“İstisna” kaideyi bozdu: Tutuklama olağan özgürlük istisna
Tedbir olmaktan çıkarılarak cezalandırma aracına dönüştürülen tutuklama uygulaması, Türkiye'yi insan hakları konusunda sınıfta bıraktı. Türkiye, “İstisnai haller dışında kimse özgürlüğünden mahkûm edilemez” hükmünü içeren, “Özgürlük Hakkını” ihlal ettiği gerekçesiyle AİHM’de 865 kez mahkûm edildi
https://t.co/wkwvHlZeqr
Ankara’da öğretmenlere dönük polis şiddeti İstanbul’da protesto ediliyor
“Polis arkadaşlarımız bayıltana kadar dövdü, döverken de kahkaha attı. Bu mu görev, bu mu emir kulluğu utanmıyor musunuz!”
🗞️ 10 Ekim davasında firari sanığın 'kontrollü' ifadesi
İnsanlığa karşı suç itirafları
Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından, 103 kişinin hayatını kaybettiği 10 Ekim Gar Katliamının firari sanığı Ömer Deniz Dündar, Suriye’den Türkiye’ye getirildikten 7 gün sonra tutuklanmıştı. Dündar’ın ‘etkin pişmanlık’tan yararlanarak verdiği ve bu 7 günlük boşlukta yapılandırıldığı anlaşılan bu ‘kontrollü’ ifade dahi, IŞİD militanlarının defalarca insanlığa karşı suç işlediğini ve böyle suçlar planladığını gösteriyor. Oysa 10 Ekim sanıkları ‘insanlığa karşı suç’ yönünden beraat ettirilmişti.
📌 Evrensel bayilerde
1000 Holding
1000 Bürokrat
1000 eski yeni vekil büyük kazanıyor!
80 milyon insan sıkıntı içinde!
Bu tablo işçi sınıfı ve emekçi halkın mücadelesi ile paramparça edilecek!
Haklar çalındı, tarikatlar doluştu, felaketler yaşandı: AKP’nin eğitim notu yine sıfır
2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı bu hafta okulların kapanmasıyla geride kalıyor. Bir yılı daha MESEM kapsamında çocuk işçi ölümleri, okullardaki şiddet olaylarının, okullar için yayınlanan ramazan genelgesi, keyfi üniversite kapatmalarını, tarikatlar ve yandaş vakıflarla yapılan eğitim protokollerine şahit olduk
https://t.co/2fvDfpSJ8E
Recep Akgün..
66 yaşında, simitçi..
Bolu Merkez'de sabah sularında simit tezgahındayken fenalaşarak hayatını kaybetti..
Dört çocuk babası, Çatakören Köyünden..
v/Yerel Haberler
Umut-Sen sözcüsü Burcu Arıkan’ı, 9 yaşındaki oğluyla birlikte yaşadığı eve baskın yaparak sabahın köründe gözaltına almışlar.
Bu hukuksuzluğa derhal son verin!
Burcu Arıkan (@ArknBurcu)’ı serbest bırakın!
@umutsendikasiii
Ferdi Aydemir..
44 yaşında, çatı ustası..
Bursa İnegöl'de çalıştığı inşaatta makara sistemiyle yukarı çektiği su oluklarının halatın kopmasıyla elektrik tellerine temas etmesi sonucu akıma kapılıp 12 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybetti..
Üç çocuk babası..
Kendi ormanlarına "meğer seni satmışım artık orman değilsin" diyen dünyada tek ülke de olduk.
İktidar, şimdi de ormanları ‘tapu’ gerekçesiyle orman vasfından çıkarıyor. Geçmişte yasa dışı yollarla satılan yaklaşık 130 bin hektar orman alanı 80 bin kişiye ‘arsa’, ‘tarla’ ve ‘gayrimenkul’ adıyla verilecek.
İstanbul Kuzey Ormanları bir kez daha hançerlenecek
Orman Genel Müdürlüğü’nün bu duruma itiraz ederek açtığı tapu iptal davaları tümden hükümsüz hale gelecek. Uygulama ağır şekilde İstanbul’u vuracak. İstanbul’da kalan ormanlar da yok edilip yerlerine gökdelenler dikilecek.
https://t.co/79BvZxhL7V
55. Yıldönümünde Nurhaklardan
Sevgi, Saygı ve Aşk ile…
31 Mayıs 1971
Sinan Cemgil
Kadir Manga
Alpaslan Özdoğan
Nurhak sana güneş doğmaz
Uçan kuşlar yuva kurmaz
Dökülen kan yerde kalmaz
Soracağız hesabını
(Nurhak Dağı’ndan sevgi ve saygı ile)
@mmyalciner@GaripNurhak72@NurhakBelediye@KurecikT@mltyegitimsen@MarasEgitimsen@MarasIhd
#NurhakKatliamı
#SinanCemgil
#KadirManga
#AlpaslanÖzdoğan
Bugün Galatasaray’a çıkışımızın 31.yılı.
