç cepheyi bölme ve Türkiye’yi komşularıyla karşı karşıya getirme çabaları da tam gaz devam etti. Rus uçağının düşürülmesi, Rus büyükelçiye suikast, ABD ile yaşanan papaz krizi, ekonominin bizzat ABD Başkanı tarafından hedef alınması, muhalefetin Erdoğan’a karşı destekleneceğinin bizzat ABD Başkan adayı Biden tarafından açıklanması… Biden’in “Ondan Suriye’de yaptıklarının hesabını soracağız” diyerek Erdoğan’ı tehdit etmesi vs.
▪️Hepsi güneyimizde bizi tehdit edecek bir proje devlet kurulması için maruz kaldığımız planlı operasyonlardı. Başaramadılar. Erdoğan ve Bahçeli’nin devletin ali çıkarlarını öne alarak inşa ettikleri Cumhur İttifakına millet sağduyuyla destek oldu. Anadolu insanı Küresel çakalların ekonomi kartıyla Türkiye’ye ödettiği ağır bedele rağmen devletinin yanında saf tuttu.
▪️Türkiye’nin önündeki 100 yılı tek parça olarak planlamak için atması gereken bir adım daha vardı: Terörsüz Türkiye .. Bin yıldır kardeşçe yaşayan, kız alıp kız veren, etle tırnak gibi olan Türk ve Kürt’ü birbirine düşürmeye kararlı çakalların önünü kesmek zorundaydık. Şimdi daha bir kez daha Suriyeydi.
▪️Suriye’de 8 Aralık 2024’te yaşanan devrim Türkiye’nin 10 yıllık haklı ve stratejik mücadelesinin bir sonucuydu. Terör örgütünün arkasında duran güçler bir bir sahadan silindi. Son 10 günde son kozlarını oynadılar. Ama yine duvara tosladılar.
▪️Türk devlet aklı hiçbir boşluk bırakmadan Suriye sahasında taşları ustaca yerine oturttu. Artık Terörsüz Türkiye’nin önünde bir engel kalmadı.
▪️Mücadele bitti mi? Hayır.. Ama Türkiye de Suriye de bugün dünden daha güçlü. 11 yıldır devam eden kavgada çok ağır bedeller ödedik ama bunun meyvelerini toplayacağımız günler yakın.
▪️Bölünmedik, iki proje terör örgütünü tasfiye ettik, küresel çakallara “Bu coğrafyada benim rızam olmadan plan yapamazsın” mesajını verdik ve bu realiteyi kabul ettirdik. Daha ne olsun.