Bundan tam 31 yıl önce Srebrenitsa’da yaşanan ve insanlık tarihine kara bir leke olarak düşen Srebrenitsa Soykırımında hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız…
Tüm ünvan, sınıf ve kademedeki eğitim çalışanları için mücadeleye devam ediyoruz
Şube müdürleri ve eğitim müfettişlerine yeni mali haklar getiren düzenlemeleri olumlu buluyor ama düzenlemenin kapsam olarak dar ve miktar olarak yetersiz olduğunun altını çiziyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak tüm eğitim çalışanlarını içine alan düzenleme ve uygulamalar için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.
Memur-Sen Antalya İl Temsilcimiz, Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanımız Sn. Eyup Bülent Miran'ın kızının düğün merasimine katıldık.
Beyza ve Oğuzhan çiftine bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz.
Rabbim iki cihan saadeti nasip etsin.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İNSANLIKTAN 7 TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi’nde cinsel sapkınlık ideolojisinden, diploma sahtekarı belediye soyguncusuna varana kadar her türlü melaneti savunmak serbest “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” ayetini arkadaşlarına hatırlatmak yasak !
Hukukçu doğru olmaktan, doğruyu savunmaktan, doğrudan yana taraf olmaktan niçin korkar!
Yeditepe Üniversitesi’nin ruhu diyerek emrolunduğumuz gibi dosdoğru olalım hatırlatmasını engellediniz, engelleme ilkelliğini alkışlattınız. Bu kafa ile üniversite yönetilir mi? Bu kafanın yönettiği yer üniversite olur mu?
Tekrar tekrar yaptıklarınıza bakılınca anlaşılıyor ki;insanlık ve hukuk Yeditepe Üniversitesi’nden en az 7 tepe 7 iklim uzakta
Kampanya gelen yoğun talepler nedeniyle 3 Ağustos 2026 tarihine kadar uzatılarak GÜNCELLENDİ.
MemurSenAvantaj Digital Çağın en avantajlı uygulaması.
#MemurSenAvantaj#AvantajMemurSen
ADIM DOĞRU; ANCAK KAPSAMI EKSİK, MİKTARI YETERSİZ!
İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Millî Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri ve Eğitim Müfettişlerinin mali haklarının iyileştirilmesi için uzun süredir yürüttüğümüz haklı mücadelenin ardından bazı düzenlemeler yapılmıştır. Atılan adımı önemsiyoruz. Ancak kapsamı dar tutulan ve kamu idari hiyerarşisi içerisindeki ücret dengesizliğini gidermekten uzak olan bu düzenlemeyi yeterli görmemiz mümkün değildir.
Cumhurbaşkanı Kararında yapılan değişiklikle; il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri ve belirli şartları taşıyan şube müdürlerine, hizmet süresi 20 yıl ve üzeri olanlara 50 puan (7.426 TL), hizmet süresi en az 10 yıl olanlara ise 25 puan (3.713 TL) ilave özel hizmet tazminatı öngörülmüştür. Ayrıca Ek Ders Esaslarında yapılan değişiklikle eğitim müfettişlerine haftalık 15 saat olmak üzere aylık 60 saat karşılığı 11.146 TL ek ders ücreti verilmesi kararlaştırılmıştır.
Ancak bu düzenlemeler; şube müdürlerinin, eğitim müfettişlerinin ve emsal kadrolarda görev yapan yöneticilerin yıllardır biriken mali hak kayıplarını telafi etmekten çok uzaktır.
Bizim talebimiz nettir: İl millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, eğitim müfettişleri, eğitim müfettiş yardımcıları, fakülte sekreterleri, kamuda görev yapan tüm şube müdürleri ve dengi kadrolarda bulunan yöneticilerin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı ödenmelidir.
Yapılan bu eksik düzenleme hem kapsamı hem de öngörülen tutar itibarıyla talebimizin oldukça gerisinde kalmıştır.
Daha da vahimi; aynı kurumda ya da farklı kurumlarda aynı unvan ve aynı sorumlulukla görev yapan personel arasında ayrım yapılması, aynı işi yapan şube müdürlerine farklı mali haklar tanınması Anayasa’nın eşitlik ilkesini ve “eşit işe eşit ücret” anlayışını açıkça zedelemektedir.
