# TLY Aslında şu yapılabilir ama iyi bir yazılım lazım. Mesela bende TLY’nin %1’i var , resmen TLY’deki hisselerin %1’i benim hesabıma aktarılır. Ben de ister kol keserim isterse 50 yıl beklerim. 10 günde biter bu yapılırsa.
Eş Başkanlığını yaptığım XI. Uluslarası Akademik Çalışmalar Kongresinden…
Tema: Yapay Zekanın Psikolojisi
22 ülkeden bildirilerin sunulduğu, uluslarası akademik katılımın olduğu, oturumların yoğun ilgi gördüğü bir kongre oldu…
Emeği geçen herkese teşekkür ederim…
BİR HAK İHLALİ DENEYİMİ: IKEA ANKARA
Dün Ege’yle uzun bir aradan sonra alışverişe çıktık.Bu,sıradan bir alışveriş değildi. Mücbir sebeplerden ertelediğimiz ihtiyaçlarını onun isteği üzerine karşılamak için titizlikle planlanmış,nokta atışı bir operasyondu.Gitmeden önce alacağımız ürünlerin her birinin mağazadaki mevcudiyet durumunu internetten kontrol edip liste yaptım. Pik saatlere denk gelmemek için sabah mağazada minimum süre,maksimum duyusal huzur hedefiyle çıktık yola.
Ancak hayat her zaman planlandığı gibi gitmiyor; hele ki engelli yakınıysanız özellikle de yolunuz ableist zihniyetle kesiştiğinde.
Kısa yolları kullansak da malum mağaza büyük. Sonlara doğruEge s��kılmaya başladı. Hızlandık. Kasa alanına geldiğimizde "Engelli Öncelikli Kasa" tabelasını görmek bizi rahatlattı.Ege’ye,"Hadi oğlum, buradan çok beklemeden çıkabiliriz," dedim.Bir yandan da olası bir kriz ihtimaline karşı acil durum ilacını hazırladım.
Önümüzde kasada işlemi devam etmekte olan bir kişi vardı ve onun arkasında sırada bekleyenler. Sırada bekleyenlere nezaketle sordum:“Engelli misiniz ya da yanınızda engelli bir birey var mı?” "Hayır" cevabını alınca durumu anlattım ve yasal öncelik hakkımızı kullanmak için işlemi devam etmekte olan kişinin arkasında sırada yerimizi aldık.
Toplumun farkındalık sınavı işte tam da burada başlıyor.
Homurdanmalar, söylenmeler, bunun neresi engelli diye birbirlerine soru sormalar, hiç anlamadım şeklinde cevaplar...Otizm görünür bir engel durumu olmadığı için bu tepkilere alışkınım ve hiç takılmadım. Ege ekolaliye başlayınca durum zaten görünür oldu. Homurtular dindi ama bu sefer başka bir şey başladı.
İşlemi zaten devam etmekte olan kadın dönüp bana “Çocuğunuzun engelli olduğunu söyleyip sırada bekleyenlerin önüne geçmeniz terbiyesizlik! ”dedi. Ege yanımda. O an vereceğim tepki sadece bana ait değil. Sakin kaldım ama pasif de değildim. "Sizin zaten başlamış olan işleminizi etkilemedik.
Bakın burası engelli öncelikli kasa. Sırada bekleyenler engelli değil. Tam olarak olmamız gereken yerdeyiz ve yasal hakkımızı kullanıyoruz. Kaba sözlerinizi de size olduğu gibi iade ediyorum." dedim.
Bu tür insanlar arsızdır. Siz net olunca ve onun istediği düzeyde kendisiyle muhatap olmadığınızda iyice coşarlar. Nitekim durmadı. Konuştu, yükseldi, suçladı. “Engelliliği avantaja çeviriyorsunuz! ” dedi.
Mesele tam olarak bu cümlede gizli.Toplumun en büyük yanılgısı; hakkı haksızlık,erişilebilirliği ise kayırma sanmasıdır. Oysa bunun adı çok nettir:Makul Uyumlulaştırma. Yani dezavantajlı bir bireyin toplumsal hayata herkesle eşit katılımını sağlamak için sunulan zorunlu destektir. Bu bir "avantaj" değil, bir haktır!
