@metinyoksu Kendimizi bildik bileli dem verdik ve yurtsever bi ailenden geliyoruz eğer dem partiye oy verirsek namerdim siz apocular aynı akp zihniyeti gibi sizden olmayan herkesi hain ve hüdaparcı diye lanse ediyorsunuz
@SerhadHakkariii Kendimizi bildik bileli dem verdik ve yurtsever bi ailenden geliyoruz eğer dem partiye oy verirsek namerdim siz apocular aynı akp zihniyeti gibi sizden olmayan herkesi hain ve hüdaparcı diye lanse ediyorsunuz
Konya'da 2 yaşındaki çocuğu başıboş sokak köpekleri parçalayıp öldürdü.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, senin vatandaşın olmak en büyük utançtır. Senin topraklarında doğduğumuz güne lanet olsun. Senin üzerinde, senin vatandaşın olarak yaşadığımız günlere de lanet olsun.
MUHAMMED'İN HANIMLARININ TAM LİSTESİ
1-Hatice
2-Sevde Binti Zem'an
3-Ebubekir kızı Ayse
4-Omer kızı Hafsa
5-Huzeyme kızı Zeynep
6-Ummu Seleme (Hine)
7-Haris kızı Cuveyriye
8-Zeyd kızı Reyhane
9-Zeynep Binti Cahs
10-Ebu Sufyan kızı Ummu Habibe
11-Huvey kızı Safiye
12-Haris kızı Meymune
13-Sem'un kızı Marya Kibri
Muhammed'in Cariyeleri (Köleleri) :
1-Bereke (Ummu Eymen)
2-Emetullah binti Ruzeyme
3-Hudre
4-Redva
5-Sad kızı Meymune
6-Ruzeyne
7-Selma (Ummu Rafi)
8-Marya (Ummu Rebab)
9-Marya (Ceddetu'l Musenna)
10-Ummu Iyas
11-Havle (Ceddetu Hafs)
12-Meymune binti Ebi Abis
13-Ummu Dumeyre
14-Ummu Ayas
15-Rebiha
16-Saibe
Muhammed'in nikahlayıp sonradan ayrıldığı kadınlar:
1-Numan kızı Esma
2-Kays kızı Kuiteyle
3-Esma veya Seba (Sena) Binti Salt
4-Necdet kızı Selma
5-Huzeyl kızı Havle
6-Seraf binti Halife
7-Yezit kızı Amre El-Gifariye
8-Yezit kızı Hind El-Kitabiye
9-Davud kızı Mileyke
10-Rufaa kızı Nesatlsat
11-Kab kizi Esma
12-Haris kızı (Saire) Kuteyle
13-Amr kızı Senba/Seyba/Sabiye
14-Cundup bin Dimre Cind-i'nin kizi
15-Serahil kızı Imeyme (Binti Cevn)
16-Muaviye kızı Amre
17-Sufyan kızı Seba (Sena)
18-Ummul Haram
19-Hakim kızı Leyla
Muhammed'in mehir parasını ödemeden aldığı kadınlar:
1-Haris kızı Meymune
2-Huzeyme kızı Zeynep
3-Ummu Serik
4-Hakim kızı Havle
Muhammed'in sözlendiği kadınlar:
1-Amir kızı Dubaa
2-Nuame Bel'anberi
3-Sehl kızı Habibe Ensariye
4-Cemre Binti Haris Bin Avf Bin Kab bin Zabyan
5-Sevde Kiresiye
6-Besame kızı Safiye
7-Ebu Talib'in kızı Ummu Hani (Fagite)
Muhammed'in bazı nedenler yüzünden evlenemediği kadınlar:
1-Abbas kızı Ummu Habibe
2-Hamza kızı Emame (Ammare)
3-Muhammed'e önerilen Baldızı
Muhammed'in boşadığı hanımları:
1-Dahhak kızı Fadime
2-Zabyan kızı Aliye
3-Kab kızı Mileyke
Arif Tekin'in Muhammed ve Kurmaylarının Hanımları isimli kitabı'ndan alıntıdır.
