15,000 Kurdish people of whom 5,000 of it were women and children were massacred by the Turkish state on July 13,1930 after Shaikh Said revolt-a breaking point in Turkish-Kurdish relationships in near history. Commemorating #ZilanMassacre#ZilanKatliami
📌"Demirtaş ilk başta bana tam bir misafir muamelesi yaptı. Kendisi kıdemliydi"
🗣️Selçuk Mızraklı Selahattin Demirtaş'la kaldığı günleri anlatıyor:
📌"Demirtaş ile insan yan yana geldiği zaman tabii böyle ilginç şeyler de çıkıyor ortaya"
@nucegihan@SelcukMizrakli
İZLEMEK İÇİN: https://t.co/PMprVy9IFQ
Yitik bir aşkın gölgesinde,
Dinmeyen bir özlemin izinde,
Bitmeyen bir mücadelenin,
Sönmeyen bir ateşin peşinde…
Kaç leylim bahar geçirdik seninle, Amed?
Kaç kez sustu gecelerin,
Kaç kez yeniden doğdu umutlarımız?
Rojbaş Amed!
➡️Selçuk Mızraklı'nın 7 yıl sonra Diyarbakır'daki ilk açıklaması:
📌"Arkadaşlar 7 yıl oldu, günleri saymayı çok iyi bilirim. Saatleri matematiği çok iyi bilirim beni tanıyanlar çok iyi bilirler, inanın hiçbir şey bu işin ne matematiğine ne fiziğine ne ruhuna ne yüreğine bakıyor. Devraldığımız mirasa bakıyor.
📌"Ben bugün, ben bugün ayrılırken yoldaşıma, arkadaşıma, kardeşime partimin genel başkanlığını yapmış ve hepimizin gönlünde yer etmiş arkadaşıma sarılırken dedim ki ben seni burada yalnız bırakmıyorum, senin yüreğinde milyonların yüreği var. Milyonların yüreğini taşıyorsun milyonlar da senin yüreğini taşıyor."
📌"Bu kan ve gözyaşına toprak doydu. Artık bu toprağa barışı ekelim."
@dilekodabas_
CANLI İZLEMEK İÇİN: https://t.co/p0rQixdQcV
Bir vatandaş, diş ağrısına “%100 kesin çözüm” bulduğunu iddia ederek kendi uyguladığı yöntemi anlattı. Yöntemin gerçekten işe yarayıp yaramadığı ise tartışmaya açık.
Amcam Kemal Pir'e
Bugün senin gidişinin üzerinden tam 44 yıl geçti.
7 Eylül 1982’de Diyarbakır zindanlarında bedenin sustu. Ama senin adına yüklediğimiz anlam 44 yıldır susmuyor, susmayacak.
Sen, bir halkın özgürlüğü ve onuru için hayatını ortaya koyan bir kuşağın içinden geldin. Diyarbakır zindanlarında uygulanan işkence ve teslimiyet politikalarına karşı başlatılan 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu’nun ilk şehidi ve ilk kazananı oldun.
Bugün sana, ölümünün 44. yılında yazıyorum.
Ama bu kez yalnızca geçmişi anmak için değil; bugün geldiğimiz noktayı ve önümüzde duran geleceği konuşmak için yazıyorum.
11 Temmuz 2025’te, Bese Hozat’ın öncülüğünde KCK’nin sembolik olarak silah bırakma yönünde attığı adım, bana göre tarihsel bir dönemin kapanması açısından önemliydi. Silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasete bırakması, yalnızca bir yöntem değişikliği değildir. Aynı zamanda siyasetin kendisini yeniden tarif etmesini gerektiren büyük bir dönüşümdür.
Çünkü asıl mesele, silahların sustuğu yerde nasıl bir siyaset kuracağımızdır.
Barış yalnızca çatışmanın sona ermesi değildir. Barış; hukukun, adaletin, siyasetin ve toplumsal yaşamın yeniden kurulmasıdır. İnsanların düşünceleri nedeniyle korkmadan konuşabildiği, farklılıkların tehdit olarak görülmediği ve siyasetin şiddet yerine ikna gücüne dayandığı bir düzen kurabilmektir.
Bugün siyasal yapımız, siyasi partimiz hiç olmadığı kadar büyüdü. Bu büyüme elbette önemli bir kazanımdır. Ama büyüyen her yapı, beraberinde yeni sorunlar da taşır.
Yapı büyüdükçe her zaman olduğu gibi yanlış insanlar da içine girebilir. Kişisel ilişkilerin siyasi ilişkilerin önüne geçtiği, dar ve oligarkik yapıların oluştuğu dönemler yaşanabilir. Eleştirinin tehdit, farklı düşüncenin ise sadakatsizlik olarak görülmesi de bunun bir sonucudur.
