Adaletin, hukukun, hakkaniyetin bittiği; geleceğe dair ümidin tükendiği toplumlarda var olma şevki çöküşe geçer. İnsanlar geleceğe güvenmediği için aile kurmaktan çekinir, doğurganlık düşer, nesiller eksilir ve millet içten içe bir yok oluşa, erimeye sürüklenir.
Liyakatsizliğin pençesinde umudunu da yitiren gençler, devletinden kaçar ve en büyük risklerden biri, beyin göçü başlar. Akıl sürgün edildiğinde devletin nizamı çöker, meydan bir avuç kifayetsiz muhterisle, dalkavuğa kalır.
Güzel ülkemizde bugün olanlar tam da budur.
Sevgili gençler,
Bu yürüyüş; adaletin, liyakatin, özgürlüğün, geleceğin yürüyüşüdür.
Bereketin, refahın, huzurun, sevginin, 86 milyon insanın yürüyüşüdür.
Hep birlikte, Genel Başkanımız @eczozgurozel ile birlikte yürüyelim arkadaşlar.
‘Bu işin hiçbir yerinde yokum’ diyorsun ya Erdoğan...
Sen o TOMA’nın şoför koltuğunda oturuyorsun!
Bu mesele CHP’liler arasında değildir.
Bu mesele seninle millet arasındadır.
Müesses Nizam’la Türkiye arasındadır.
Bayram arifesinde yüzleşmek zorundasınız.
Bu ülkenin bayramları artık hüzün ve umutsuzluk dolu!
2017’de yoksulluk çeken bebeklerin oranı %36.8 düzeyindeyken,
2026’da %50’lere tırmanan bir ülke olduk.
Son 12 yılda bebek bezinden mamaya tüm temel malzemeler 402 TL’den 6680 TL’ye yükselmiş.
Tam 16 kat.
İktidarın 7 milyon bebeğimize açlık ve yoksulluk yaşattığı, anne karnında bile yetersiz beslenmesine sebep olduğu bir Türkiye’yiz artık!
Ancak doğmamış bebeklerimizi bile ağlatan sarayın tek derdi demokrasiye, adalete darbe:
Tek imza ile koca üniversiteyi bir gün ara ile aç - kapa yapmak, ana muhalefete kayyum atamak…
Düşün bu milletin yakasından!
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Dünyada eşi benzeri görülmemiş diploma davası ile siyasi rakibini elemeye çalışanların, kendi çaresizliklerini yansıttığını halkımız görüyor.
Cumhurbaşkanı Adayımız milletimizin oylarıyla belirlenmiştir ve Sayın Ekrem İmamoğlu'dur.
Halkın dediği olacak, halk kazanacak.
Maaşlarını almak için haftalardır eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding önünde açıklama yapıyor.
Gökay Çakır:
12 ayda iki kere maaş almak ne demek?
Emniyet güçlerimize söylüyorum; üç maaş almayın bakalım siz burada emir verebilecek misiniz?
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş:
-Daha otopsi yapılmamıştı, Vali bana “senin kızın intihar etmiş, daha yapılacak bir şey yok” dedi. Ben itiraz ettim o bağırdı, ben itiraz ettim o bağırdı, sinirlendi çıktı gitti.
-Benim kızımın başına ne geldiğini sonuna kadar araştıracağım. Canıma da mal olsa mücadele edeceğim.
-En son büyük bir delil çıktı; 2 erkek DNA’sı tespit edildi Rojin’in vücudunda. Onda da 1 sene bizi oyaladılar, bu “bulaş olabilir” dediler. Taşıyan kişiler, doktorlar vs. En son 195 kişiye bakmışlar, DNA’lar kimseninkiyle eşleşmedi. Akrabalar, bizim çocuklar, bizimkilerin de hepsine baktık kimseyle eşleşmedi. Bu ne anlama geliyor? Bu bir cinayettir, belli. Katiller bu DNA’ların sahibi.
-Her iki köy ve üniversite içindeki DNA’lara, hatta rektör ve akrabalarına da baksınlar dedik. Düşünün ki bir iple makarası orada, ucunu aramıyorlar makarayı komple çöpe atıyorlar, diyorlar ucu bulamadık.
-Avukatlarla ricada bulunduk, Rojin’in telefonunu bıraktığı yerde o gece saat 7’yi beş geçe kim o gece oradaymış, kimin telefonu sinyal vermişse orada da bir ipucu elde edebilirler. Onu da yapmamışlar.
-Hem ben hem Gülistan’ın ailesi, ikimiz de fakir aileyiz. Ben amelelik yapıyorum. 21 yaşına kadar o çocuğu ne eziyetle büyüttüm.
-T24
Sayın Erdoğan,
İddianamenin hâl-i pürmelâlinden haberdar mısınız?
Temelsiz iddialara karşı dile getirilen gerçekler karşısında şaşkınlığını gizlemekte zorlanan kamuoyunun tepkisini yok sayamazsınız.
Yok yere hayatı karartılan masumların, iftiraları çökerten tutsakların özgürlüklerinin elinden alınmasını, adil yargılanma isteyen haklı çığlığını işitiyor musunuz?
Anaların gözyaşları adalet için akarken gözünüzü yumuyor musunuz?
Bu Dava ASRIN UTANCIDIR.
Farkında mısınız?
Sanırım değilsiniz!
Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli,
Yarın utanılacak sözleri TBMM çatısı altında kimse dile getirmesin.
Artık ah almayın! Bir kez daha pişman olmayın!
Kandırılmayın, kimseyi kandırmayın!
Yargılamalara şahitlik size farz! Çünkü sorumlusunuz!