Kısacası; doğru yönde bir adım atılmıştır, ancak eksik atılmıştır. Beklentileri karşılamayan, çalışanlar arasında yeni adaletsizlikler doğuran ve yıllardır yaşanan mali kayıpları gidermekten uzak bu düzenlemeyi nihai çözüm olarak kabul etmemiz mümkün değildir.
Eğitim çalışanlarının hakkı, sınırlı iyileştirmelerle geçiştirilemez. Eğitim yöneticileri ve eğitim müfettişleri; üstlendikleri görev, taşıdıkları sorumluluk ve verdikleri emekle uyumlu, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemini fazlasıyla hak etmektedir.
Mücadelemiz; ayrım yapılmadan, istisna üretilmeden, 8. Dönem Toplu Sözleşme teklifimizde yer aldığı şekilde il millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şube müdürü ve dengi kadrolar ile üniversitelerde görev yapan fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, enstitü sekreteri ve şube müdürlerinin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı verilinceye kadar kararlılıkla sürecektir.
Haklı talebimiz karşılanıncaya kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyecek, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
OKUL BAHÇELERİNDEN TÜRKİYE’YE YAYILAN ŞEN ÖĞRENCİ SESLERİ AZALMASIN
11 Temmuz Dünya Nüfus Günü vesilesiyle aileyi güçlendiren, çalışma hayatını aile yapısıyla uyumlu hale getiren ve nüfusun sürdürülebilirliğini önceleyen politikaların büyük önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz.
Ülkemizin nüfus artış oranının kritik seviyelere gerilediği bu süreçte, esnek mesai, hibrit çalışma, kreş ve bakım desteği, doğum izin sürelerinin 60 haftaya çıkarılması, gençlerin evliliğini kolaylaştıracak sosyal destekler ve aile dostu vergi politikaları ertelenemez bir ihtiyaçtır.
Biz eğitimciler biliyoruz ki azalan nüfus, yalnızca demografik bir gösterge değil okul bahçelerinden tüm ülkeye yayılan şen öğrenci seslerinden mahrum kalmak ve ülkemizin yarınları için gerekli insan kaynağının zayıflaması riskini barındırmaktadır.
Bu nedenle “Aile ve Nüfus 10 Yılı” projeksiyonu, aile dostu çalışma hayatı, güçlü nüfus politikaları ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için tarihi bir fırsattır.
Aileyi güçlendiren, nüfusu koruyan ve çalışma hayatını bu hedef doğrultusunda yeniden düzenleyen adımlar kararlılıkla hayata geçirilmelidir.
Avrupa’nın Ortasında, Dünyanın Gözü Önünde Yapılan Soykırım: Srebrenitsa
Tek suçları Müslüman olmak olan 300 bin Boşnak, Avrupa’nın ortasında dünyanın gözü önünde katledildi.
Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge olarak ilan edilen ve 400 Hollanda askeri tarafından korunan Srebrenitsa şehrine sığınan 25 bin Boşnak Müslümanın Hollandalı barış gücü askerleri tarafından sırp çetelere teslim edilmesi ve bu çetelerin 5 gün içinde 8372 Boşnak Müslümanı vahşice katletmesi insanlığın en büyük utançlarından biri olarak tarihe geçmiştir.
Avrupa’da hukuken ispat edilen ilk ve tek soykırım olan Srebrenitsa soykırımının üzerinden 31 yıl geçti. Soykırımcıları ve soykırıma yardımcı olanları unutmadık, unutturmayacağız.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/xi8aGgtDNf
Şube Müdürü ve Eğitim Müfettişlerine Verilen Yeni Mali Hakları Olumlu Buluyor, Kapsamının Genişletilmesini İstiyoruz
İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri, Eğitim Müfettişleri ve Eğitim Müfettiş Yardımcılarının mali haklarının iyileştirilmesi amacıyla uzun süredir kararlılıkla yürüttüğümüz mücadelenin sonucunda, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle bazı olumlu adımlar atılmıştır.