Tam da bu nedenle Kürt siyaseti büyüdükçe kendisini daha fazla sorgulamak zorundadır.
Eleştirmek düşmanlık değildir. Sorgulamak ihanet değildir. Bir hareketin gerçek gücü, sadece kaç kişiyi örgütlediğiyle değil, kendi içindeki farklı düşüncelere ne kadar tahammül edebildiğiyle de ölçülür.
Bu mesele aynı zamanda Kürt siyasetinin tarihsel olarak içinden geldiği gelenekle de ilgilidir.
Eşitlik, özgürlük, dayanışma, sömürüye karşı çıkmak ve iktidarı sorgulamak gibi değerler hala önemlidir. Fakat bir geleneği yaşatmak, onu dondurmak anlamına gelmez.
Bazen hem solda hem de Kürt siyasetinin bazı çevrelerinde farklı düşünceler çok kolay biçimde etiketleniyor. Tartışmanın yerini sloganlar, düşünmenin yerini ezberler alabiliyor.
Oysa bugün ihtiyacımız olan şey, geçmişin bütün cevaplarını tekrar etmek değil; geçmişteki düşünme cesaretini bugüne taşıyabilmektir.
Marx’ın çok önemli bir sözü vardı: “Somut durumun somut tahlili.”
Bugünün somut durumu ise sizin gençliğınizin dünyasından çok farklı.
Yapay zeka, robotlar, hümanoid varlıklar, büyük veri, algoritmalar ve hesaplama gücü artık yalnızca teknoloji dünyasının konusu değil. Bunlar yeni üretici güçlerdir.
O zaman sorularımız da değişmek zorunda:
Verinin sahibi kim olacak?
Algoritmaları kim kontrol edecek?
Yapay zeka ve robotların yarattığı zenginlik kimin olacak?
Teknoloji insanlığın ortak refahını mı büyütecek, yoksa yeni eşitsizlikler mi yaratacak?
Daha az insan emeğine ihtiyaç duyulan bir dünyada (ki 25 yıl içinde dünya genelinde 700 milyon insan yapay zekanın gelişmesiyle işsiz kalacak) emek, gelir, toplumsal refah ve adalet nasıl yeniden tanımlanacak?
Bunlar yalnızca teknoloji soruları değildir. Bunlar özgürlük, eşitlik, demokrasi, toplumsal refah ve adalet sorularıdır.
Dolayısıyla bunlar doğrudan Kürt siyasetinin de sorularıdır.
Kürt siyaseti artık yalnızca Kürt sorununun nasıl çözüleceğini değil, Kürtlerin nasıl bir toplumda yaşayacağını da konuşmak zorundadır.
Nasıl bir demokrasi?
Nasıl bir ekonomi?
Nasıl bir sosyal adalet?
Teknolojik dönüşüm karşısında nasıl bir toplum?
Bence önümüzdeki dönemin asıl büyük tartışması burada başlayacak.Çünkü silahların sustuğu bir dönemde siyasi gücün ölçüsü yalnızca örgütsel büyüklük olmayacak..1/2
Endonezya'da Anak Krakatau Dağı bugün patladı!
Külleri 50.000 fite yükselten patlama nedeniyle Cakarta Soekarno-Hatta Havalimanı'nda uçuşlar geçici olarak durduruldu.
Havadaki 200'den fazla uçağın rotası acilen değiştirildi. Gökyüzü siyaha büründü.
📌 SALİH AMEL İMANI İNSANA HAYATA VE TOPLUMA FAYDA SAĞLAYAN EYLEME DÖNÜŞTÜRMEKTİR
📩 Kur’an’ı kendi bütünlüğü içinde akıl, bilim ve tefekkürle okumak; salih amel kavramının yalnız sözde değil, insana ve hayata katkı sağlayan davranışlarda nasıl karşılık bulduğunu görmeye çağırır.
103/Asr 3:
«Bunalım, stres, hüsrân, zarar içinde olmayanlar ise ancak; iman edenler, salih amel, insana ve hayata katkı sağlayarak faydalı işleri en iyi şekilde yapanlar, birbirlerine yalnızca gerçeği, hakkı tavsiye edenler yani Kur’an ile tavsiyeleşenler ve birbirlerine her türlü zorluğa rağmen, sabrı , direnmeyi, çalışmayı tavsiye edenlerdir!»
29/Ankebut 7:
«İNANIP salih amel, insana ve hayata katkı sağlayanların, faydalı işleri en iyi şekilde yapanların kötülüklerini elbette örteriz. Onlara yapmış olduklarının en güzeli ile karşılık veririz.»
4/Nisa 124:
«Mümin olarak erkek veya kadın her kim salih amel, insana ve hayata katkı sağlayacak iyi ve faydalı işler yaparsa işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.»
