merhabalar,
bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.
In Turkish, the bird known as a “turkey” is called hindi, meaning “from India.” In India, however, it’s referred to as “Peru.” In Arabic, it’s called the “Greek chicken,” while in Greek it’s known as the “French chicken,” and in French, the “Indian chicken.” Despite the variety of names, the bird is native to none of these regions.
The unusual naming history goes back to the 16th century, when European explorers first came across turkeys in the Americas. At the time, global trade routes were still poorly understood, and merchants often misidentified exotic animals and goods as they moved between continents.
Because of this confusion, Europeans frequently mixed up the turkey with other birds such as guinea fowl from Africa or species traded through the Ottoman Empire. As the bird spread across Eurasia, each culture linked it to a different “foreign” origin based on their own trade connections and assumptions.
The end result is a kind of linguistic chain reaction. English speakers associated it with Turkey, Turks linked it to India, the French tied it to India as well, Arabs connected it to Greece, Greeks to France, and Portuguese speakers to Peru.
In the end, a single North American bird ended up carrying a whole map of mistaken identities across several continents.
⚪️ İsviçre’de bir kişi, toplu taşımada yüksek sesle konuşup ayağını koltuğa koyan kişiyi kayda alarak sosyal medyada paylaştı;
“İsviçre’desin, Türkiye’de değil!”
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Aha bir efsane daha çöktü…
1974 yapımı Küçük Prens’te Bob Fosse dansını izleyin.
Michael Jackson’ın 1983’te yaptığı moonwalk sandığınız kadar “ilk” olmayabilir. https://t.co/85GGT7u15M
“Ütopya” olarak lanse edilen Insider isimli şirketin ortağı Ali Can Kamiloğlu, firmayı eleştiren bir kişinin ekmeğiyle oynamaya çalıştı.
Kamiloğlu, Linkedn’de şirket hakkında yorum yapan kişinin patronunu etiketleyerek şu mesajı paylaştı:
“Sevgili Mark Fairless, 5-6 gün önce UK Fintech Week’te tanışmıştık. Umarım her şey yolundadır. Sizin çalışanınız Yiğit Gürsoy, bizim hiç tanışmadığımız ve hiçbir bağlantımız olmadığı halde açıkça bana hakaret ediyor ve taciz ediyor. Kendisini dava edeceğiz. Ancak, aramızdaki sohbetimizden yola çıkarak sizi bilgilendirmek istedim: ClearBank adına bu kadar sorumsuzca davranıyor.”
Tepkilerin odağı haline gelen şirket, kriz yönetimi konusunda sınıfta kalırken, Kamiloğlu’nun ispiyonladığı Yiğit Gürsoy isimli vatandaş geri adım atmadı ve patronuna Insider’ın gerçek yüzünü gösterdi:
“Mark, bu adam sweatshop işletiyor ve çalışanlarını 19 saat çalıştırıyor. Üstelik bu insanlık dışı çalışma koşullarından gurur duyuyor.”
Direnişimizin 14. açlık grevimizin 6. gününden, Kurtuluş Parkı’ndan Türkiye’ye selam olsun.
Direnişimizin ilk gününden beri söylediğimiz gibi: Tüm haklarımızı alana kadar buradayız, gitmiyoruz.
#MadencininEliniTut#HakkımıVerDorukMadencilik
Az önce modern köleliğin "ütopya" ambalajıyla pazarlandığı bir paralel evrene düştüm.
İş-yaşam dengesini tamamen rafa kaldırıp, haftanın yedi günü 18 saatlik mesaiyi gururla "adanmışlık" olarak sunan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Özel hayatı, sağlığı ve aileyi unutup sadece başkasının hayali uğruna ömür çürütmek vizyonerlik değil, düpedüz plaza prangasıdır.
Emeğinizi sömürmeyi "büyük bir tutkuyla dünyayı değiştiriyoruz" masalıyla meşrulaştıran bu tarz toksik çalışma kültürlerinden arkanıza bile bakmadan koşarak uzaklaşın.