Bunu yıllar önce okulda da yaşadım. BEP hazırlanmasını, çocuğumun kendi şartlarına göre değerlendirilmesini istediğimde aynı cümle: “Engelliliği avantaja çeviriyorsunuz.”
Hayır. Avantaj değil. Hak!
Cevap vermedikçe kadın konuştu, konuştu... Son noktayı koydum:
"Lütfen susun. Oğlum yüksek sesten etkileniyor. İnternete girip 'pozitif ayrımcılık nedir' diye bakarsanız belki bugün bir şey öğrenmiş olursunuz."
Ardından asıl muhatabıma, kasiyere döndüm: “Bu süreci sizin yönetmeniz gerekiyordu.”
Çünkü mesele sadece bir bireyin fütursuzluğu değil, kurumun bu ayrımcılığa zemin hazırlayan sessizliğidir.
Sana sesleniyorum IKEA Türkiye!
@IKEA @IKEATurkiye
Hukuki Sorumluluk: Engelli bireylerin öncelik hakkını korumak sadece bir tabela asmak değil, o hakkın güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.
Personel Eğitimi: Personeliniz neden bir hak ihlali karşısında müdahale etmek yerine izleyici kalıyor?
Güvenlik Protokolü: Bir müşterinin, öncelik hakkını kullanan bir diğer müşteriye "terbiyesizlik" diyerek sözlü tacizde bulunmasına neden izin veriyorsunuz?
Tabela koymak vitrin süslemektir; uygulamak ise kurumsal sorumluluktur.
Engelli haklarını "terbiyesizlik" olarak niteleyen zihniyete mağazanızda alan açarsanız, bu sizin engellilik vizyonunuzun sadece tabeladan ibaret olduğunu gösterir.
@tihek_kurumsal
Apartmanın kapısının önüne araç park edilmesine tepki gösteren vatandaş:
"Bana, çok küfürlü konuşma diyorlar. Peki, konuşmayacağım ama buna ne dersin... Küfür etmeyeyim değil mi?"
Küfür ediyorum
Yazıp yazıp siliyorum
Yok anasınız a artık ama
Lan hiçmi bir yerde kontrol olmaz
Denetim olmaz
Sorumlu olmaz ?
Yangın olur 78 kişi ölür sorumlu yok
Deprem olur 50 bin kişi ölür sorumlu yok
Tren kazası olur çocuklar ölür sorumlu yok
Çıldırmamak elde değil
Konu Çocuk olunca çıldırıyorum
tff'nin türk milli takımını gönülden seçmemiş alman basınına bunu özellikle de belirtmeyi tercih eden bir cinsel saldırı sanığının arkasında durup ülkemizi temsil ettirmesini kabul etmiyoruz
DavaSürerken FormaYok
Dostoyevski şöyle der:
Eğer sende şu nitelikler açıkça görülüyorsa - masumiyet, fedakârlık, iyilik, yüksek ahlaki değerler, dürüstlük, içtenlik, merhamet ve herkese duyulan sevgi…
Eğer kimseye kin tutmuyorsan…
O hâlde sen, hiç şüphesiz bir ‘aptalsın’!
Şehit olduktan sonra odasına girenlerin gözünden masadaki ekmek ve yoğurtla, piknik tüpünün üstündeki kızartılmamış biber görüntüsü hiç gitmedi.
