Nazmi Bilgin: Kenan Şener gazetecidir, yanındayız
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Genel Sekreterimiz ve ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen gözaltı kararıyla ilgili açıklama yaptı.
Bilgin, Şener’in kararı öğrenir öğrenmez avukatıyla birlikte Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini, soruşturmanın ANKA’nın “İncirlik Hava Üssü’nde operasyon hareketliliği” başlıklı canlı yayını gerekçe gösterilerek başlatıldığını ve yakalama kararı doğrultusunda Adana’ya sevk edildiğini belirtti.
“Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, şeffaf ve adil bir süreç yürütülmesini bekliyoruz” diyen Bilgin, gazeteciliğin toplumun haber alma hakkının teminatı olduğunu vurguladı.
“Kenan Şener gazetecidir. Gazetecilik faaliyeti suç değildir. Kenan’ın yanındayız.”
Cemiyet avukatı Gökhan Tekşen’in süreci yakından takip ettiğini belirten Bilgin, ifadesinin ardından Şener’in serbest bırakılmasını beklediklerini ifade etti.
#BasınÖzgürlüğü #GazetecilikSuçDeğildir
Abdullah Güler fena faka basmış
Zonguldak Belediye Başkanı eyleme katıldığı için ifadeye çağırılmadı yalan diyor, CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz Güler'i belgeyle açığa düşürüyor
Burada kıssadan hisse, iktidar mensuplarının zaman zaman ortaya çıkacağını bile bile bu kadar kendinden emin yanlış olan şeyleri söyleyebildiği
Gazeteciler Cemiyeti’nden Çağlayan’daki Tutuklamalara Sert Tepki: “Gerçeği Susturamazsınız!”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin: Basına yönelik baskılar demokrasiye doğrudan bir tehdittir!
Açıklamayı okumak için:
https://t.co/uk6H4RFvZC
#GazetecilikSucDegildir
Ant içeriz ki, laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller, karşısında bizleri bulacak, kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır.
CUMHUR İTTİFAKI, ABDULLAH ÖCALAN'I "UMUT HAKKI" KAPSAMINDA SERBEST BIRAKMAYI MI PLANLIYOR?
Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'a "PKK'yı lağvetme karşılığında" resmen "özgürlük" vaat etti. Yani Bahçeli, şunları dedi:
“Teröristbaşı işin içinde olmazsa bir şey çıkmaz diyenlere de sesleniyorum. Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM'de DEM Parti grubunda konuşsun, terörün tamamen bittiğini, örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın."
Ancak Abdullah Öcalan'a yönelik "tecrit" kaldırılsa dahi cezaevinden çıkamaz. Bunun için Cumhurbaşkanının af çıkarması gerekir. Aksi durumda gelip TBMM'de DEM Parti Grubu'nda konuşamaz.
Asıl mesele, Bahçeli'nin "umut hakkı" dediği meselede. AİHM, 18 Mart 2014 tarihinde Öcalan (No.2) – Türkiye kararında “umut hakkı” kapsamında Öcalan’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme hakkı olmaksızın infaz edilmesi nedeniyle sözleşmenin ihlali kararı vermişti. AİHM, Öcalan'ın “en fazla 25 yılda bir koşullu salıverilmenin gözden geçirilmesini” istemişti. Bu süre 15 Şubat 2024'te dolmuştu. Ancak iktidar, mevcut infaz yasasını gerekçe göstererek, Öcalan'ın bu haktan yararlanmasına izin vermemişti.
Bahçeli'nin açıklamasındaki "umut hakkı"ndan faydalanması için Türkiye'de yasal değişiklik yapılması gerekiyor. Ve Bahçeli, Öcalan'a bu konuda açıktan bir söz verdi.
Aslında bu açıklama, Erdoğan ile yapılan anlaşma doğrultusunda Bahçeli'ye yaptırıldı. Amaçları, yeni anayasa ve Erdoğan'ın bir kez daha adaylığının önünü açma karşılığında DEM Parti'yi ve Kürtleri yanlarına çekmek.
Yani geçmiş seçimleri kazanmak için Osman Öcalan'ı TRT'ye çıkaran iktidar anlaşılan bunun yetmeyeceğini görmüş, koltuk için bu kez Abdullah Öcalan'ı dahi dışarı çıkarmayı göze almış.
Bize bir çerçeve çiziyorlar. O çerçeveyi yasalar değil, siyasi konjonktür belirliyor. Siz o çerçevenin dışına çıkarsanız hain, Türk düşmanı, terör sevici oluyorsunuz. Seçimler yaklaşırken çerçeve daralıyor, herkes terörist, vatan haini oluyor. Konjonktür değişiyor, çerçeve genişliyor. Hooop, Öcalan’a tecrit kalksın denebiliyor. Bize de ağzımızı açsak “PKK sempatizanı” diyorlar. Bir tek bunlar vatansever, bir tek bunlar Türk. Bunlara her şey serbest, bize düşen hainlik, terör sevicilik… Kısıldık kaldık burada, ağa da sizsiniz, paşa da…