Sevan Nişanyan'dan korkunç itiraf:
"Ege'deki Kürt nüfusu %5 olmasına rağmen adli suçlardan yatanların yarısı Kürt. Bunlar çoğunlukla PKK sempatizanı ve destekçisi olanlar."
Ege ve Akdeniz korkunç halde istila altında TÜRK insanın yaşam alanları tüketiliyor.
Sabrina Carpenter de faşist ve ırkçı. Japonlar da aynı şekilde. Biz zaten faşist ve ırkçıyız. Dünyanın neresine giderlerse gitsinler karşılarına çıkan herkes faşist ve ırkçı, bir tek onlar masum. Her şeyi kendilerine hak görmenin başka açıklaması yok ya.
Fatih Altaylı:
"Tarih 26 Ocak 2014.
Yer İstanbul. Sinan Erdem Spor Salonu.
AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan adaylarını tanıtım töreni.
AK Parti’nin en güçlü olduğu dönemler.
Salon hıncahınç dolu.
Kürsüde Başbakan Erdoğan var.
CHP’ye ve henüz CHP’de o güne kadar daha bir seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu’na sert sözlerle yükleniyor.
O zaman da CHP’yi darbecilikle, darbecilerle işbirliği yapmakla suçluyor.
Uzun bir konuşma yapıyor ama en çarpıcı bölümü bu.
Başbakan aynen şöyle diyor:
“Sabah akşam yolsuzluk ve rüşvet diyerek, Türkiye'ye, milli iradeye, milli kurum ve değerlere yapılan saldırıyı örtmeye çalıştınız.”
Ve devam ediyor:
"En büyük hırsızlık, en büyük yolsuzluk, milli irade hırsızlığı, milli irade yolsuzluğudur. Milli iradeyi çalan, milli iradeyi çalmaya kasteden, asıl hırsızdır, asıl yolsuzdur.”
Söyledikleri doğru mu?
Siz karar verin.
Milli irade konusunda haklı mı?
Bence haklı!
Üzerinden 12 yıl geçmiş ama ben bu konuşmayı çok iyi hatırlıyorum.
12 yıl önce “haklı” olan bu sözler bugün “haksız” olabilir mi!
Milli irade ile ilgili fikirler 12 yılda değişir mi, yoksa bu görüş zamandan bağımsız bir geçerliliğe mi sahip olmalı.
Eğer öyle ise bugün yaşadığımız ne!
Bakın Bursa’da iki yıl 10 gün önce bir seçim yapılmış.
Mustafa Bozbey oyların yüzde 47,62’sini alarak belediye başkanı seçilmiş.
Onu izleyen aday AK Partili aday Alinur Aktaş’ın oyu yüzde 38,35’te kalmış.
Yeniden Refahlı Sedat Yalçın’ın oyu yüzde 4,9, İYİ Partili Selçuk Türkoğlu’nun oyu ise yüzde 2,27’de kalmış.
Kendisini takip eden üç adayın oyunu toplasanız seçilen Mustafa Bozbey’in oyu kadar etmiyor.
İl genel meclisi seçiminde de CHP oyların yüzde 39,03’ünü almayı başarmış.
AK Parti yüzde 35,34’te kalmış.
Yeniden Refah 6,9, İYİ Parti 4,80, Zafer de 4,09 alabilmiş.
Yani orada da CHP önde.
Ve aradan iki yıl geçmiş.
Seçimi kazanan Mustafa Bozbey hakkındaki iddialar nedeniyle tutuklanmış.
Tutuklu yargılanmasına karşıyız elbet ama tutuklanmış.
Yerine geçecek kişi için belediye meclisinde seçim yapılmış.
Ve yerine AK Partili birisi belediye başkanı seçilmiş.
Peki, milli irade bunun neresinde!
26 Mart 2014’te doğru ve haklı olan cümle.
8 Nisan 2026’da yanlış olabilir mi!"
Türkiye'de de Suriye'de de sevilmiyorsun. Herkese faşist diyorsun. Japonya'ya gidiyorsun orada da sevilmiyorsun onlar da faşist. avrupa'da da olay çıkarıyorsun şu sıralar, tepki görünce onlar da faşist oluyor. Bütün dünya faşist bir bunlar masum zaten, inanılmaz bir topluluk ya.
Warren Buffett: “Ben hep okuyarak öğrendim. Özgün fikirlerim olduğunu düşünmüyorum.”
“Başkalarından yeterince iyi öğrenirseniz yeni fikirler üretmenize veya tek başınıza büyük işler yapmanıza gerek kalmaz. Gördüğünüzün en iyisini uygulamanız yeterlidir.”
📌Bedri Usta, Nakkaş ve Fiko.
📌Evime yakınlığı sebebiyle zaman zaman ailemle gittiğim yerlerdi .
📌Fazla değil iki hafta evvel bir pazar yemeğine gittiğimde çocuklara bu sondu bir daha buraya gelinmez demiştim.
📌Sebebi, gelen hesabın burada konu edilen hesaba benzer şekliydi.
📌Mekan sahibinin, hadsiz, ırkçı, Türk’e düşman paylaşımları insanları hiç sayan tavrından sonra, bırakın artık gitmeyi, kampanya yapıp bedava dese bile, dükkanların önünden dahi geçmem.
Bölge kaynıyor… İsrail, Yunanistan ve GKRY, askeri ve ekonomik anlaşmalara imza atıp burnumuzun dibinde tatbikat üzerine tatbikat yaparken, ülkemizin başkentine kadar sızan insansız hava araçları ve Rusların karadenizde vurduğu 4 ticaret gemimizin görüntüleri, grup seks magazinleri arasında kendine yer bulmaya çabalıyor. Tüm bu hengame arasında, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasından saatler sonra, Libya heyetini taşıyan uçak ülkemizin kalbinde, yani Ankara’da düşüyor. Kaza mı, bela mı henüz bilinmezken, Yunan tarafı düşen uçakla ilgili alaycı başlıklar atıp ülkemizi aşağılamaya yelteniyor, İsrail basını da “daha bu ne ki” dercesine tehdit dolu yayınlar yapıyor. İşin özü, dünya yarın için pozisyon alıp farklı dillerde aynı cümleleri kurarken, biz haaala dün ile boğuşuyoruz. Ülkeler yarın için başka ülkelerle dostluk pekiştirirken, biz bizimle bile yan yana durmayı beceremiyoruz. En yakın zamanda, bu vatanın sadece senden ya da şahsen benden ibaret olmadığını hatırlamamız dileğiyle… Zira batının efeleri, kuzeyin uşakları, güneyin yörükleri, bozkırın yiğitleri, doğunun beyleridir Türkiye.
Seni beni bırakıp, artık “biz” olabilmek ümidiyle…