Kendi memleketi olan Tekirdağ Şarköy’den 1500 km ötede, henüz 21 yaşında ve 25 günlük öğrenmen iken Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Çavuşlu köyünde tam 32 yıl önce bugün, kendisine kıyamadığı için ona refakat eden babası Hasan Alten ile birlikte şehit edilen Neşe Alten öğretmeni rahmetle anıyorum. 🤲
Tek silahı kalemi ve memlekete olan sevgisi idi. 🇹🇷
Kendi kendine ekonomist, finansçı ve akil insan sıfatı yakıştıran şahsiyetler. Batıda her şeyin çok iyi olduğunu ve ülkemizde her şeyin kötü olduğunu düşünen yarı cahil tayfanın komplekslerini okşayarak bir takipçi kitlesi yaratmış olabilirsiniz ama bu sizlerle ilgili gerçekleri değiştirmiyor. En iyi ihtimalle “okumuş cahil” olduğunuzu zaten biliyorduk. Ama aynı zamanda ruh sağlığınız da yerinde değilmiş, bunu da kullandığınız platformlarda ispat ediyorsunuz. İçinizden de olağanüstü bir kötülük akıyor, bu kadar zehirli olmak ruh dünyanız için gerçekten çok zor olmalı; acınacak haldesiniz. Kompleksli “loserlar” dünyasının yankı odası olmak dışında kime ne faydanız oldu onu da merak etmiyor değilim. Yalnız artık şahsıma, kurumlarıma, çalışanlarıma ve yatırımcılarıma karşı yürüttüğünüz karalama kampanyası iyice size yakışan bir seviyeye ulaştı. Sakın beyefendiliğimizi zayıflık olarak algılamayın. Sizin gibilere cevap vererek verimli zamanımı harcamıyorum haliyle. Ama işi bu olan hukukçularımız çalışıyor, size gereken cevabı onlar verecek. Yatırımcılarımız müsterih olsun, Türk adaleti bunlara hakettikleri cevabı verecektir.
*TELEFON İCAD EDILELI 200 YIL OLDU AMA MALIYE VE SGK MEMURUNUN HABERI YOK*
🔴 Bugün sabah 11’den beri Beykoz Vergi Dairesi’ni arıyorum.
Bir türlü telefonlara bakmak bilmiyorlar.
🔴 Kozyatağı’ndan kalktım, 1 saat yol gidip daireye vardım.
Memurun karşısına geçtim, gene telefon açtım. Yine bakmadı. Çünkü kendisi arkadaşlarıyla sohbet ediyordu.
🔴 “Telefona bakar mısınız?” dedim.
Bana ters ters çıkıştı: “Yanlış arama geliyor, onun için bakmıyorum.”
“Hanımefendi ben arıyorum, sicil servisini arıyorum” dedim.
“Siz telefonu açmadığınızdan 2 dakikalık işlem için 2 saat yol çektim” diye ekledim.
🔴 İşlemim: Yoklama tutulmuş ama sicil kaydımızda faaliyet değişikliği yapılmamış.
Arkadaşına yönlendirdi, işlemim tam 1 dakika sürdü.
Ama akıl vermeyi de unutmadı: “Bu işlem için dijital vergi dairesinden dilekçe yazmanız yeterli.”
“Biz dilekçemizi yazdık, yoklamamız tutuldu, sizin işinizi yapmanız daha isabetli olur” diyerek çıktım.
🔴 Ümraniye Vergi Dairesi’nden çıktım, bu kez Ataşehir SGK’ya yöneldim.
Dünden beri arıyoruz, telefonlara yine bakan yok.
🔴 Saat 16:50’de daireye vardım.
Kapıda güvenlik içeri almamak içn direniyor. Çünkü bütün memurlar çıkmış servis kuyruğunda.“Mesainin bitmesine daha 10 dakika var” diye direndim, girdim.
🔴 Sorunumuz: Geçen ayki ödeme emanet hesaba düşmüş.
İndirimi alamıyoruz. Memur 1 dakikada düzeltti.
Sonra utanmadan “Telefon açsaydınız” dedi.
“Dünden beri arıyoruz ama ulaşamıyoruz” cevabını verdim.
🔴 Sonuç:
2 memurun telefonda toplam 2 dakikada yapabileceği işlemler için 2,5 saat yol çektim.
Vatandaşın zamanı, emeği ve sinirini hiçe sayan bu vurdumduymazlık ne zamana kadar sürecek?
Hüseyin Aytaç
Borç verdiği kişiden alacağını istemeye utanan,
Önünde yürüyen kadın takip edildiğini sanmasın diye hızlanıp onu geçen,
Kuşlar yem yerken, ürküp kaçmasınlar diye yolunu değiştiren,
Elindeki çöpü, çöp kutusu buluncaya denk elinde gezdiren,
Kimse görmediği halde, doğru olanı yapan,
Başkalarının adına utanan,
Az ve öz konuşan, yüreği güzel insanlara selam olsun.