Bu devlet, 300 milyon TL'den fazla harcama yaparak Mimar Sinan'ın şaheseri Edirne Selimiye Camii'ni restore etti.
Bazı adamlar da açılışı yapılan Selimiye Camii'nin ortasına yardım sandıkları koydu.
Bu devlet, o camide toplanan yardım paralarına muhtaç bir devlet değildir ama bazıları bunun farkında değil.
Acilen bu saçmalığa bir son verilsin.
Daha önce de muhteşem yüzyılın mimarı Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinde bu para toplama kutuları vardı.
Hem Kanuni, hem de II. Selim yaptırdıkları eserlerdeki bu garabeti görseler hepimize lanet ederlerdi.
#kaybolantarihinpeşinde
Anasının babasının terbiye ve ahlak veremediği 7. sınıf öğrencisi bir ergen, bir kadın öğretmen arkadaşıma “seni cariyem yapacağım, yakalarsam neler yapacağım” diyebilecek kadar yoldan çıkmış durumda. Çocuk okuldan atılıyor ama öğretmen arkadaşım korku ve kaygı içinde görevine devam etmeye çalışıyor. Okullarda can güvenliği kalmadı, ahlak ve disiplin yerle bir. Eğitimi getirdiğiniz nokta tam olarak bu. Rezalet..
Gündem nedeniyle büyüleyici bir keşfi kaçırdık. Ryugu adlı, uzundur takip edilen ünlü bir asteroit var. Japonlar bir uzay aracıyla bu göktaşından örnek alıp getirdi. Şimdi bilim insanları bu örneklerde yaşamın temel yapı taşlarını oluşturan beş nükleobazın tamamını tespit etti!
DNA ve RNA’nın yapı taşlarının Güneş Sistemi’ndeki başka cisimlerde yaygın olabileceğine dair güçlü bir kanıt. Dünya'ya yaşamın uzaydan gelmiş olabileceğini, diğer bir deyişle hepimizin uzaylı olduğu tezini de güçlendiren bir buluş. ☄️
Bugün Ahbap için çifte bayram. 💚
Gaziantep Nurdağı’nda hayata geçirdiğimiz 196 deprem konutunun anahtarlarını, geçtiğimiz yıl tamamladığımız kura sürecinin ardından bugün Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin ve Genel Başkanımız Haluk Levent’in katılımıyla hak sahiplerine teslim ettik.
Şimdi sırada Malatya Battalgazi ve Arapgir’deki deprem konutlarımızın teslimatı var.
Yeni yuvaların tüm ailelere huzur, güven ve umut getirmesini diliyor, herkesin bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Bundan 10 yıl önce 21 yaşındayken ben de Kadıköy sokaklarında Pokemon avladım. Meğersem perakendecilerin gelecekteki teslimat robotları için yapay zekayı eğitiyor, farkında olmadan konum verimle harita çıkarıyormuşum.
Pokemon Go oyunun üreticisi Niantic, bu verileri yıllarca biriktirip sonunda teslimat robotları için GPS'siz harita oluşturmakta kullanmış.
Şimdi bu verilerle bir yapay zeka dil modeli (LLM) eğitmişler. Bu LLM, görüş alanındaki binaların veya diğer simge yapıların fotoğraflarına bakarak konumumuzu harita üzerinde birkaç santimetre kadar hassasiyetle belirleyebiliyor. Robotlar da bu yapay zeka sayesinde GPS'e ihtiyaç duymadan sokaklarda gezebilecek.
Bunu biraz bilimkurgusallaştıralım. Gelecekte robotlar bize karşı ayaklandığında GPS'i keserek onları etkisiz hale getiremeyeceğiz. iPhone'larımızı, Androidlerimizi algılayarak (BKNZ: Airtag'ler), hatta oynadığımız oyunlardan, indirdiğimiz uygulamalara kadar kendi elimizle verdiğimiz konum verilerimizi kullanarak sokaklarda devriye gezebilecekler.
Biz de sadece çağrı cihazlarımızı kullanarak yeraltı şehirlerinde direniş örgütleyeceğiz. Tamam biraz! abarttım :) Ama ana fikri anlıyorsunuz, veri her şeydir. Veriye sahip olan her şeye sahip olur. Tamam gene abart...
Ben çocukken yani 30 sene önce, içinde tenis masası dahi olan sıradan bir mahalle okulunda okudum. Tuvaletler de okulun içindeydi elbette. Keza benden 10-15 yaş büyük kuzenlerimin okuduğu okullar da aynı nitelikteydi. He eğer Bakan Bey, 40 seneden de öncesini kastediyorsa neden geçmişle yarışıyoruz? Neden bakış açımız, kıyasımız sürekli geçmişle? İlerlemek, daha iyisini yapmak zaten yaşamanın manasında süreğen bir şekilde yok mudur? O halde neden doğalında var olan bir süreçle gözümüzü kör edip, önümüzdeki -asıl yönümüzdeki- onlarca eksikliği görmekten kaçıyoruz?
Yusuf Tekin:
"Eskiden öğretmenlerimiz, 'İnşallah çocuklarımız tuvalet ihtiyacını gidermek için okulun dışına çıkmak zorunda kalmazlar' diyorlardı.
Yani okullarda tuvalet falan yoktu."
Aslında ara tatiller, Eylül ve Haziran aylarında iki hafta olarak yapılan mesleki çalışmaların bir haftaya düşürülmesi ile uygulamaya konulan düzenlemedir. Yani öğretmenlere bahşedilen bir şey yoktur. Ara tatillerin kaldırılması tartışması, çalışan velilerin isteğinin yerine getirilmesi gayretidir! Bu tartışma, eğitimle, okulla, öğretmenin iyi oluş haliyle uzaktan yakından ilgisi olmayanların ortaya attığı bir tartışmadır… #Aratatil
@niyaziaksoy_@Leyla6106 Her çocuğun özel olduğunu o an o kısımda göstermek ve ilan etmek zorunda değilz diye düşünüyorum. Kendi adıma sene boyunca sınıfta her an zaten bunu hissettiriyorm.Dolayısyla oraya sadece iyi tatiller yazdm ve bunu defalarca yazmak yerine sağ tık tercih ederm ve bundan da utanmam
@turgay_son Onun bizden hiç kormadığını ve aksine bizim ondan korkmamız gerektiğini anlatan bir ima var gözlerinde. Dik, kararlı ve gözü kara bir bakış. Sanki biz kafamızı çevirmezsek o asla çevirmeyecekmiş gibi. Beni rahatsız eden bu.
Tek istedkleri fark edilmek, değer görmek.Sevildiklerini, oldukları gibi kabul edildiklerini hissetmek istiyorlar. Bunu hissettiklerinde ise zaten kaybetmemek için her şeyi doğru yapmaya gayret ediyorlar. Tek istedikleri “Sen değerli bir bireysin.”diyen bir iç ses. Ebeveyn sesi…
Bugün veli toplantım vardı.Hemen hemen tüm çocuklarımın velisi gelmişti.Çocukları konuşurken bir kez daha fark ettim ki onların o hormonlarla savaşan bedenlerinin içinde bir de ailelerin beklentilerine karşılık vermeye çalışması hayatları boyu verecekleri en zor savaşlardan biri.
Ne kadar doğru bir şey yapıyoruz onları at gibi koşturmaya çalışırken ve ne kadar önemli insanî değerleri aşılamayı unutuyoruz bu süreçte? Bazen duygu karmaşalarını gözlerinden bile okuyorum halbuki. Sadece nasılsın diye sorup saçını sevmemle bile günlerce çok mutlu gezenler var.