Atılan bu adımı yerinde buluyor, gösterilen çabayı takdir ediyor, ancak yapılan düzenlemenin, yıllardır dile getirdiğimiz haklı talepleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
Zam ve Tazminatlar Kararnamesinde yapılan değişiklikle; il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve belirli şartları taşıyan şube müdürlerine ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre toplam hizmet süresi 20 yıl ve üzeri olanlara 50 puan (7.426 TL), 10 yıl ve üzeri olanlara ise 25 puan (3.713 TL) ilave özel hizmet tazminatı verilecektir.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Usul ve Esaslarında yapılan değişiklikle eğitim müfettişlerine haftalık 15 saat, aylık 60 saat karşılığı 11.146 TL ek ders ücreti ödenmesi sağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemeler, eğitim yöneticileri ve eğitim müfettişlerinin yıllardır biriken mali hak kayıplarını telafi edecek düzeyde değildir.
Eğitim-Bir-Sen olarak toplu sözleşme masasına getirdiğimiz talebimiz; il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, eğitim müfettişleri, eğitim müfettiş yardımcıları, şube müdürleri ve dengi kadrolarda görev yapanların tamamına ayrım yapılmaksızın 120 puan ilave özel hizmet tazminatı (17.820 TL) ödenmesidir. Eğitim yöneticilerinin ve müfettişlerinin haklı ve yerinde taleplerinin karşılanması ancak bu şekilde sağlanabilir. Maalesef yeni düzenleme, bu haklı talebimizi karşılamaktan uzaktır.
Sonuç olarak; atılan adım yerinde ve doğru ise de kapsamı dar, miktarı ise yetersizdir. Eğitim çalışanlarının haklı beklentilerini karşılamayan, yeni mağduriyetlere yol açan ve mevcut mali hak kayıplarını gidermekten uzak kalan bu düzenleme, eğitim yöneticileri ve müfettişlerinin yetersiz mali haklar sorununa nihai bir çözüm niteliği taşımamaktadır.
Mücadelemiz; hiçbir ayrım yapılmadan, hiçbir ünvan dışarıda bırakılmadan, tüm eğitim yöneticileri ile eğitim müfettişlerini kapsayacak şekilde 120 puan ilave özel hizmet tazminatının hayata geçirilmesine kadar aynı kararlılık ve azimle devam edecektir.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.
AP’NİN KIBRIS KARARI RUM PROPAGANDASINA TESLİM OLMUŞ BİR İFTİRA METNİDİR
Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul ettiği “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı karar, tarihi gerçekleri çarpıtan, Kıbrıs Türk halkını yok sayan ve Türkiye’yi hedef alan tek taraflı bir metindir.
575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilen kararın, Yunan asıllı raportör Eleonora Meleti tarafından hazırlanması ve metinde bütünüyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tezlerinin esas alınması, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesindeki tarafgir tutumunu bir kez daha göstermiştir.
Memur-Sen olarak, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı tarihsel ve hukuki bağlamından koparan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni asılsız iddialarla hedef alan ve Türkiye’yi “işgalci” olarak tanımlayan bu kararı şiddetle kınıyor; Rum propagandasına teslim olmuş bu iftira metnini bütünüyle reddediyoruz.
Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye’nin garantörlük haklarından doğan meşru ve hukuki bir müdahaledir. Bu harekât, Kıbrıs Türk halkının varlığını, güvenliğini ve temel haklarını korumak için gerçekleştirilmiştir. Nikos Sampson darbesini, EOKA çetelerinin mezalimini, Rumlar’ın Kıbrıs Türk halkına uyguladığı jenosidi ve adada yaşanan tarihi gerçekleri yok sayan hiçbir metin, adalet ve hukuk adına konuşamaz.
Kendi iç krizini aşamayan ve stratejik körlükle malul Avrupa Birliği’nin bir organı olarak AP’nin, Kıbrıs meselesinde Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk halkına istikamet çizmeye kalkması kabul edilemez. Avrupa’nın demokratik meşruiyet, temsil krizi, yükselen ırkçılık, İslam karşıtlığı, göçmen düşmanlığı ve dış politika tutarsızlıklarıyla yüzleşmesi gerekirken, AP’nin tarihi gerçekleri çarpıtan kararlarla Türkiye’yi hedef alması siyasi sorumsuzluktur.
Kıbrıs Barış Harekâtı, adaya işgal değil, barış getirmiştir. 1974’ten bu yana adada yaşanan huzur ve güven ortamı bunun en açık göstergesidir. Yarım asrı aşan süreçte yalnızca Türk tarafı değil, Rum tarafı da barış harekatı ile sağlanan bu güvenli ortamda kalkınmış ve siyasal düzenini sürdürebilmiştir. Bu gerçeği yok sayan yaklaşımlar, tarihi hakikatlere ihanettir.
