“Yapı” kelimesiyle dalga geçiliyordu epey saygıdeğer ünlü yorumcularımız tarafından. Özellikle izlediğim Uğur Karakullukçu “yapı” diyenlere deli muamelesi çekiyordu. Bu kadar bariz olan bir sistemi yokmuşçasına yaşamak için ya kör, ya da fanatik olmak lazımdı. Tebrikler medyaya..
Kırmızı kart yiyen bir oyuncu/hoca demeç veremiyor kurallara göre. Beinsports’da Gs TV modunda kırmızı kartlı hocadan gelen bilgiyi aktarıyor. Gs iletişimi bunu normalde kendi resmi sitesinden bile yapmak istemez, trollerler ile yayar. Gs Tv’ye çevirdiniz.
Medyada onunla görüşüyorlar, bunun ile görüşüyorlar, İsmail Kartal gittiler havada uçuşuyordu. Medyanın içinin ne kadar boş olduğu 20 kere kanıtlandı, artık bu en tepe noktası oldu. İsmail hocaya bel altı vuran, küfür eden, su şişesi atan sözde Fenerbahçelileri daha stata almayın
@onuryazicioglu Sadece bu kanal değil, bir kanal daha var bu şekilde. Niyet okumak istemiyorum ama ciddi seviyede “iyi oldu” diye yüzünde gülücük saçanlar cidden kötü kalpli insanlar.
Azizici, Alici, Safici veya Sarancı olmaktan daha az Fenerbahçeliler. Terbiyesizler..
Ne paraymış arkadaş!
İsmail Kartal’ı yönetim yiyor diye pişkin pişkin konuşan, keyiften canlı yayında yüzleri gülen çakma yorumcular mı dersin..
Üsluptan başlayıp, giyimine kadar laf eden sözde Fenerbahçeli sosyal medya trolleri mi dersin; önce empati yapın ve insan olun.
Statta hocasına küfür eden, şişe fırlatan sözde taraftarlar da daha stada alınmamalı.
Fenerbahçe’nin futbolcusu en iyi futbolcudur, hocası en iyi hocadır. Alici, Azizci, Safici veya Sarancı olmayın, Fenerbahçeli olun.
GFB’nin büyük şovuyla başlayan, takımın Seria A lideriyle kafa kafaya oynadığı bir gecede hocanın kovulması için avuçlarını ovuşturanlara da selam olsun.
En büyük Fener.
Bartuğ için büyük şans olduğunu düşünüyorum. Statta canlı gördüğüm kadarıyla fizik kalitesini geliştirmişti Bartuğ. Teknik kapasitesi de yeterli bir oyuncu.
Heyecan yapmadan, tutkusunu oyuna katması lazım bugün. Planlama açısından da zaafların ortaya çıktığı bir gün.
İnanılmaz bir yazı olmuş. Son gelişmeler ve AI kullanımının geldiği nokta sebebiyle dışarıdan da çok bariz değişik bir noktaya evrildiği belliydi. İçeriden birisinin bu concernü paylaşması da bunu destekliyor.
I resigned from Anthropic today. I spent the last three years doing pretraining research at both OpenAI and Anthropic. Neither company is acting responsibly. They are racing straight to self-improving superintelligence and gambling with our lives. More thoughts below.
Eskiden tuttuğumuz takıma sevgimizi göstermek için bir laf vardı, “sokakta oyna kaldırımda da destekleriz” diye. Belki de bu kavram; futbolun endüstrileşmesiyle beraber yavaş yavaş unutuldu, bu kitlenin yerini burjuva taraftar grupları almaya başladı.
Futbolun doğuşunda, gelişmesinde ve tutkunun denen kavramın futbol üzerinde bu kadar etkili olmasının altında bu motto yatıyor. Fenerbahçe taraftarı da bu motto ile hareket eden taraftar gruplarından birisi. Avusturya, Amerika, Almanya, Konya, Rize, Saraçoğlu farketmiyor, stadlar hep sarı-laci!
Başarısızlığa rağmen her ne kadar sinirlense de yine formasını alıyor, maçlara gidiyor. Ki siniri de çok sevmesinden, canı kadar değer verdiğinden..
Fakat sosyal medyaya dönüp baktığımızda stattaki bu grup yerine; Ahmetçi, Mehmetçi, Farukçu gibi gibi bir sürü anonim hesaplar isim farketmeksizin Fenerbahçe yönetimlerine hakaret ediyor/bel altı vuruyorlar.
Sayın Ali Koç geliyor 99 puan alıyor, başka bir anonim grup saldırıyor. Bu saldırıyı da bazı sözde yorumcular körükleyerek yangına çeviriyorlar. Sayın Saran geliyor, vur abalıya yapılıyor. Sayın Aziz Yıldırım geliyor, 18 sene sonra CL’ye gidip, Samsun deplasmanından 3 puanla çıkan takımın gündemi sosyal medyada sayın Safi’nin yapacağı transferler oluyor.
Bu kutuplaşma ile bana göre kim gelir ise gelsin şampiyon yapamaz, olursak da tesadüfen olur. Sürdürülebilir bir yapıyı bu şartlarda kurabilmek imkansız bir şey. Bence ilk icraat, bu tür anonim hesapların ve sözde yorumcuların neci olduğuna bakmadan ettikleri hakaretlere, yaydıkları yalan belgelere dava açmak olmalı.
