Haziran ayında;
▪️31 kadın cinayeti,
▪️31 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
Haziran ayı veri raporumuzun tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz👇
https://t.co/O4AaeMJQJm
Mayıs ayında;
▪️16 kadın cinayeti,
▪️33 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
Mayıs ayı veri raporumuzun tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
https://t.co/L4ZHfwR0yT
🟣 İhmalin, İstismarın ve Cezasızlığın Ortasında 23 Nisan
Bugün 23 Nisan.
Çocukların bayramı diyoruz; ancak bu ülkede çocukların nasıl yaşadığına baktığımızda başka bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Türkiye’de çocuklar uzun süredir şiddetle karşı karşıya. Bu şiddet yalnızca doğrudan saldırılarla değil; alınmayan önlemlerle, görmezden gelinen risklerle ve çocukları korumayan uygulamalarla da sürüyor. Gerekli tedbirlerin alınmadığı ortamlarda çocuklar hayatını kaybediyor, en basit güvenlik önlemlerinin eksik olduğu yerlerde ciddi risklerle baş başa bırakılıyor. Bu kayıplar tek tek yaşanan olaylar değil; süreklilik kazanan bir şiddet ortamının sonucu.
Çocukların bulunduğu alanlarda denetim yetersiz, açık tehlikeler göz ardı ediliyor ve sorumluların hesap verdiği bir düzen işletilmiyor. Her olayın ardından benzer açıklamalar yapılıyor, ancak çocuklara yönelen şiddeti durduracak adımlar atılmıyor.
Çocuklara yönelik istismar ise bu şiddetin en görünür biçimlerinden biri. Bu durum yalnızca bireysel suçlarla açıklanamaz; kamusal alanlarda ve kurumlar içinde de karşımıza çıkıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dahi gündeme gelen cinsel istismar iddiaları, çocukların temas ettiği hiçbir alanın şiddetten arındırılmadığını gösteriyor.
Bu koşullar altında büyüyen çocukların önemli bir bölümü aynı zamanda yoksullukla mücadele ediyor. Türkiye’de çocukların %36,8’i yoksulluk içinde yaşıyor. Yoksulluk, çocukları daha kırılgan hale getiriyor; onları şiddete, ihmale ve istismara karşı daha savunmasız bırakıyor.
Bütün bu başlıklar birbirinden bağımsız değil. Çocukların maruz kaldığı şiddet, alınmayan önlemler, etkisiz kalan süreçler ve derinleşen yoksulluk aynı yaklaşımın sonucu. Çocuğun üstün yararı esas alınmadığında, şiddet farklı biçimlerde yeniden üretilmeye devam ediyor.
23 Nisan’da çocukların bayramından söz edebilmek için önce bu gerçeklikle yüzleşmek zorundayız. Çocukların şiddetten uzak, yaşam haklarının güvence altına alındığı ve yoksulluğun ortadan kaldırıldığı bir ülke mümkündür. Bunun için çocuklara yönelik şiddeti önleyen politikaların hayata geçirilmesi, gerekli önlemlerin alınması, denetimlerin etkin hale getirilmesi ve cezasızlığın son bulması gerekmektedir.
Bu tabloyu kabul etmiyoruz. Çocuklara yönelen şiddetin karşısında durmaya, yaşanan her ihlalin takipçisi olmaya ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir ülke için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında tutuklandı
Sonel, ifadesinde ne dedi?
Detaylar: https://t.co/GWnJT1gbTI
Gülistan Doku soruşturmasındaki ilerleme, ölümüyle ilgili sır perdesi yıllardır aralanamayan Rabia Naz'ın ailesine de umut oldu
Baba Şaban Vatan: "Dosya yeniden açılır diye okul çantasına hiç dokunmadım, adli delil torbasında olduğu gibi duruyor"
Ocak ayında;
▪️ 22 kadın cinayeti,
▪️ 14 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti.
Ocak ayı veri raporumuzun tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. 👇🏻
https://t.co/t2kKdSPBPI
1 gün içinde 6 kadın öldürüldü.
🟣 İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, boşanma aşamasında olduğu erkek Gıyasettin Şağbangül tarafından üç çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak öldürüldü. Filiz sığınma evinde kalıyordu; çocukları için eve döndüğü sırada öldürüldü.
🟣 Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek Erdal Dağ tarafından, istasyonda herkesin gözü önünde ateşli silahla öldürüldü.
🟣 Van’da 33 yaşındaki Gönül Alkan, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Kemalettin Arkan tarafından gece saatlerinde öldürüldü.
🟣 Osmaniye’de İlknur Kor, boşandığı erkek Semih Onar tarafından ateşli silahla öldürüldü.
🟣 Aksaray’da Kübra Kılıç ve kuzeni Zeynep Ayaz, Kübra Kılıç'ın boşandığı erkek Tolga Kuş tarafından silahla öldürüldü.
Bu kadınların üçü boşanmak istedikleri için, ikisi ise boşandığı için öldürüldü. Öldürülen kadınların yaşamak için verdiği mücadele görmezden gelindi. Tüm bu cinayetler önlenebilirdi.
Bu kadınlar yaşamları hakkında karar almak istedikleri ve uygulanması gereken kararlar uygulanmadığı için öldürüldü.
6284 sayılı Kanun uygulanmadığı her gün, uzaklaştırma kararlarının uygulanmadığı her an, kadınlar ölmeye devam ediyor. Verilen kararları uygulamayan, denetlemeyen, etkin önlem almayan her kurum sorumludur.
Yaşam hakkı en temel haktır. Biz bu hakkı savunmaya devam edeceğiz.
6284 uygulanacak.
Uzaklaştırma kararları etkin biçimde uygulanacak. İhmali kamu görevlileri hakkında işlem yapılacak.
Filiz’in, Aylin’in, Gönül’ün, İlknur’un, Kübra’nın ve Zeynep’in adını unutturmayacağız. Bir kişi daha eksilmeyeceğiz.
Türkiye'de 24 saatte 6 kadın öldürüldü
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu kadın cinayetlerine tepki gösterdi:
"Bu kadınların üçü uzaklaştırma kararına rağmen öldürüldü. Neden?"
https://t.co/iyue2sbFbD