Avrupa Parlamentosu, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını, egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü yok sayan tutumundan vazgeçmelidir. Ada’da kalıcı çözüm, Kıbrıs Türk halkının iradesini bastırarak değil; bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeğini kabul ederek mümkün olur.
Memur-Sen ailesi olarak bizler, emeğin, adaletin, insan onurunun ve mazlumların yanında duran bir emek hareketiyiz. Bu nedenle Kıbrıs Türklerinin haklı mücadelesini de Türkiye’nin garantörlükten doğan meşru duruşunu da savunuyoruz. Kıbrıs’ta barışın yolu, Türkiye’yi ve Kıbrıs Türk halkını hedef alan siyasi kararlar üretmekten değil; eşitlik, karşılıklı saygı ve adil iş birliği zeminini güçlendirmekten geçer.
Avrupa Parlamentosu’nu, Kıbrıs meselesinde Rum kesiminin sözcüsü olmaktan ve Türkiye karşıtı lobilerin etkisiyle hareket etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yöneltilen alçakça ithamları reddediyor; Kıbrıs Barış Harekâtı’nı hedef alan bu kararın bizim açımızdan hiçbir hükmü ve itibarı olmadığını ifade ediyoruz.
Ve bir kere daha diyoruz ki…
Kıbrıs Türk halkının haklarını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlük hukukunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tarihi sorumluluğunu kararlılıkla savunduğumuzu kamuoyuna saygıyla ilan ediyoruz.
https://t.co/6uQBefcvz0
Vicdanlarda Silinmeyen Acı: Srebrenitsa
11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşanan soykırım, insanlık vicdanını derinden yaralayan en büyük acılardan biri olarak hafızalara kazındı. Binlerce masum Sırp çeteleri tarafından katledildi.
Aradan geçen yıllar ne acıyı hafifletti ne de adalet arayışını sonlandırdı. Srebrenitsa, tüm insanlığın ortak hafızasında unutulmaması gereken bir insanlık suçudur.
Soykırımda hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalan ailelerin acısını yürekten paylaşıyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız.
#SrebrenitsaSoykırımı #11Temmuz
Srebrenitsa...
31 yıl önce Avrupa'nın tam ortasında yalnızca insanlar katledilmedi; insan hakları nutukları, medeniyet iddiaları, uluslararası hukuk ve Batı'nın vicdanı da Bosna'nın toprağına gömüldü.
Bugün kirli bir ikiyüzlülükle insanlığa ahlâk dersi vermeye çalışan Batılı karar vericiler, o gün 8 binden fazla masumun katledilmesinin suç ortaklarıdır.
Srebrenitsa'nın sessiz seyircileri, bugün Gazze'nin de suskun ortaklarıdır. Dün Bosna'da akan kana gözlerini kapatanlar, bugün Siyonist İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırım karşısındaki suskunluklarıyla yalnızca suç ortaklıklarını değil, medeniyet ve insan hakları iddialarının da bir aldatmacadan ibaret olduğunu bir kez daha bütün dünyaya ilan etmektedir.
Srebrenitsa hafızamıza kazılı. Üzeri ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın unutmayacak, unutturmayacağız.
Unutursak hesap soramayız. Hesabı sorulmayan her katliam, yeni zalimlere cesaret verir; yeni katliamların önünü açar.
Şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor; zulmün ve zulme sessiz kalanların er ya da geç ilahî ve beşerî adalet önünde mutlaka hesap vereceği güne olan inancımızı muhafaza ediyoruz.
#SrebrenitsaSoykırımı #Srebrenitsa #11Temmuz
AP’NİN KIBRIS KARARI RUM PROPAGANDASINA TESLİM OLMUŞ BİR İFTİRA METNİDİR
Memur-Sen olarak, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı tarihsel ve hukuki bağlamından koparan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni asılsız iddialarla hedef alan ve Türkiye’yi “işgalci” olarak tanımlayan bu kararı şiddetle kınıyor; Rum propagandasına teslim olmuş bu iftira metnini bütünüyle reddediyoruz.
https://t.co/KwAUwTmgrq
🎬 EĞİTİM TEMALI 10. ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMAMIZA BAŞVURULAR BAŞLADI
Eğitimin birey ve toplum üzerindeki etkisini, öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın fedakarlığını sinemanın diliyle anlatmak isteyen yönetmenleri yarışmamıza davet ediyoruz.
