Kadıköy merkezden girip Suadiye’den çıktığın hatta bir delilik yaşanıyor. Koca semt sanki gizli bir tarikat toplantısında bir araya gelmiş de, "Arkadaşlar Kadıköy’ün acil, ama çok acil bir kahveciye daha ihtiyacı var, ben espresso makinesinin kolunu çekmezsem bu çark dönmez!" diye yemin etmiş.
Mahallede terzi vardı, pantolon paçası kısaltırdık. Gitti. Yerine ne geldi? kahveci. Ayakkabı tamircisi vardı, topuk çakardık. O da gitti. Yerine ne geldi? kahveci!
Kardeşim ben paçamı kahveye mi batırayım? Ayakkabımın topuğuna filtre kahve mi süreyim? Caddebostan'dan Suadiye'ye yürü, attığın her adımda bir barista sana latte art yapıyor. Kalp çiziyor köpüğe. Kalbime çiz onu, kira 80 bin TL!
Bir de dönerciler türedi. 100 gram döner 600 lira. Adam danayı kesmiş, şişe dizmiş, karşıma geçmiş gram hesabı yapıyor kuyumcu gibi. "Kaç gram olsun abi?" Kaç gram olsun ne demek, sarrafa mı geldim ben? Bir de işin komiği, Tatar Salim'de porselen tabakta yediğinle köşedeki Barış Büfe'de ayakta, kola kutusunu koyacak yer bulamadan yediğin tombik aynı para!
Dondurmacıları hiç sorma. Pardon, dondurmacı değil, Gelato. Çünkü dondurma dersen 50 lira, gelato dersen 250 lira oluyor, sistem bu. Dükkan limon sarısı, tabela el yazısı, isim İtalyanca, bir top 200 lira. Bir top, tek top!
O sırada Değirmendere'de Öz Serbesler amca üç topu 100 liraya veriyor, süt kokuyor ama olmaz, biz gidip limon yeşili dükkanda "fıstıklı gelato" yiyeceğiz, çünkü Instagram'a Öz Serbesler koyunca olmuyor :)
Yeter valla yeter. Bir tane de nalbur açın, bir tane. Vida lazım bana, vida.
21 Haziran 2026 Pazar,
Kadıköy Belediye Bahçesi- Hasanpaşa.
Kadıköy Kitap Günleri’nde buluşuyoruz
Söyleşi; saat 14.00: Atatürk ve Cumhuriyet.
Kitap imza; saat 15.00.
@inkilapkitabevi
Bir yolcu, uçağın penceresinden Everest Dağı’na tırmananları görüntüledi. Görüntü dünya da viral oldu.
Sizce bu kusursuz bir anın yakalanışı büyük bir şans değil mi?
Eskişehir Odunpazarı’nda zabıta ekipleri, “Terk edilmiş her şey kamu’nundur” diyerek yaya yolunu işgal eden dükkânların bıraktığı tüm malzemeleri kamyona yükleyip götürüyor.
Celal Şengör’ün geçtiğimiz yıllarda 10 Kasım’a denk gelen, dünyanın en eski bilim akademisi Academia dei Lincei’ye üyelik kabulünde 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettiği anlar:
“Eğer o olmasaydı, bugün beni burada üye olarak göremeyecektiniz.”