#YEOSANG said the body lotion he recently mentioned was purchased by so many people that the brand reached out to thank him and sent him a gift along with the body lotion.
He said he’s really grateful to the Yeodoongies and thankful to the brand too. 🤍
the way he snaps his hand back Realizing what he just did and busying his hands behind his back and in his pockets and tugging on his jacket so they don’t do anything stupid again BEFORE HE EVEN SEES SH SHOO HIM OFF his restraint has been on vacation
[261001]
⭐️: Az önce evlilik konusundan da bahsettik ama insanın hayatı başkalarıyla kıyaslanabiliyor işte. Yanınızdaki insanlarla, arkadaşlarınızla ya da hayranlık duyduğunuz kişilerle kendinizi çok fazla kıyaslayabilirsiniz. Onlara bir bakıyorsunuz; o arkadaşınızın şimdiden evi var, arabası var, evlenmiş bile, işinde de her şey yolunda gidiyor... 'Ben de onunla aynı yaştayım, ben de kendimce aynı hayatı yaşayıp elimden geleni yaptım, peki neden sonuçlar farklı?' diyerek sakın moralinizi bozmayın. Bence herkesin kendine göre ayrı bir hızı var.
Şu sözü çok severim: 'Geç açan bir çiçek olması, onun güzel olmadığı anlamına gelmez.' Öyle değil mi? Açma zamanları farklı olsa bile tüm çiçekler güzeldir. Yeter ki o çiçek tam anlamıyla açana dek, o vakit gelene kadar boşvermişliğe kapılmadan, sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam edin.
Bir de asla kıskanmayın. Kıskançlığı ve yetersizlik hissini zamanında çok yoğun yaşamış biri olarak söylüyorum; bu duygular insanı içten içe kemiren bir düşman gibidir. Kıskançlık ve aşağılık kompleksi...
Ah, yani şey gibi kıskançlıktan bahsetmiyorum *güler* Ateez ile Atiny arasındaki o tatlı kıskançlıktan bende çok var, hem de fazlasıyla var!
Ama kastettiğim şu: Mesela yanınızdaki bir arkadaşınız çok başarılı oldu diyelim. 'Aman o da bir şey mi sanki, ne var ki onda?' demek yerine; 'Çok imrendim! Gerçekten çok imrendim, ne güzel olmuş senin adına, harika iş çıkarmışsın!' deyin. Duygularınızı direkt bu şekilde ifade edin, bence böylesi gerçekten çok daha güzel.
Ben de grup üyelerimden biri bir şey yaptığında içten içe çok imrenirim ve bunu direkt yüzlerine söylerim. Örneğin benim söylemek istediğim bir part'ı o aldı diyelim; 'Vay be, aslında o part'ı ben alacaktım ama bayağı iyi söylemişsin! Çok iyi iş çıkarmışsın' derim. Direkt kabullenip, karşıdakinin başarısını açık yüreklilikle tebrik edince insanın içi gerçekten çok rahatlıyor ve hafifliyor. Böylece insanın içinde daha çok çalışma isteği ve motivasyon da doğuyor. İmrendiyseniz, 'Özendim, imrendim' deyin gitsin. O zaman karşınızdaki arkadaşınız da mutlu olur. Yanındaki birinin ona 'İmrendim doğrusu, cidden çok havalısın' demesi insanı inanılmaz mutlu eder, içini ısıtır ve aradaki ilişkiyi de güzelleştirir. Ben de hislerimi bu şekilde dışa vurmayı çok seven biriyim.
Kıskançlık ve yetersizlik hissi insanın öz saygısını çok hırpalar, hayatı zorlaştırır. Çünkü o nefret ve kin duygusunun önüne geçemezsiniz. Sorunu başkalarında değil, kendinizde aramak... gerçi duruma göre değişir ama ne demek istediğimi anladınız değil mi? İşte öyle.
*İmrenmekten kastı hayran olmak ve o kişi için mutlu olmak... O kadar güzel anlatmış ki 😭