Bu travmanın öcünü de aldım elbet.En çok korktuğu tavukların kümesine kilitleyerek..
Bir yandan ağlayıp bir yandan bağırırken onu izlemek geçmişe dair acımı bir nebze hafifletmişti.
Senin de bayramın kutlu olsun Ahmet.
Beni bisikletine bindirmeyen Ahmet.. seni hiç unutmiycam
Bugün, komşumuzun oğlu Ahmet'in göğsüme torpil fırlatıp,daha ilk bayramını yaşayamadan perte çıkardığı kazağımın aramızdan ayrılışının 24.yılı.
Ne hayallerle seçmiştim o kazağı tezgahtan..
Tabi o patlamada çenemin de bir kısmı yanmıştı falan.Tam anlamıyla bir kaos yaşanıyordu.++
Bu,kuru camda silecek çalıştırmış + petrolde fırçalı yıkamaya girerek hârelenmeye sebep olmuş bir davarın ön camıdır.
Astigmatım, düzensiz ışık kırılmaları sonucu gece sürüşünde 💥< şöyle çatallı görürüm.
+ bir ekleme daha,
Moda,dejavu gibidir.Sürekli minik farklılık eşliğinde kendini tekrarlar. Her jenerasyon hayatının bir noktasında buna şahit olur.
Çünkü stilistler üretkenliğini yitirir,nostaljiden birkaç alıntı yapar derken bı bakmışsın 30 yıl önceki şey yine trend olmuş...
18 yıl sektörde kaşarlanmış biri olarak şunu net biçimde söyleyebilirim; Zaaflarınızı kullanıyorlar.Evet,her konuda olduğu gibi.
Luis Vitrin,Proda,Jimmy çoo v.b v.b. kısaca hepsi.
Mesela bu modeli geçen ay fuarda özenle parlattılar. Fakat yeterli gelmemiş..
Dönmüş.
Bu öyle bir zamanmiş ki kot pantolonu olmadan altın aramaya kalkan, hırdavatcıdan pan ve kazma/kürek almak isteyen kimselere satış yapılmamış.
Sonuç olarak; eski kot pantolonlar gemi halatı gibiydi,katılıyorum. Moda diyerek tayttan hallice incecik bezleri iteliyorlar.
Kot pantolon denilen şey aslında iş pantolonudur. 1850'li yıllarda Bahçıvan modeliyle başlayıp Gold Rush döneminde altın madencileri için üretilmiş, akabinde sığır kovboyları da dayanıklı olduğu için kullanmaya devam etmiş.
Hatta o dönem levi strauss "501" modeli ile köşeyi ++