İsrael topraklarında M.Ö. 2000 yılından bu yana Yahudiler yaşamaktadır. Buranın onların anavatanı olduğunu fark etmeyenlere zaman çizelgesi.
✡️MÖ 1900: Yahudi Ulusunun Babası Abraham..
✡️MÖ 1900: Abraham ' ın oğlu Yishak İsrael'i yönetiyor.
✡️MÖ 1850: Yishak'ın oğlu Yakov
Mesih düşmanı İslamcılar, Tevrat ve Kuranda, Allahın, Kudüs ve Filistin topraklarını İsrailoğullarına vadettiğini anlatan pek çok âyet olduğunu söylediğim için delirdiler:
“Kuranda, öyle bir âyet yok, yalan söylüyorsun, varsa göster;
Allah Yahudileri lanetlemiş, vadini geri almış” gibi saçma sapan yorumlarla, inkar, küfür ve hakaret yarışına girdiler!
Bu sözüm, Mesihe inanmayan, ancak edebiyle yorum yapan ve doğruya doğru deme erdemi gösterenlere değil, “deli, kafir, sahte Mesih” yalanına inanarak kafayı bozmuş olan zavallılara ve özellikle de, küfür, hakaret ve alay etmeyi marifet sanan sosyal medya pisliklerinedir!
Yahu, Mesihe inanmıyorsanız, bari elinizdeki Kurana inanın, Kurandaki Kudüs ve Filistin topraklarının İsrailoğullarına vadedildiğini söyleyen âyetlere bir bakın!
Örneğin, Mâide 21-26, Enbiya 105, Araf 137, Yunus 93, İsrâ 104, Câsiye 16, Tâhâ 80 gibi Kuran ayetlerine bakın!
Bırakın şu geleneksel Yahudi düşmanlığını, “Allah Yahudileri lanetlemiş, vadini geri almış” gibi yalan yanlış ezberleri de, Mesihe kulak verin!
Tevrat ve Kuranda, Yahudileri öven, Allah tarafından seçilmiş üstün bir halk olduklarını söyleyen, Kudüs ve Filistin topraklarının onlara vadedildiğini anlatan pek çok âyet olduğu gibi, yanlış ve sapkınlık yapanları suçlayan ve lanetleyen âyetler de vardır!
Tevrat ve Kuran, Yahudi halkını topyekün lanetlemiyor, tarihin akışı içinde yanlış ve sapkınlık yapanları suçluyor, lanetliyor!
Şayet, Yahudileri, atalarının yaptığı yanlış ve sapkınlıklardan dolayı topyekün suçlamak ve lanetlemek doğruysa, aynı suçlama ve lanetlemeler, benzer yanlışlık ve sapkınlıklar yapan bütün halklar için de, geçerli sayılmalıdır!
Doğrusu, hiç bir halk, atalarının yaptıkları kötülük, zulüm ve sapkınlıklardan dolayı, topyekün suçlanamaz, cezalandırılamaz ve lanetlenemez;
yeter ki, atalarının yaptığı kötülük, zulüm va sapkınlıkları savunmasın ve sürdürmesinler!
Ayrıca, “Allah, İsrail oğullarına Kudüs ve Filistin topraklarını vadetmiş, ama Yahudiler layık olmadığı için, Allah vadinden dönmüş, vazgeçmiş” gibi yorumlar da, doğru değildir!
Nitekim, Kuranda, Allahın vadinden dönmeyeceğine dair âyet olduğu gibi, İsrail oğulları, Mûsâ’dan sonra, Kudüs ve Filistine egemen olmuş, Allahın vadi gerçekleşmiş, Kudüs, Davut ve Süleyman zamanında Yahudi krallığının başkenti olmuştur!
