#KommunityTR halısaha şenliği
Bir süredir üye olduğum yazılımcılar, bilişimciler için etkinlikler düzenleyen @KommunityTR diye bir grup var, bu grup vesilesiyle birkaç etkinliğe de katıldım. Dün akşam da ilk kez bu grubun düzenlediği halısaha etkinliğine katıldım.
Rüşvetten 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası alan AKP'li Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger'in, mahkumiyet cezasına rağmen görevine devam ettiği ortaya çıktı.
Rüşvetçi başkan, soruşturma ve dava boyunca 1 gün bile gözaltına alınmadı.
(NOW TV)
Ne demişti ABD'nin yeni dünya düzeni kuramcıları Paul Henzeler, Samuel Huntingtonlar, Graham Fullerler?
"Atatürk'ün mirası laik Cumhuriyet'ten vazgeçin! Yeniden Osmanlı'ya dönün! Yüzünüzü Orta Doğu'ya çevirin!" demişti.
Ne diyor ABD'nin Ankara Büyükelçisi T. Barrack?
"Ulus devletten vazgeçin! Osmanlı millet sistemine dönün!" diyor.
"Orta Doğu'da güçten anlarlar! Burası için en iyisi merhametli monarşi ve meşruti monarşi!" diyor.
Ne diyor AKP iktidarının önde gelenleri "Artık Yeni Türkiye var, Eski Türkiye yook!" diyor.
Nedir "Yeni Türkiye?"
Atatürk'ün kurduğu üniter, laik, çağdaş ulus devletin yerine bir ABD Projesi durumundaki "Yeni Osmanlıcılık" çerçevesinde laiklikten, ulus devletten ve hatta demokrasiden vazgeçip yüzünü Orta Doğu'ya dönmüş Türkiye'dir. Son zamanlarda AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın Türk-Kürt-Arap vurgusu da buna yöneliktir.
Şimdi de Kılıçdaroğlu, "Türkiye Osmanlı coğrafyasında gitmek zorundadır!" diyor. " Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı," diyor.
Evet, özellikle Atatürk'ün CHP'sinin çok yönlü bir dış politikası vardı. Bu kapsamda Atatürk'ün CHP'si 1934'te Balkan ülkeleriyle Balkan Paktı, 1937'de İslam ülkeleriyle Sadabat Paktı'nı yapmış, İran'dan Afganistan'a İslam dünyası ile iyi ilişkiler kurmuştu. Doğrusu da buydu.
Ancak Kılıçdaroğlu'nun bugünkü söylemi, bugünün koşulları çerçevesinde Atatürk'ün CHP'sinin çok yönlü dış politikasının yeniden hatırlanması olarak değerlendirilemez. Bence Kılıçdaroğlu'nun bugünkü söylemi, altını çizerek vurguladığı " "Osmanlı Coğrafyası" , "Osmanlı'nın toprakları" ifadesi, CHP'yi, dış politikada iktidarla ve Cumhur ittifakıyla hizalama söylemiydi.
Görülen o ki, Kılıçdaroğlu ile CHP'nin de BOP planına, "Yeni Osmanlıcılık"a, "Yeni Türkiye" kurgusuna katılması amaçlanıyor.
Gerçek şu ki, hedef sadece CHP değil, hedef Atatürk'ün kurduğu üniter, laik Cumhuriyet'tir.
Rahmi Koç hakkında suç duyurusunda bulunmak ve sayın Bakanın “Adalet statüye,zenginliğe bakmaz” açıklaması tutarlı da;
Rümeysa Eker “Atatürk ve kemalistlere hakaret edince bakanlığın sessizliği neden (biz anlıyoruz da)?
Halka da anlatsa sayın bakan aydınlansak!
Özgür Özel: "20 tane ilaç içen adamı evlatlarıyla tehdit edip bütün mal varlığına çöktüler. O kişiye, 'Özgür Özel'e değil, rahmetli Ferdi'ye verdim' dedirttiler.
Ölmüş ya, konuşamaz ya... Gören oldu mu? Yok olmadı. Ölmüş insana iftira atıp partimizi karalamaya çalışıyorlar."
Şu rezilliğe bak.
7 TİP'li öğrencinin katillerinin arkadaşları CHP Genel Merkezi'nde bozkurt işaretiyle gülerek poz veriyor. Bu rezaleti açıklayabilecek mutlak butlan taraftarları var mı?
Gazeteci İsmail Arı savunmasına devam ederek, “Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Hatırlayın siz yine orada oturuyordunuz, yine aynı savcı aynı yerdeydi, ben de arkada izleyicilerin bulunduğu sıralarda gazeteci olarak davayı takip ediyordum. (Hakim gülümseyor, hatırladığını belli ederek başını sallıyor)
Yine aynı salondayız ama ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum. Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum.” diye bitirdi. Salonda herkes uzun süre alkışladı. Avukatların savunmasına geçildi.
#GazetecilikSuçDeğildir
#İsmailArıyaÖzgürlük
Mehmet Şimşek yabancı zenginlere "20 yıl %100 vergi muafiyetiniz olacak" demiş.
Aynı dakikalarda aylardır maaşlarını alamayan işçiler Türkiye'nin başkentinde direniyordu. Zenginler için cennet, işçiler için cehennem olan bir ülke inşa ettiler.
Erkan Baş işçilerle açlık grevindeyken karşısında pizza yiyenler TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklamalarından rahatsız olmuş. Olsunlar. Bir de utanmadan “TİP, Kadıköy’den ibaret” diyorlar. Erkan Baş; Esenyurt, Avcılar, Şirinevler ve Sefaköy’ün bulunduğu, işçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı İstanbul 3. Bölge’nin milletvekili. Bu bir.
İkincisi, TİP’in Türkiye’nin Suriye sınırındaki Hatay’da bir belediyesi var: Samandağ Belediyesi. Cehalet seviyeniz o kadar yüksek ki ne desek altında ezileceksiniz zaten.
Aleni şekilde yalan söylediler madencilere. Alın terini, emeğini, geleceğini almak isteyen madenci her noktadan ablukaya alındı. Önce her yerde, her noktada bu sesi yaygınlaştıralım sonra çağrıya kulak verelim. Elden ele lütfen.
Kılıçdaroğlu ne örgütünde, ne seçmeninde, ne parti meclisinde, ne delegesinde, ne mecliste çoğunluk ama bir tane adam istediği için o koltukta oturabiliyor.
Yarın o adam istediği için o koltuktan kaldırılabilir de. Şu oyunun bile isteye figüranı olmak ne düşkünce bir şey.
Özgür Özel, Gezi Direnişi’nde hayatını kaybedenleri andı.
"Ali İsmail Korkmaz'ı, Ethem Sarısülük'ü, Abdullah Cömert'i, Mehmet Ayvalıtaş'ı, Ahmet Atakan'ı, Medeni Yıldırım'ı, Hasan Ferit Gedik'i ve evladımız Berkin Elvan'ı rahmetle anıyorum."