65/Talak 11:
«İman edip salih amel, insana ve hayata katkı sağlayacak faydalı bir işi en iyi şekilde yapanları, hayata katkı sağlayanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir Rasul gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih amel, hayata katkı sağlarsa, faydalı işleri en iyi şekilde yaparsa Allah onu içinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetlere koyar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiş olur.»
📝 Tefekkür Notu
Bu ayetler birlikte okunduğunda salih amel; imanın hayata taşınması, insana fayda sağlanması ve yapılan işin en iyi şekilde gerçekleştirilmesi üzerinde düşünmeye çağırır.
📕 https://t.co/e17lrtFXUl
CÜNEYT ÖZDEMİR SİNİRLENDİ: “SANANE ULAN! SEN KİMSİN? SABANCI ÜNİVERSİTESİ’NDE UYDURUK BİR AKADEMİSYENSİN.”
Gazeteci Cüneyt Özdemir:
Bu ülkenin entel danteli Güneydoğu'yu bilmiyor, 90'ları bilmiyor, faili meçhulleri bilmiyor.
O yüzden de böyle yavşak yavşak şey yapıyorlar "barış geliyor da nereye geliyor yani" böyle üstten bakmacı bir şeydeler.
Ya da diyorlar ki Erdoğan yapıyorsa kötü yapıyor.
Güney Doğu'daki değişimi, dönüşümü yaşayan bilir ya. Oradaki entel dantele beğendiremiyorsun. İyi de kardeşim silahlar susmuş böyle bir sürece girilmiş ne istiyorsun kardeşim?
Bu adamlara hiçbir şeyi beğendiremiyorsun. Berk Esen diyorum çok önemli bir insan olduğu için değil de Türkiye'deki yeni entel karikatürü adam.
"Cüneyt Özdemir böyle tweet atmamalı" Sana ne ulan, sen kimsin seni referans alalım? Sabancı Üniversitesi'nde uyduruk bir tane akademisyensin.
Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Kürt Agit Kabayel'in, Rusyalı Türk dövüşçü Arslanbek Makhmudov'u mağlup ettiği anlar.
Uğur da napsın kendisi bir halt olmadığı için Brezilyalı babasının kucağına atlamış oradan Kürtlere saldırıyor. Ezik işte.😂
Kürt halkına haksızlık yapıldığını söyleyen kadın:
• Bakın ben tam tamına 9 tane Doğu şehri gezdim.
• 9 tane hiç bilmediğim bir şehre gidip hiç tanımadığım insanların evlerinde kaldım.
• Ve bu insanlar hiç tereddüt etmeden beni evlerine aldılar.
• En güzel yemekleri yaptılar, en güzel odalarında, en temiz çarşafları, nevresimleri sererek beni uyuttular.
• Beni kendi emanetleri olarak gördüler.
• Anneleri anne, babaları baba oldu, abileri abi, tüm kız kardeşlerimle bana kardeşlik yaptılar, yol gösterdiler.
• Her yeri gezdirdiler bana.
• Çok güzel misafirperverlik ettiler.
• Ve hiçbiri gerçekten beni tanımıyorken bunları yaptılar.
• Ve ben bir Türk'üm.
• Türk olarak oraya gittim ve beni emanetleri olarak gördüler.
• Benim kendi ailemin bana vermediği sevgi ve şefkati onlar bana verdiler.
• Şimdi neden bunları anlatıyorum size?
• Çünkü bu insanlar Türk'ü, Kürt'ü demeden, Laz'ı, Çerkez'i demeden, içten bir şekilde, hiçbir çıkar gözetmeksizin sahip çıkan ve değer kıymet veren insanlar.
• Türk'ü de, Kürt'ü de, Çerkez'i, Laz'ı da kardeşi olarak gören insanlar.
• Bir insanı memleketi, dili ya da etnik kimliği yüzünden taşlanması, saldırıya uğraması kabul edilebilir bir şey değildir.
• Bugün sırf Kürt olduğu için hedef alınarak bu muameleye maruz kalan insanlara yapılan muamele hepimizin vicdanını ilgilendiriyor.
• Mesele toprak, millet diyorsunuz, kendi memleketlerinizden kovuyorsunuz.
• Ama sırf bu topraklar için, bu ülke için canı pahasına askerlik yapan, astsubaylık, subaylık yapan binlerce Kürt insanı var.
• Kürt olup hâlâ bu ülke için canı pahasına mücadele eden yiğitler var.
• Bugün bir Kürde yapılan haksızlık beni ilgilendirmez derseniz, yarın başınıza gelebilecek herhangi bir haksızlıkta kimsenin sizi savunmasını beklemeyin.