Sisifos'u mutlu mu tasarlamak gerekir?
"Tanrıları hor görmesi, ölüme kin duyması, yaşam tutkusu, tüm varlığı hiçbir şeyi bitirmemeye yönelttiği bu anlatılmaz işkenceye malolur. Yeryüzünün tutkuları için ödenmesi gereken pahadır bu."
- Albert Camus, Sisifos Söyleni
Genel kanı tercihin akıl ya da duygu yönünde belirlendiği üzerine. Oysa bir de sezgi var; akıl ve duygu aynı tarafta olsa da sezgi tersini gösterebiliyor.
"Bir şiir yazmanın, hiç değilse en azından bir şiir düşünmenin yaşatıcılığını, bana göreliğini, kurtarırlığını bu kadar bilmezdim.
Yalnız şiir, başka hiçbir şey. Parasızlık da, yoksuzluk da ıspanak ve ekmek de duradursun. Yenilmeyeceğim onlara. Yalnız şiir, hep şiire."
"Bir şaheserin görüntüsü, iradenize karşı sizi durdurur, son derece güçlü bir büyüden başka hiçbir şeyin sizi çekemeyeceği derin bir düşünceye dalmanıza neden olur."
Eugene Delacroix, Journal, 1854
Sanatçılar yapıyor, ama ne yaptıklarını bilmiyorlar, sen de mi Brütüs?
Barnett Newman'ın hiç sevmediğim bir sözü vardır:
"Kuşlar için ornitoloji neyse sanatçılar için de estetik odur."
"Tek başımayken nesnelerin, dünyanın hakimiydim. Ne zaman ki bir başkası dahil oluyor hükümranlığım düşüyor ve kendimi kaybediyordum. Bu yüzdendir ki yalnızlığımı seviyordum; dünya, benim dünyam oluyordu; ben, en çok yalnızken ben olabiliyordum."
Sanat düşünüldüğü kadar "esnek" bir kavram değildir. Sınırları henüz tanıyamamış olmak, tanınamayacağı anlamına nasıl gelebilir? Bu ne cüret. 20. yüzyılda bu tartışma bağlamındaki en merkezi makaleler, metinler mutlaka buna benzer bir cümleyi (sanki bir argümanmış gibi) kullanıyor ve şöyle diyor: "Sizce de sanatı tanımlama girişimlerindeki sistematik başarısızlık bize başka bir şeyi göstermiyor mu?"
Buradaki sistematik başarısızlık olsa olsa sanat kuramcılarının yetersizliğini, alana ilginin düşüklüğünü, estetiği duyma ve anlama kapasitemizin zayıflığını gösteriyor.