Eleştiri her zaman olur, olmalıdır da. Bu sene 4 ve 8 numaralara bence de kesinlikle takviye yapılmalıydı. Fakat yapılmadı, bence hata edildi. Söylenecek sözler söylendi. Ama bunun ile yatıp, bunun ile kalkmak Fenerbahçe’ye fayda sağlamaz.
Fenebahçe’nin başkanı kim olursa olsun en iyi başkandır, çubukluyu giyen oyuncu yedek dahil en iyi futbolcudur, hocası en iyi hocadır. Yapıyla savaşmak istiyorsan, 3 temmuz gibi bir bütün hareket ederek savaşmalısın, bölük pörçük değil.
Tek gündem Roma ve sonraki araya kadar olan 2 lig maçı olmalı.
Burası ne kadar pis bir yer olsa da, X ile yaşadığım love & hate ilişki türünden dolayı yazmak istedim :) Selam olsun tweet başı 5k₺ alan anonim hesaplara. Ha bir de Gs’a laf söyleyemeyip, FB’ye istediğini söylemeye cürmü yeten sözde yorumculara selam olsun!
Ben %100 katılıyorum, aksini söylemiyorum. Bir yedek u23 orta sahada, bir de yerli oyuncu eksiği olduğunu düşünüyorum. Fakat buradaki konu, “para vermediler” veya “güçsüz kadro” gibi yersiz söylemler. Fenerbahçe’nin iyi bir kadrosu olduğunu düşünüyorum, 18 sene sonra CL’ye gitmiş bu oyuncu grubu ve teknik heyete güvensizlik saçma geliyor bana.
10 asker 1 yıldız dediğiniz takımda en az 5 yıldız var. Greenwood’u alamaz diye propaganda yaptınız, onu da aldı. Seçim vaadi olarak 15m€ maaş Greenwood’a verdiniz, 8’e çözdü. Bu kadar başarısız gördüğünüz yönetim 18 sene sonra CL’ye götürdü. Sizi severim ama hakkaniyetli olun.
Fenerbahçe adına doğru fikirleri olduğuna inandığım için. Greenwood'un doğru oyuncu olduğunu, Fenerbahçe'nin kadro kalitesini yükseltmesi gerektiğini, rakiplerinin önünde olması gerektiğini, 10 asker 1 yıldız fikrinin doğru olmadığını, Kante'nin olmazsa olmaz olduğunu, Fenerbahçe'nin maddi anlamda çok daha güçlü olması gerektiğini düşündüğüm için. Seçim dönemi söylenenlere bakarsak aynı noktaya geldik sanırım. Fenerbahçe adına düşüncem değişmedi.
Yusuf Kenan ağabey, ben bir topluluk değilim. Ben Fenerbahçe’liyim. O yüzden siz yerine “biz” derseniz daha doğru olur. Ben FB değeri olan kimseye saygısızlık etmem. Şahıscı da değilim. Tek dediğim ortasaha alınmadı, bence eksik kaldı demek yerine; eldeki kadroyu “güçsüz” bulmuş olmanız.
Ben Fenerbahçe’nin kadrosunun güçsüz olduğunu düşünmüyorum. GS ile denk bir kadro gücüyle girdiğini düşünüyorum. CL’ye 18 yıl sonra gitmiş bir teknik heyet ve oyuncu grubuna saygısızlık olduğunu düşünüyorum “güçsüz” kavramının. Cebinden birçok para harcamış, CL geliriyle kasa kolaylığı sağlayan kim var ise Fenerbahçe’ye Allah ondan razı olsun. O yüzden yazınızda “ne oldu, bu insanlar hayal ettiğinizi gibi harcayamadı” dediğimiz takım 82m€ bonservis harcadı.
Bir diğer notta sizden yaşça küçük birisi olarak haddime değil ama; seçimde de kullanılan “siz”, “azınlık” gibi kelimelerle birbirimizi iyice ayrıştırmayalım. Buradaki muhalif olan/olmayan troll hesaplardan değilim.
Sevgiler.
Yarın öbür gün siz de bu konumlara geldiğinizde, hakkınızı vermeyip aynı şeyleri yapacaklar. Stopere 10m€, Greenwooda 15m€ maaş marifet değil. Parası yok, bilmem ne diyeceğinize hakkaniyetli şekilde eleştiri yapın. Para eğer bir gün fikrimin hakimi olursa, o gün canımı alsınlar
Hesaba girin, tüm tweetleri Türkçe, tüm tweetleri GS - BJK üzerine. Bunlara 50k₺ ver, ruhunu satarlar. Burası öyle bir bok çukuru ki, İsmail Kartal’a anmayacağım lakaplar takıp, kıçlarında patlayınca bir anda döndüler. Şimdi de yönetime vuruyorlar. Buradaki troller çok ucuz.
Fenerbahçe Asensio’nun 11 oynadığı maçta 3-1 iyi oyunla devre bitiriyor, Güntekin Onay Lyon maçında Asensio niye oynamadı diye sallıyor hocaya Uğur Meleke ile. Ya art niyetlisiniz, ya da 5 gol atmış Talisca’dan bir habersiniz. İsmail Kartal’a unorganik bir saldırı var.
Yani çok hype olduğum bir oyun ve belli seviye üstünde de olacağına eminim. Ama artık bu boss fightların tek düze olması sıkıcı olmaya başladı bence. Hep bize saldıran bir kolun animasyonu sonrası idle animasyonuna damage atmakla uğraşıyoruz. Daha dinamik şeyler denense tatlı olr