erkekler ne yapmış olurlarsa olsun bu toplumda her zaman kendilerine yer bulabiliyorlar hatta milli takım gibi yerlerde bile hiçbir zaman kabul görmeme korkusu duymuyorlar çünkü biliyorlar ki onları her koşulda koruyacak başka erkekler var allah cidden topunuzun belasini versin
Kimse topa girmek istemiyor.
Koskoca Mali Şubede ifade tutanağın altına imza atacak bir delikanlı çıkmamış. Korkudan ifadeyi polis memurlarına imzalatmışlar.
İBB, Ekrem İmamoğlu ve Belediye hakkındaki iddialarla ilgili resmi açıklama paylaştı:
• İDDİA : Pandemi döneminde 1388 hayali konser düzenlendiği, İBB Kültür A.Ş.’nin sahte fatura kestiği ve bu yolla milyonlarca liranın İBB kasasından çalındığı:
• CEVAP: Pandemi sürecinde sanatçılara destek olmak amacıyla hayata geçirilen ‘İstanbul Bir Sahne’ projesi kapsamında; Dijital Sahne, Fiziksel Sahne ve Sahnem İstanbul başlıkları altında 3 ayrı kategoride konserler düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, toplamda 5.535 sanatçıya destek sağlanmıştır. Tüm etkinliklerin hakediş videoları ve fotoğrafları arşivlenmiş; bu konserlerle ilgili detaylı bilgiler İBB Kültür A.Ş.’nin 2020-2021 Faaliyet Raporlarında kamuoyuna sunulmuştur.
• İDDİA: İBB’ye ait İstanbul Senin uygulamasına kaydedilen 16 milyon insanın kişisel verilerinin reklam ve pazarlama şirketlerine satıldı.
• CEVAP: İstanbul Senin, İstanbulluların ad, soyad ve TCKN bilgilerini girerek kayıt oldukları ve 2022 yılında hizmete alınmış her ihtiyacın karşılandığı bir uygulamadır. Uygulamadaki kullanıcı bilgileri İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Entegrasyonu ile teyit edildikten sonra kullanıma açılmaktadır. Hali hazırda kullanıcı sayısı 16 milyon değil, 3,5 milyondur. KVKK gereğince, üyelik aşamasında tüm kullanıcılara aydınlatma metni sunulmakta ve açık rızaları alınmaktadır.
Yasaya uygun şekilde işlenen kişisel veriler, İBB ve iştirak şirketlerinin sunduğu kamu hizmetlerine dair bilgilendirme amacıyla yapılan bildirimler için ve sadece İBB tarafından kullanılmaktadır. KVKK hükümleri ve kullanıcıların açık rızaları dışında reklam şirketlerine satılması veya başka üçüncü kişilerle paylaşılması kesinlikle mümkün değildir.
• İDDİA: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başkanlığı döneminde mal varlığı arttı.
• CEVAP: Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun 2019 ve 2024 mal bildirim beyanına göre, üzerlerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin dökümü açık kaynaklardan kamuoyuyla paylaşılmıştır.
• İDDİA: İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) banka hesaplarından 2020-2024 yıllarında toplam yaklaşık 215 Milyon TL tutarında kayıt dışı para transferi gerçekleştirildiği tespit edildi yalanı.
• CEVAP: Adı geçen şirkete Ekrem İmamoğlu döneminde herhangi bir iş verilmemiştir. Yapılan ödemeler Ak Parti dönemindeki işlerle ilgili hak ediş ödemeleridir. Ve tamamı yasaldır. İSKİ bir kamu kurumudur. Düzenli olarak Sayıştay denetimine tabidir. Mülkiye müfettişlerine gerekli belgeler iletilmiştir.
İBB Basın Danışmanlığı, İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara 7 başlıkta yanıt verdi:
"YALAN: Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
YALAN: Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı.
GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
YALAN: Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
YALAN: Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı.
GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
YALAN: Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı.
GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
YALAN: İBB imkânlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı.
GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
YALAN: İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.
GERÇEK: İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir."
2019 - 2024 yılları arasında İBB tam 1019 kere inceleme, soruşturma ve teftiş geçirdi.
Her yıl Sayıştay denetimi yapılıp rapor düzenleniyor.
Ne hikmetse 1019 inceleme, soruşturma ve teftişte, koca Sayıştay raporlarında -TAM 560 MİLYAR LİRALIK- yolsuzluk bulunamamış.
Ya buna inanmak için akıl hastası veya AKPli olmak lazım.
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.