Güçlü görünen insanlar özünde hassastır ve kırgınlıklarını öfke olarak yansıtırlar. Bu, aynı zamanda kırılganlıklarını gizlemenin en iyi yoludur. Kırılganlığı göstermek iç dünyalarında güçsüzlükle eş değerdir çünkü.
İyiliği seçmek de iyilikte kalabilmekte bir çaba gerektiriyor, oysa kötü olmak çok kolay;
Kötülük çok kolay, bir insanın kalbini kırmak çok kolay.
Önemli olan insanların üzerinde samimi bir etki bırakabilmek.
“Bu ülkeyi sevenler devrimcilerdir.
Kürt sorunu, adalet, gelir dağılımı, yüzlerce temel sorunumuz var. Ama bence en önemlisi, bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyorsak, birinci sırada Kürt sorunu var. Herkes elini taşın altına koyacak, ezilecek o eller. Elimden geleni yapıyorum ama bunu yaptığım için kendimi ayrıcalıklı biri gibi görmüyorum. Böyle yapılması gerekiyor.”
Yattığı yer incitmesin. Saygı ve minnetle.
İş yerlerindeki en büyük ahlaksızlık: Çalışkan, naif, nazik insanların dışlanıp mobbinge uğraması, ama karaktersiz, kalitesiz, kötü niyetli insanların bir arada ve daha güçlü olarak başkalarının emeklerini çalmasıdır.
"....Bu iyi ve bereketli insanlar maalesef erken göçüyor işte. Sonuçta bu kalp dediğin bir kişinin, bilemedin iki kişinin yükünü kaldırabiliyor. Başkalarının dertlerini de sırtlanınca e bu terazi bu sikleti bir yerde çekmiyor."
🔴Ahmet Mümtaz Taylan, Sırrı Süreyya Önder’i anlatıyor:
📌"Benim hayatımda gördüğüm en muazzam hikaye anlatıcısıdır. Sadece hikaye değil, her konuda müthiş bir anlatıcıdır. Kimi anlatıyorsa onun anlayacağı şekilde anlatabilecek geniş bir birikime ve insanlığa sahipti."
📌"Ben kendimi insan sevgisi olan biri olarak tanımlardım Sırrı’yı tanıyana kadar. Ama Sırrı Süreyya her türlü standardı aşan bir insan sevgisine sahipti
➡️Tamamını izlemek için: https://t.co/fsnyTlN7cY
Başımıza gelenlerle, başımıza getirdiklerimiz arasındaki farkı ayırt edebilmek ve buna göre davranabilmek yaşamdaki en önemli psikolojik becerilerden biridir.
Ne kadar sevildiğini insan,
büyük sözlerden değil; küçük ayrıntıların hatırlanışından anlar.
Mesela biri her çayda “Biraz daha açık olabilir mi?” diyorsa,
Bir gün o çay direkt açık geldiğinde masaya,
gerçekten umursandığını hisseder.
Bugün çok anlamlı bi cümle okudum diyor ki;
“Bir insanın gelişebilme derecesi, kendisiyle ilgili gerçekleri kaçmadan kabul edebilme derecesiyle doğru orantılıdır.”