Kuşaktan kuşağa aktarılan bir direnme çağrısına dönüşen mücadelemiz 31 yaşında.
31 yıldır kayıplarımızın izini sürüyor; hakikat, adalet ve insan onurunu savunuyoruz.
31 yıl sonra da ilk günkü kararlılığımızla haykırıyoruz:
Unutmuyoruz.
Affetmiyoruz.
Vazgeçmiyoruz.
Sadece 3 ay çalıştı, 322 gündür iddianamesiz tutuklu
Şile Belediyesinde göreve başlamasının üzerinden henüz üç ay geçmişken bir şafak operasyonuyla gözaltına alınan Şehir Plancısı Evren Buçan, 11 aydır hakim karşısına çıkmayı bekliyor
Dilan Temiz'in (@dilntmiz) haberi
https://t.co/1NcPdR1g0E
ÇORUM KATLİAMI
(27 Mayıs – 10 Temmuz 1980)
Başta fırına atılarak katledilen;
Veli SOLMAZ Dedemiz olmak üzere
Katliamda yitirdiğimiz tüm canları saygı ile anıyoruz!
Katliam devlet eliyle planlanmış, yürütülmüş ve yapılmıştır. Vali, Emniyet Müdürü, Garnizon Komutanı, TRT. Devlet bütün kurumlarıyla katliamın içindedir.
Tespit edildiği kadarıyla 57 Canımız katledildi. Katliam döneminde Çorum’da yaşayan ve şu anda Çorum’da avukatlık yapmakta olan Gazi Eke Corum Katliamını anlattığı “Yaz Mevsiminde Katliam ve Direniş” adlı kitabında tespit edilen katledilen sayısının 82 olduğunu yazmıştır! “Ancak, ölü sayısı daha da fazlaydı!” demektedir! Yaralı sayısının 100 olduğu söylendi.
Veli solmaz Dedemiz faşistler tarafından fırına atılarak katledildi.
Katledilen canlarımızın vücudunda kızgın demirlerle MHP yazıldığı görüldü.
MHP’li Gün Sazak’ın (27 Mayıs 1980) Ankara’da öldürülmesini bahane eden faşistler Çorum’da Alevilere ve devrimcilere saldırdı.
TRT, Çorum’da Alaaddin Cami’sine patlayıcı madde atılması ve dışarıdan ateş açılması ile olaylar başladı.” Haberini aralıklarla sık sık vermektedir. Alaaddin Camisine bomba atıldığı iddiası camilerin hoparlörlerinden kente duyuruldu, cihat çağrısı yapıldı, suların zehirlendiği iddiası yayıldı. Böyle bir haberi askeri yetkililer vermemiş, valide haberi doğrulayıcı veya yalanlayıcı açıklamada bulunmamıştır. Bir anda ortaya çıkan eli silahlı gruplar alevi mahallelerine uzun namlulu silahlarla saldırmaya başladı.
28 Mayıs Çarşamba günü, Çorum’un en işlek caddesinde ve çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan gruplar, “kanımız aksa da zafer İslam’ın, Kana kan, intikam” sloganlarıyla yürüyüşe geçmişlerdir. Yürüyüş korteji, kısa süre sonra saldırıya dönüşür. Cadde üzerinde bulunan solculara ait iş yerleri tahrip edilmeye, yakılmaya başlanır. 29 Mayıs günü cadde ve sokaklarda yürüyüşler “Kana kan, intikam” sloganlarıyla sürmüştür. İş yerlerinin yağmalanmasına, tahrip edilmesine ve yakılmasına devam edilmiştir.
Milönü, Alevi mahallesine barikatları yıkarak giren panzerin ateşiyle hamile bir kadın ve bir öğretmen hayatını kaybederken yaşlı bir kadın panzerin altında kalır. Süleyman Ateş isimli tıp öğrencisi panzerin ateşiyle yaralanarak götürüldüğü SSK Hastanesi'nde işkence görür ve öldürülür!…
Çorum Katliamı Devletin geleneksel ırkçı, inkarcı, tekçi politikasının Çorum’daki uygulamasıdır.
