Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Butlan mutlan ne geliyorsa gelsin artık umrumda değil. Gerçek vatansever vekillerle belediye başkanlarıyla yeni parti kurulsun, mis gibi iktidar yürüyüşü başlasın. İçerideki kifayetsiz muhterislere bu kadar enerji harcandığı yeter de artar. Atatürk'ün partisi vs diyenler olacak ama Atatürk'ün hayalindeki memleketi yaratmak partiden çok daha elzem. Bunlar da girsin köhne hayalleriyle seçime %2 alıp otursunlar koltuklardan kalkmak bilmeyen k.çlarının üstüne. Vallahi yerer ya yıldık.
Kayseri Pastırması receives EU Geographical Indication!
“Kayseri Pastırması”, a beef-based cured meat product, has been officially registered in the EU’s register of geographical indications, becoming the 46th product from Türkiye to receive this recognition.
🇪🇺🇹🇷
Site bahçesinde sokak hayvanı beslenmesini yasaklayan kat malikleri kararına aykırılıktan açılan tahliye davasını kazandık bugün. gerekçeli karar gelince emsal olarak paylaşacağım. reklam değildir, vicdani olarak mutlu hissettim sadece tutup röklöm diye zırlamayın.
Kırdıklarına aldırmayıp hep kırıldığına odaklanan, vermeye yanaşmayıp sadece alma peşinde olan, gördüğü iyilikleri görev görüp sıradanlaştıran, kendini sürekli mağdur gören kişilerin memnuniyetsizlikleri kroniktir ve kendileriyle ilgilidir. Memnun etme çabasından vazgeçin.
Kadınlar, potansiyel kayıplara erkeklerden daha duyarlıdır.
Bir kararın olası olumsuz sonuçlarına daha fazla odaklanırlar ve bu kayıpların yaratacağı psikolojik acıyı daha yoğun bir şekilde önceden hissederler (beklerler).
Heal. Your mom may never apologize to you, because she has conditioned herself to believe that she did right by you. She hasn’t healed.
Heal. Your father may never apologize to you, because he can only see what he’s done right. He hasn’t healed.
Heal. Your family members may never apologize to you, because toxicity is what they were raised on. They haven’t healed.
Heal. That “friend” may never apologize to you, because he or she isn’t sorry. They haven’t healed.
If or when they reach their healing, they may seek your forgiveness. Be so healed that it won’t even matter.
Heal for you. You owe it to yourself. 🤍
biz kadınlar çok erken yaşta enerjimizi kısmayı öğrendik.
az konuş, az iste, az yer kapla. uyumlu ol, idare et, herkesin yükünü taşı, öfkeni yut, arzunu küçült. bu sadece terbiye değil, bedeninde enerjinin nerede tutulacağını, hangi merkezlerde sıkışacağını öğreten bir düzen.
çocukken gürültü yapma diyorlar, büyüyünce idare et diyorlar. sonra bir gün fark ediyorsun, hep aynı şeyi istiyorlar: biraz daha küçül, biraz daha görünmez ol.
zamanla o ses dışarıdan kesiliyor, içimize taşınıyor. kendi kendine fazla olma, fazla isteme, fazla konuşma diye fısıldamaya başlıyorsun.
sonra kök çakrada burada yerim yok hissi kök salıyor. sakralda arzu, yaratıcılık, akış tıkanıyor, bastırılmış duygular birikiyor birikiyor. solar pleksusta güç, irade, ben varım hissi geri çekiliyor. boğazda sesimiz kısılıyor, kendi gerçeğini söyleyemez oluyoruz.
ve en sonunda o küçülme öyle bir boyuta varıyor ki, varlığın bile tehdit oluyor.
“sen fazla geldin” diyorlar. “burada yerin yok” diyorlar.
ve o yer açılmıyorsa, seni tamamen silmek istiyorlar. sokak ortasında, evin içinde, okulda, iş yerinde… silahla, bıçakla, boğarak, yakarak, kaza süsü vererek, balkondan düşürerek bitiriyorlar bizi.
yılbaşından bugüne, 2026 8 Mart’ına kadar bilinen 71 kadın öldürüldü. birçoğu en yakınındaki erkek tarafından, çoğu evinde, çoğu koruma kararına rağmen.
bu cinayetler istatistik değil, politik. sistematik bir susturma, bir yerinden etme, bir yok etme mekanizması. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra şiddet cesaretlendi, cezasızlık büyüdü, şüpheli ölümler çoğaldı. ama biz hala buradayız. direnişimiz artıyor.
bize öğretilen bu küçülmeden tamamen sıyrılıp özgürleşeceğimiz, dış sesleri susturup kendimizi duyacağımız, küçükmeyeceğimiz, sesimizin özgürce aktığı, ve en önemlisi yaşayabileceğimiz nice yarınlara…
biz küçülmeyi değil, tam tersine tamamen, capcanlı var olmayı öğreneceğiz.
bugün 8 Mart’ta meydanlarda, sokaklarda, kalplerde yan yana…
öfkeyle, yasla, inatla, dayanışmayla.
susmuyoruz. küçülmüyoruz. var oluyoruz.
erkeklerin 8 mart kutlamak yerine yapabileceği şeyler:
- fail arkadaşıyla ilişiği kesmek
- çevresindeki en az bir erkeği bilinçlendirmek
- neden emekçi vurgusu yapmaması gerektiğini anlamak
- "ana bacı avrat" empatisi yapmadan mağdura destek çıkabilmek