Kemal Kilicdaroglu, Matem-i Muharrem vesilesiyle yayinladigi Hüseynilik mesajiyla, ABD ve Israilin Irani isgal girisiminin karsisinda, Iran'in en üst seviyede liderliginden, Iran halkina kadar uzayan direnisi sahiplenmis ve yüceltmistir, bunu tüm dünyaya duyurarak, dünyanin icinden gectigi bu sürecte tarafini acikca ortaya koymustur.
Ya antiemperyalist olarak Kemal Kilicdaroglun'dan yanasindir, yada emperyalizmin ve NATO'nun Türkiyedeki kolluk kuvvetisin.
NOKTA !
Antiemperyalist olmanin elbet agir bedeli vardir !
ABD ve Israili bölgemizdeki bela olarak tanimlayan ve bu belalardan bölgenin arindirilmasi vurgusu yapan Kemal Kilicdarogluna karsi emperyalizm, ülkemizdeki tüm uzantilariyla birlikte, 5. kol faliyeti kapsaminda tam kadro saldiriya gecti.
Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.
Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır.
Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz.
Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır.
Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye “Önce Türkiye” diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz.
Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu iradesidir.
Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez.
O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!
Alın teri kutsaldır; haksızlığa karşı direnmek ise milletimize olan borcumuzdur.
Özşen Madencilik’te ekmeği ve onuru için direnen maden işçilerimize yönelik silahlı saldırı girişimi, sadece o işçilere değil, bu ülkenin tüm emekçilerine yapılmış kirli bir provokasyondur.
Bu çirkin saldırıyı lanetliyorum.
Ayrıca, evlatlarımızın geleceği için özveriyle emek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerine yönelik gözaltı işlemi de kabul edilemez.
Emeğe sadakatimizi, haksızlığa karşı sarsılmaz kararlılığımızla her meydanda, her kürsüde haykırmaya devam edeceğiz. Öğretmenlerimiz de madencilerimiz de yalnız değildir.
İktidarımızda, alın terinin hakkı gasp edilemeyecek; herkes emeğinin karşılığını tam olarak alacaktır.
"KILIÇDAROĞLU'NA YAPTIRIM UYGULANMALI"
Konuşmasında sadece iktidarı değil, Türk muhalefetini de ABD'nin çıkarları doğrultusunda şekillendirme niyetini açıkça ortaya koyan Rubin, CHP'nin iç dinamiklerine müdahale edilmesini istedi. ABD Dışişleri Bakanlığının Özgür Özel'i CHP'nin haklı lideri olarak tanıması gerektiğini savunan Rubin, "Eğer Kemal Kılıçdaroğlu geri çekilmezse, kendisine yaptırım uygulanmalıdır." ifadelerini kullandı.
https://t.co/gLS6yUU8iW
Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir!
İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı yurtdışına gidip "Bize niye yardım yapmıyorsunuz?" diyemez.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz!
Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız!
Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum.
Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum.
Biz biriz ve birlikteyiz.