Çorum Katliamı, YAKIN TARİH YÖNÜNDEN;
17/18 Nisan 1978 Malatya, 4 Eylül 1978 Sivas, 19/24 Aralık 1978 Maraş katliamını devamıdır.
TARİHİ KÖKENLERİ YÖNÜNDEN;
Tac’ül Arifin Ebul Vafaî Kurdi, Dede Kargın, Baba İshak/Baba İlyas, Abdalan-ı Rum ve Hacıbektaş Veli’nin Hak ve Hakikat aşkına zulüm, katliam, sömürü ve yoksulluk düzenine karşı yürüdüğü güzergahtaki izler yok etme katliamıdır.
1235 – 1240 Baba İshak/Baba İlyas Adıyaman’dan bir yürüyüş başlatır.
Dedekargın Halifeleri Baba İshak ve Baba İlyas, Selçuklunun zulüm, soygun, vergi, baskı uygulamalarına karşı Antep, Maraş, Adıyaman (Samosata/Kefersud) bölgesindeki halkla yakın, içten, eşitlikçi ve paylaşımcı bir örgütlenme oluşturdular.
(Antep, Maraş) Adıyaman’dan (Samsat) başlayan yürüyüş, Malatya, Sivas, Yozgat, Tokat, Amasya, Çorum’dan Konya’ya yöneldi. Konya Selçuklu Hükümdarının başkentiydi. Baba İshak ve yarenleri 1239’da Kırşehir Malya Ovasında Selçuklu güçleriyle işbirliği yapan Zırhlı Frenk askerleri tarafından katledildiler.
Baba İshak’ın yürüdüğü güzergah Selçuklu, Osmanlı ve cumhuriyet döneminde katliamlarla kana boyandı. Amaç Baba İshak2ın izlerini silmek ve Aleviliği yok etmekti.
Cumhuriyet dönemindeki Alevi Katliamları (Dersim soykırımı hariç) hepsi bu güzergahta yapıldı.
Baba İshak’ın yürüdüğü yolda Devletin Türk/İslamcı Tekçi kimliğini hakim kılmak için her türlü zulüm, katliam, asimilasyon yapılmıştır. Çorum katliamı da bunlardan biridir.
Kemal BÜLBÜL (4 Temmuz 2015)
#ÇorumKatliamı
#UnutmaUnutturma
“Belgrad Ormanı bir holdingin daha rant işgaline açıldı, Alarko ormanı çevirdi…”
Kuzey Ormanları Savunması (KOS) yaptığı açıklamada “İstanbul’un en değerli ekolojik koridorlarından biri olan yaklaşık 370 dönümlük mevkimiz, 150’ye yakın lüks villanın yapımı için fiilen işgale açılmıştır. Orman ekosistemi parça parça villa ve rezidans yığınlarına çevrilmek istenmektedir. Bakanlıklar, anayasal görevleri olan ormanı koruma görevini bir kenara bırakıp sermayenin lüks konut projelerine ‘yasal zemin’ hazırlama merciine dönüşmüştür.” dedi.
#BelgradOrmanınaDokunma
https://t.co/jkqLmF449e
Abdullah Türk..
25 yaşında..
Aksaray Merkez'de 13.00 sularında çalıştığı inşaatın 4.katından yan binanın demir korkuluklarının üstüne düştü ve sırtına demir saplandı..
Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti..
İSİG Meclisi bu ülkede dayanışmayı en çok hak eden oluşumdur.
Her yıl binlerce işçinin hayatını öğüten, çarkları işçilerin eti ve kanıyla dönen bu vahşi sömürü ve mezbaha düzeninin yol açtığı sınıf kırımını bütün çıplaklığıyla görünür kılan, işçilerin hayatının da değerli olduğunu hatırlatan çok büyük ve değerli bir emeğin ürünüdür İSİG Meclisi.
Dayanışmayı büyütelim.
Dayanışma ezilenlerin inceliğidir.
Saflar netleşti: Saray ve şürekâsına karşı halk ittifakı
Şimdi direniş zamanı
Kılıçdaroğlu istedi, polis gazla ve plastik mermiyle CHP binasına girdi. Kılıçdaroğlu resmen Saray ittifakının son ortağı oldu. Saray’ın CHP’ye el koyması toplumsal muhalefeti parçalamak yerine birleştirdi. Her sokaktan ortak mücadele çağrısı yükseldi
https://t.co/AChtWK2gW6
Bugünün BirGün’ü