Bugün tevdi ettiğimiz Kızılay Ödülleri’nin sahiplerini tek tek tebrik ediyor; dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılaya yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
“Herkes İçin Esenlik ve Güvenli Yaşam” vizyonuyla fedakârane bir ruhla çalışan Kızılayımızın her bir mensubuna selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Kızılayımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık.
Bu yıl için açıkladığımız Temel Destek ve Planlama Desteği tutarımızı İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz, destek tutarlarını buna göre artırıyoruz.
Şimdiden hayırlı, bereketli olsun.
Bir diğer haberimiz, bölgesel kalkınma yatırımlarına yöneliktir.
Geçen yıl başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdık.
Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayisine kadar farklı sektörlerdeki 185 milyar liralık özel sektör yatırımları ile yerelde kalkınmayı hızlandıracak, şehirlerimizin potansiyelini harekete geçireceğiz.
Aynı programın geçen ay sona eren ikinci çağrısına yapılan toplam 1.156 başvuruyu ülkemizdeki yatırım iştahının bir işareti olarak görüyoruz.
Reminder to Netanyahu:
Hamas is not a terrorist organization and Palestinians are not terrorists.
It is a resistance movement that defends the Palestinian homeland against an occupying power.
The world stands in solidarity with the people of Palestine against their oppressors.
Devlet yönetiminde millî irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri, Millî Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir.
Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir.
Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinden sinema ve müzik eserlerinin denetimine kadar geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz, artık bu yüklerinden kurtulmuştur.
Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye’nin ulusal güvenliği bakımından da çok kıymetli buluyorum.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye’nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz.
Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik.
Yapılan ara seçimlerde 6 beldenin 4’ünde AK Parti’mizin, 1’inde ise ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi’nin adayı ipi göğüsledi.
Cumhur İttifakı, çok anlamlı bir seçim zaferine imza attı.
Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza, partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum.
İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak, milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız.
Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken biz sadece işimize bakıyoruz.
2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene oluyor, olacak.
7-8 Temmuz’da Ankara’da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması, İttifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı.
Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne dönük yoğun bir ilgi söz konusu.
NATO zirvesi akabinde aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13’üncü liderler zirvesini ülkemizde tertipleyeceğiz.
9-20 Kasım tarihleri arasında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisini Antalya’da düzenleyeceğiz.
Geçen hafta sonu İstanbul’umuz, çevre diplomasisi alanında tarih�� bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı.
Sıfır Atık Forumu; 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının iştirakiyle ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi.
Özellikle dış politikada 2026 senesini en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini veriyoruz.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılayımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor.
Bugün temelini attığımız Çubuk ilçemizdeki 130 bin metrekare alana sahip Protürk fabrikası da bunlardan biridir.
Protürk projesi ile kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz.
Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız.
Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dâhil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz.
Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor; projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum.
Bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Türkistan'dan Afrika'ya, Kudüs'ten Gazze'ye kadar uzanan gönül coğrafyamızda Türkiye'nin adı umutla anılıyorsa bunda milletimizin merhameti, sivil toplum kuruluşlarımızın fedakârlığı vardır. Bu vesileyle özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmayan, mazlum Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için gayret eden bütün vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum.
Gazze’ye uzanan her yardım eli, insanlığın vicdanını ayakta tutma gayretidir. Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir. İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu’nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın ta kendisidir.
Şunu herkes bilmelidir, Gazze’de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, mazlum insanlar açlığa ve ölüme mahkûm edilirken Türkiye susmadı, susmayacak…
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye’nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs’ün, Gazze’nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edeceğini göreceğiz.
Aziz milletimizin yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışma hasletlerinin sembolü olan Türk Kızılayımızın kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tüm gönüllülerini en kalbî duygularımla selamlıyorum.
Aziz milletimizi barışa, huzura, kardeşlik ve dostluğa hizmet eden bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye çağırıyorum.
https://t.co/kntsDKR7rx
Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak, Toprak Mahsulleri Ofisimiz kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır.
Ayrıca Ofis, ürün teslimini müteakip 21’inci günden itibaren ürün bedeli ödemelerine başlayacaktır.
Yeni hasat dönemi tüm çiftçilerimize hayırlı olsun.
Biz, bize sataşanların daha iki üç nesil önce geldiği topraklarda yüzyıllar boyunca hüküm sürdük, cihana nizam verdik, adaletin kılıcı olduk.
Bayrağımızın dalgalandığı her yere sadece huzuru ve barışı götürdük.
Biz bu coğrafyada ne misafiriz ne de işgalciyiz, biz ev sahibiyiz.
Bin yıldır buradayız, inşallah “ilâ yevmi��l kıyame”, yani kıyamete kadar da yine burada olacağız.
Kimin ne yapmaya çalıştığının tabii ki farkındayız.
Senaryoyu da senaristi de gayet iyi biliyoruz.
Bölgemizi istikrarsızlığa hapsetmeye yönelik planlar inşallah tutmayacak.
Emperyalist ve siyonist kan dökücüler sinsi emellerine ulaşamayacak.
Allah’ın izniyle her türlü oyunu bozacak, her türlü senaryoyu yırtıp atacak kudrete, kuvvete, kapasiteye ve elbette basiret ve ferasete sahibiz.
Tahriklere kapılmadan, sağduyu ve serinkanlılık içinde, dikkatli ve kararlı bir şekilde kutlu yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
86 milyon olarak ebedî kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize sıkı sıkıya sarılarak oyunları bir kez daha bozacağız.
Bizi etnik köken, mezhep ve hayat tarzı üzerinden bölmeye çalışanlara inat birbirimize tutunacağız, birbirimize sarılacağız, birbirimize güveneceğiz; birbirimizle hoşgörü ve empatinin diliyle konuşacağız.
Ümitli, sabırlı, sağlam ve samimi adımlarla ilerlediğimiz Terörsüz Türkiye hedefine inşallah beraberce vasıl olacağız.
Bu süreci alnımızın akıyla, şehit ve gazilerimizin emanetine en ufak bir leke bulaştırmadan inşallah başarıyla taçlandıracağız.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak yeni bir kardeşlik destanını, yeni bir başarı hikâyesini hep birlikte yazacağız.