Yüreklerimizin yandığı gecenin üstünden iki yıl geçse de acımız hâlâ taze…
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ikinci yıl dönümünde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sonsuz sabır diliyoruz.
Bugün, yarın ve daima yanınızda olacağız.
#BuDestekHiçBitmeyecek #Birlikte1905
Size bazı şeyler anlatmak istiyorum.
Bu fotoğrafa çok iyi bakın.
Bu fotoğraftaki genç, hatıra olarak annesine göndermek için bu fotoğrafı çektirdiğinde 24 yaşındaydı ve tek hedefi, yüzbaşı olarak Rumeli'ye atanmaktı.
Ama BAŞARISIZ oldu. Hapse düştü ve Suriye'ye sürüldü.
ama 20 yıldır bu yönetime dayanıyorsam 2 hafta daha dayanabilirim. Her ne kadar artık ümitli olmasam da elimden geleni yapmaya devam edeceğim. Ben kendi adıma elinden gelen her şeyi yapan herkese teşekkür ederim.
Yaklaşık son 4 senedir umutlandığım, emek sarf ettiğim, 1-2 saatlik uyku ile sadece kendimin değil diğer umutlu-inanan insanların emeğini korumak için görev aldığım tek şey bu seçimdi. İlk turda bitememesine çok üzgünüm, kırgınım+
Ekrem Başkan söylenmesi gereken her şeyi söylemiş, ilaveten sadece yöneticiler değil destekçilerin de aklına başını toplaması gerekiyor. Siyasi bir sebepten dolayı kimse hayati riske girmemeli.
Bugün yaşanan olayların Erzurumlu hemşehrilerimle ilgisi yoktur. Yaralı vatandaşlarımızla konuşuyor, durumlarını yakından takip ediyorum. https://t.co/fLfEFiIyp3
bütün bu hengamenin ortasında 2 yaşında bir çocuk @nurettincanikli'nin yeğeni ve yardımcısı tarafından kaçırıldı. 12 nisan'da, yani rabia naz cinayetinin yıldönümünde kaçırıldı. o tarihten beri anne @rarevenus ile telefonda bile görüştürülmüyor. herkes biliyor, herkes göz yumuyor. neden? anlatayım.
örneğin aile bakanı @deryayanikashb konudan haberdar ama dokunamıyor.
içişleri bakanı @suleymansoylu anne @rarevenus ile görüştü. soylu, çocuğun alıkonmasını ve anneye şiddet uygulanmasını kabul edilemez bulduğunu ve konuyla bizzat ilgileneceğini söyledi, ama sonra, seçim çalışmalarıyla meşgul olduğu için ilgilenemeyeceğini ifade etti. meydanlarda "kız kıza takılmak" lafından tuhaf anlamlar çıkarıp ekranlarda erkeklere "bitanem" demekle meşgul.
canikli'nin avukatı funda hanım ise bbp genel başkan yardımcısı. mahkemeye sahte belgeler sunuyor ve parayla tuttuğu yalancı şahitlere, hiç çekinmeden, kendi hesabından para transferleri yapıyor. itiraflar ve makbuzlar var. bunları ayrıca paylaşacağım.
rabia naz cinayeti, devletin el koyduğu şirketleri hortumlama (ki çocuğu alıkoyan yeğen kemal canikli, amcası nurettin canikli tarafından bu soygunu yönetmekle görevlendirilmişti) ve prens lakaplı kardeş durmuş canikli'nin giresun alucra'daki cinsel istismar vakaları ve örtbas ettiği bir başka çocuk cinayeti.. hiçbirine dokunmadılar. hepsinin üstünü örtmeye çalışıyorlar.
parti'de hiç sevilmemesine, bazı akrabalarının utançtan akrabalık bağını gizlemesine, başta giresun ve ilçeleri olmak üzere her yerde partisine güç kaybettirmesine rağmen nurettin canikli niçin bu kadar dokunulmaz?
benim de her zaman yanıt aradığım bu sorunun şimdilik en mantıklı açıklaması, belediye başkanlığı döneminden beri erdoğan ailesinin muhasebecisi olması. ayrıca, yurtdışında siyasetten uzak bir hayat yaşadığını sandığım, ancak canikli'nin soygun ekibine komşu ofisinde devlet hortumlayan, öfke krizleri geçirip şiddet içerikli suçlara bulaşan, bu nedenle gözlerden uzak tutulan oğul burak erdoğan'ın şirketlerinin muhasebesinin de canikli'de olduğunu öğrendim. burak erdoğan, canikli'lerin yönettiği birçok operasyonda perde arkasında. yani erdoğan ve canikli aileleri ortak ve muhtemelen dokunulmazlık buradan geliyor.
albayraklar olarak bilinen medya grubunun (yeni şafak) canikli ile ortaklığı da bir başka güvencesi. hatırlarsanız, canikli'nin tmsf soygunları ortaya çıktığında ak partili eski ibb başkanının yolsuzluk iddiaları yeni şafak'ta sürmanşet olmuştu. böyle bir şantaj gücü var.
nurettin canikli'yi tanıyanlar, bütün bu suçları ve skandalları soranlara hep aynı cümleyi sarf ettiğini anlatıyor: "hiçbir b.k yapamazlar". benzer bir ifadeyi, rabia naz cinayetiyle ilgili olarak, kendisinin whatsapp yazışmaşalarında da görmüştüm. ne yazık ki, bugüne kadar haklı çıktı. bugüne kadar kimse bir şey yapamadı.
devletten hortumlanan paraların yurtdışındaki hesaplara aktarıldığını, ingiltere ve abd'de çok sayıda gayrimenkul alındığını biliyorum. canikli, seçimi erdoğan'ın kazanması ve kendisine bakanlık verilmesi şeklinde son bir umuda tutunuyor. b planı belli. çocuk cinayetleri örtbasından, tarihimizin en büyük yolsuzluklarına kadar birçok suçtan yargılanmamak için kaçacak.
bütün bunları bir çırpıda anlatmam gerektiğini düşündüm. herkesin gözü önünde onca suça göz yumuldu ancak 22 gündür bir çocuk alıkonuldu. bari buna bir son verilsin. 2 yaşında bir çocuk annesini görebilmek, sesini duyabilmek için seçim sonucunu bekliyor. böyle saçmalık, böyle adaletsizlik olur mu?