Bu yıl ilk kez verilecek Seyirci Özel Ödülü ile yarışmamızın ödül heyecanı daha da büyüyor.
Yarışmada birincilik ödülü 150 bin TL, ikincilik ödülü 125 bin TL, üçüncülük ödülü 100 bin TL, Mehmet Akif İnan Özel Ödülü 80 bin TL, Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü ise 60 bin TL olarak belirlendi. Seyirci Özel Ödülü sahibi ise 50 bin TL ödül almaya hak kazanacak.
Eğitimin hikayesini beyaz perdeye taşımak isteyen tüm yönetmenleri, öğrencileri, öğretmenleri Eğitim Temalı 10. Uluslararası Kısa Film Yarışmamıza katılmaya çağırıyoruz.
⏳ Son başvuru: 14 Aralık 2026
Başvuru için:
https://t.co/OQ3GQNPlN0
https://t.co/5ZvuY267pI
Bugüne kadar Amerika’nın öncülüğündeki NATO coğrafyamıza ne adalet ne huzur ne de barış getirdi. Aksine, Amerika, İngiltere ve Fransa gibi mutlak kötülerin müdahil olduğu coğrafyamızda darbeler, savaşlar, işgaller, sömürü ve katliamlar eksik olmadı.
Güç ve çıkar odaklı politikaların hâkim olduğu, çıkarın pusula, gücün hukuk sayıldığı yerde adalet değil zulüm, merhamet değil vahşet, barış değil savaş, umut değil matem büyür. Mutlak kötülük, dokunduğu her yeri mutlak kötülüğe boğmuş; geçtiği her yerde geriye yıkılmış şehirler, yetim çocuklar, gözü yaşlı anneler ve isimsiz mezarlar bırakmıştır.
Mutlak kötüler her yerde mutlaka kötülük yapmıştır. Tarih bunun en acı şahididir.
Cezayir’deki Sétif ve Guelma katliamlarını unutmadık.
Irak’ta milyonlarca insanın hayatını karartan işgali ve katliamları unutmadık.
Afganistan’da harabeye çevrilen şehirleri, kaybolan nesilleri unutmadık.
Libya’da parçalanan bir ülkeyi, söndürülen hayatları unutmadık.
İran’da, Minab Kız Okulu başta olmak üzere masum sivilleri hedef alan saldırıları unutmadık.
Ve
FİLİSTİN
Deir Yassin Katliamı’nı unutmadık.
Sabra ve Şatilla Katliamı’nı unutmadık.
Gazze’de dünyanın gözleri önünde yapılan soykırımı ve nice katliamları unutmadık.
Unutmayacağız…
Çünkü hafıza, mazlumun son sığınağıdır.
gezinomi MemurSenAvantaj dünyasında
Yurt içi ve yurt dışı çok fazla seçeneği değerlendirebilirsiniz.
Bütün kampanya ve özel fiyatlara ilave olarak MemurSenAvantaj Üyelerine özel indirim uygulanacaktır.
Rezervasyonlar sadece MemurSenAvantaj çağrı merkezi üzerinden yapılabilir.
Kampanya detaylarına Kimlik-Karedod-Otel kategorisinden ulaşabilirsiniz.
#MemurSenAvantaj
#AvantajMemurSen
MEMUR-SEN AVANTAJ İLE HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIN
Memur-Sen ve Emekli Memur-Sen üyeleri için özel olarak geliştirilen Memur-Sen Avantaj uygulamasıyla, günlük yaşamınızı daha avantajlı hale getirecek fırsatlara hızla ulaşabilirsiniz.
📲 Memur-Sen'li olmanın kazandırdığı bu özel ayrıcalıklardan faydalanmak için Memur-Sen Avantaj uygulamasını indirin, avantajlı fiyatların keyfini çıkarın.
🔗 https://t.co/hKUfnlIXZ8
Kapadokya'da Yeni Adresiniz.
Yeni ve yenilenen pek çok kampanya,size özel fiyatlar ve indirimler MemurSenAvantaj Dünyasında sizleri bekliyor.
#MemurSenAvantaj#AvantajMemurSen