HAKİKATTEN KAÇMAYIN!
Murat Ongun:
"Erdoğan 2015'te çalışarak kazanmak yerine, muhalefeti dizayn ederek kazanmanın çok daha kolay olduğunu anladı. Zaten muhalefet de buna teşneydi.
2018 ve 2023 seçimlerini Erdoğan kazanmadı, muhalefet kaybetti. Bile isteye, hatta milleti kandıra kandıra kaybetti.
Bu vasat döngü 2023 seçimleri sonrası kırıldı. Kaybedenler doğal olarak tasfiye edildi. Artık hikaye yaratma yeteneğini kaybetmiş iktidarın son dayanağı, muhalefet dizaynı da elinden kayıp gitmişti.
Yaşanan tüm çılgınlıklar işte bu kaybetme paniği nedeniyledir."
Kamuoyunun Bilgisine;
Bu satırları tutuklu edildiğim dört duvar arasında 9 aydır sessizce yürüttüğüm onurlu mücadelemin sesini duyurmak için yazıyorum. Ülkemizde son dönemde yaşanan hukukun güvenirliliğini siyasilerimiz her gün tartışıyor, ben de adalete olan inancımı korumaya çalışıyorum. Bağlılığım sadece hukuki değil aynı zamanda hayati bir meseleye dönüştü. 10 defa hastaneye kaldırıldım. 12 olan ilacımın 22’ye çıkmasıyla ayakta durmaya çalışıyorum.
Genel Başkanım Sayın Özgür Özel ile Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek arasındaki söylemler siyasidir. Ancak Sayın Bakanın Muhittin Böcek’le ilgili iddia var demesine çok üzüldüm. 16-18 Mart mahkemeye çıktım. Üzerime atılı iddialara tek tek cevap verdim, çürüttüm. Alnım açık başım dik. Turgut Özal, Mesut Yılmaz, 1994 Anap Merkez İlçe Başkanı, 18 Nisan 1999 Konyaaltı Belediye Başkanı, 2004-2009 CHP Deniz Baykal, 2014 Sayın Kılıçdaroğlu, 2019 Millet İttifakı Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Meral Akşener 2024. Sayın Genel Başkanım Özgür Özel 6 defa aday oldum; 6 mazbata aldım. Allahıma şükür hiç kaybetmedim.
6 kez adaylık süreci yaşadım, adaylık için 1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Ama bana iftira atmak karalamak için sizlere, Sayın Akın Gürlek Bakanımıza, kamuoyuna sosyal medya dahil yazan çizen, yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur.
Görevim gereği 40 il’e gittim. Devletimin polisi, 3 korumam ve çok tecrübeli şoförlerim, çalışma arkadaşlarım, başdanışmanım; hepsi kıymetlilerim. Apar topar İstanbul’a götürüldü, sadece bir iftirayla tutuklandılar. İçim yandı, onların çocukları var, annesi, ailesi rahatsız olanları var. Yazıktır, günahtır, ilahi adalet vardır. Bunların suçu 7/24 Başkanıyla deprem bölgelerine, sel afet yangın bölgelerine koşmaları yardımcı olmalarıdır. Manisa’ya polis kardeşim ve ekiple görev yazıları vardır. Benim hayatım boyunca gizli kapaklı işim olmamıştır. Covid sürecimde yoğun bakımda kapımda sabahladılar.
İnsan bazen susar içinde yankılanan tek bir soru vardır; “Neden
Gökyüzüne bakar kalbine döner “Ey Allahım, bu yük neden? Bunu hak edecek ne yaptım?” Sonra da hatırlarız bu yaşananlar sınavdır. Ama sadece benim değil hepimizin bir sınavıdır. İsyan yok! Çünkü biliriz ki Rabbim adildir. Hiçbir emek hiçbir alın teri sahipsiz değildir.
Her zamanki gibi devlet terbiyemizle devlete adalete olan inancım ve bağlılığımla üslubumla nezaketimiz ve duruşumuzla “Herkesin Başkanı” olduğumun bilinciyle 6 defa mazbata almama destek olan ömrümün yarısını adadığım hemşehrilerime derin sevgi ve saygılarımla. Umutla Hasretle
İmamoğlu’ndan “yargılanacaklar” çıkışı:
“Cesareti artırmanın gerektirdiği her şeyi yapacağım, asla vazgeçmeyeceğim. Bu kumpasların içinde olanlar ‘anayasal düzeni bozma’ suçundan hesap verecektir. Aziz milletimiz hesabı da sandıkta kesecektir.“
Etkin pişmanlıktan yararlanan Ümit Polat, seçimle ilgili para toplandığı iddiasına dair şunu söyledi:
"Milletin konuştuğunu söylüyorum. Duydum ben zaten. Hiçbir ifademde gördüm demedim ki."
Kötü niyetli 19 Mart darbecilerinin yalanları, iftiraları kursaklarında kalacak.
Bu senaryoyu yazan ve talimat veren Cumhurbaşkanıdır.
Talimatı alıp yerine getiren ve bütün bu hukuksuzlukları sürdüren siyasetçi görünümlü eski başsavcıdır.
Operasyonların ödülü bakanlık; bedeli de 1 yıl dolarken 250 milyar Dolar olmuştur.
Bu bedel milletin cebinden çıkmıştır.
Bu zihniyetin ve ceberrut rejimin; makam, mevki, menfaat peşinde, ahtapotun kolları biçiminde, devletin kurumlarını nasıl sardığı da ortadadır.
İftiranamenin tek açıklaması vardır: Kişi kendinden bilir işi!
Milletimiz sizi göndermek için can atıyor!