Nitekim, Tevrat ve Kurandaki vaat, yirminci yüzyılda tekrar gerçekleşmiş, Kudüs ve Filistin topraklarında İsrail devleti kurulmuş ve o coğrafyaya egemen olmuştur!
KABUL ETSENİZ DE, ETMESENİZ DE, GERÇEK BUDUR!
Amacım, Yahudileri savunmak değil, hoşunuza gitmese de gerçekleri söyleyerek insanlığı aydınlatmaktır!
Dünyada, pek çok Hristiyan ve İslam ülkesi, milyarlarca Hristiyan ve Müslüman var. Buna karşın onbeş milyon Yahudi var.
Madem Tevrat da, Kuran da, Kudüs ve Filistin topraklarının İsrail oğullarına vadedildiğini söylüyor, bırakın Yahudilerin de bir devleti olsun, Yahudi, Hristiyan ve müslümanlar birbiriyle barışsın, barış içinde yaşasınlar!
Dinin-îmanın insanlığın ve medeniyetin gereği budur!
Masum siviller üstte otomatik silahlar ile dans ederken aşağıda Oscar lık performans ile ağlıyorlar...Ellerinde tam otomatik silah olan kaç tane masum sivil tanıyorsunuz???
İsrail’in 7 Ekim’deki terörist saldırıdan bugüne kadar ulaşabildiği 1400’ü aşkın ceset arasında,
Yaklaşık 200 cesedin kimliği
henüz tespit edilemeyecek kadar zarar görmüş, yanmış, parçalanmış.
Nerdeyse 1 ay geçmiş oluyor bugün.
7 Ekim’de yaşananlar hakkında
islam coğrafyasında yaşayan müslümanların önemli bir kısmının
şeriatçı Hamas terör örgütüne toz konduramadığını görüyoruz.
Ucu İslam’a da dokunacağı için mi bilmiyorum ama ucu nereye giderse gitsin,
dünyadaki herhangi bir devletin
böylesi bir katliam karşısında tepki vermemesini beklemek saflık olurdu.
Son 1 aydır yoğun mesai yapan bazı adli tıp uzmanlarının görüşlerini aşağıdaki videoda Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.
Not: Altyazı ve teknik destek için
@emmet77739968 ‘e teşekkürler 🙏
İnanç hâline gelen yalan yanlış ezberlerle beyni yıkanan kitlelere gerçekleri anlatmak zordur!
Filistin, bir halkın adı değil, Kudüs merkezli coğrafyanın adıdır, Yahudilerin ana vatanıdır!
Müslümanlar için Mekke ve Kâbe neyse, Yahudiler için de Kudüs ve Süleyman Mabedi odur;
dînî açıdan “olmazsa olmaz, vazgeçilemez” kutsal topraklardır!
İsâ Mesih, Yahudilerin içinden çıkmış, annesi Meryem Süleyman Mabedi’ne adanmış;
Îsâ, Süleyman Mabedi’nde Mesih olduğunu açıklamış, Hristiyanlık Kudüs’te doğmuştur!
Kudüs ve Filistin toprakları, Mesih’in, Mesih âilesinin ve Havâri-Resullerin doğup büyüdüğü, ilk inananların meydana geldiği, Mesih’in haça asıldığı, Mesih güneşinin doğduğu ve dünyayı aydınlattığı topraklardır!
Müslümanlar için, Mekke ve Kâbe neyse, Hristiyanlar için Kudüs ve Filistin de odur, “olmazsa olmaz, vazgeçilemez” kutsal topraklardır!
Müslümanların Kudüs’ü işgal etmesi, Süleyman Mabedi’nin yerine, Mescid-i Aksa denilen câmiyi yapması, Yahudilerin Süleyman Mabedi’ni yapmasına, orada ibadet, ziyaret ve hac yapmasına izin vermemesi, haksızlıktır, günahtır, zulümdür!
Müslümanların, “Kudüs bizim ilk kıblemizdir, peygamberimiz Mekke’den Süleyman Mabedi’ne, oradan Mîraca gitmiştir” gibi yalan yanlış dînî argümanlarla, Kudüs ve Süleyman Mabedi’nde hak iddia etmeleri, doğru değildir!
Şayet, Kudüs ve Filistin topraklarında dînî argümanlarla hak iddia edilecekse, birinci derecede Yahudiler, ikinci derecede Hristiyanlar haklı sayılmalıdır!
Müslümanların hoşuna gitmese de gerçek budur!
Dünya bu gerçekleri bildiği içindir ki, Müslümanların Kudüs ve Süleyman Mabedi’nde, dînî argümanlarla siyasî egemenlik hakkı iddia etmelerini ciddiye almıyor!
Müslümanlar, Kudüs ve Süleyman Mabedi’nde, dînî argümanlarla siyasî egemenlek hakkı iddia etmekten vazgeçmeli; İsrail-Filistin savaşını, dinler arası savaşa döndürmemelidir!
İslam ülkeleri, 1967 sınırlarına dönmek, Kudüs’ü ikiye bölmek ve başkenti doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurmak gibi; doğru, gerçekçi ve sürdürülebilir olmayan çözüm önerilerinden vazgeçmelidir!
Bu gibi; doğru, gerçekçi, uygulanabilir ve sürdürülebilir olmayan çözüm öneleri, çözüm önerisi değil, çözümsüzlük önerisidir; kalıcı ateşkesin ve barışın önündeki en büyük engeldir!
İsrail devletinin sınırları belirlensin, İslâm ülkeleri İsrâil’i tanısın, İsrail’in Kudüs ve Filistin topraklarındaki egemenleğini kabul etsinler!
Yahudiler ve İsrail devleti de, büyük İsrail hayalinden ve işgal siyasetinden vazgeçsin!
Müslümanlar, Yahudilerin Süleyman Mabedi’ni yapmasına, orada ibadet, ziyaret ve hac yapmasına izin versin,
İsrail-Filistin savaşını, Süleyman Mabedi ve Mescid-i Aksa savaşı olmaktan, dinler arası savaş olmaktan çıkarsınlar!
Batı Şeria ve Gazze halkı dahil, Kudüs ve Filistin topraklarında yaşayan Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlar, İsrail’in egemenliğinde barış içinde yaşasın, kendi mabetlerinde ibadetlerini yapsınlar!
Gerçek şu ki, Kudüs ikiye bölünemez, Filistin gibi küçük bir coğrafyada, iki devletli çözüm olmaz, olsa bile kalıcı olmaz, kalıcı bir ateşkes ve barış sağlanamaz, sürdürülemez!
Kudüs’ü ikiye bölmek, dînî açıdan da, siyasî açıdan da doğru değildir, kabul edilemez, uygulanamaz, sürdürülemez bir çözümsüzlük önerisidir!
Birleşmiş Milletler de, Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlar da, bu gerçeği kabul etmeli; doğru, gerçekçi, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözüm ve barış önerileri üzerinde çalışmalıdırlar!
Dünyada pek çok Hristiyan ve İslam ülkesi, milyarlarca Hristiyan ve Müslüman var!
Bırakın, on beş milyon Yahudinin de bir devleti olsun, Kudüs ve Filistindeki farklı dinlere ve halklara mensup olanlar, birlikte ve barış içinde yaşasınlar!
Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlar, asırlardan beri süregelen dinler arası düşmanlık ve savaş ilkelliğinden vazgeçsin, Kudüs ve Filistin toprakları, dinler arası barışın, kardeşliğin ve hoşgürünün sembolü olsun!
Dinin, insanlığın, medeniyetin gereği budur;
dinler, mezhepler ve halklar arası savaşları bitirmenin ve barış içinde yaşamanın yegâne yolu budur!